goller.gen.tr https://www.goller.gen.tr Göl, Göllerin Tarihi ve Özellikleri tr-TR hourly 1 Copyright 2019, goller.gen.tr Wed, 18 Nov 2015 00:00:00 +0000 Sat, 20 Jul 2019 00:00:00 +0000 60 Yarışlı Gölü https://www.goller.gen.tr/yarisli-golu.html Sun, 30 Sep 2018 10:23:00 +0000 Yarışlı Gölü, Burdur ilinin Yeşilova ilçesi sınırlarında kalır. Burdur'a 37 km uzaklıktaki karstik gölün derinliği 4 mt, genilşiği ise 16 km2 kadardır. Düğer, Sazak, Harmanlı, Kocapınar, Yarışlı köylerinin arasında k Yarışlı Gölü, Burdur ilinin Yeşilova ilçesi sınırlarında kalır. Burdur'a 37 km uzaklıktaki karstik gölün derinliği 4 mt, genilşiği ise 16 km2 kadardır. Düğer, Sazak, Harmanlı, Kocapınar, Yarışlı köylerinin arasında kalır. Gölün içinde de küçük bir ada bulunur. Gölün suları içeriğindeki sodyum sülfat, sodyum fosfat, sodyum klorür nedeniyle acıdır. Göl yağışlarla, Kirse, Yarışlı ve Kümbet pınarları ile Kadınca suyu ile beslenir. Ancak beslenme kaynakları biraz zayıftır. Yazın kuruyan gölün suları yükseldiği zaman sınırları da 14 km2 kadar büyümektedir.

Yarışlı gölü tektonik kökenli olup, denizden 860 mt yükseklikte doğal bir göldür. Göller yöresindeki en küçük göl olan Yarışlı 1200 hektarlık alanı kaplar. Gölün çevresinde haşhaş, buğday başta olmak üzere tarım arazileri vardır. Ancak göl suyu sulamada kullanılmaz. Bitki türleri de farklı dağılımlar gösterir. Nesli tükenmekte olan dikkuyruklar içinde önemli bir yaşam alanıdır. Bunun dışında 10.000 den fazla kuşun uğrak yeridir.

Yarışlı gölünün dışarıya akışı yoktur. Derelerin gölle birleştiği yerlerde bitki örtüsü gelişkindir. Canlı hayatı da zayıftır. Bu gölde sadece dere ağızları girişlerinde dişli sazan balıkları yaşar. Yaz geldiğinde göl suları kuruyarak, tuzlu bir bataklığa döner. Gölün güneydoğusunda bulunan yarımadada M.Ö. 6 yy dan kalan Tymbrianassus antik şehri vardır. Ayrıca gölge nesli tehdit altında olan dikkuyruklar kışlar. Bunun yanında göç sırasında flamingolar, angutlar ise kışlamak için Yarışlı gölünü kullanır. Göl önemli bir doğa alanı ilan edilse de, herhangi bir koruma çalışması bulunmamaktadır.

Yarışlı gölü göçmen kuşların uğrak yeridir

Gölün ortasındaki adacık, bazı kuşlara ev sahipliği yapması,suyunun tuzlu olması, adeta bir flamingo cenneti olmasına rağmen, yağmur suları ve diğer sularla beslense de, gölün sularında her geçen gün azalma olmaktadır. Göl suları sulamada kullanılmasa da, her geçen suları azalmaktadır. Flamingo cenneti olarak kabul edilen Yarışlı gölü bunlara rağmen koruma altına alınmamıştır.

Bu olumsuzluklara rağmen, bölgede yazları kurumayan ikinci büyük göl Yarışlı gölüdür. Bu gölün en önemli özelliği göçmen kuşların durağı olmasıdır. Fakat sürekli su kaybına uğradığı için yakın gelecekte bu özelliğini yitirebilir. Bu göl ülkemizdeki önemli kuş ve doğa alanlarından biridir. Günümüzde küçük su kaynaklarıyla beslenen göl, daha önceden 6 km batıda yer alan 317 hektarlık Gencali gölünün sularını taşıyan dereden beslenirdi. 1960 lı yıllarda kurutulan Gencali gölünden sonra Yarışlı gölünün su seviyesi de yükselmiştir. 

Yarışlı gölü kuruma tehlikesi altındadır

Yıl boyu gölün su seviyesi sürekli değişmektedir. Yaz aylarında önemli oranda kuruyan gölde geniş bataklıklar ve çamurdan oluşan düzlükler oluşmaktadır. Dışarıya çıkışı olmayan gölün batı ve kuzeyinde tarım alanları, diğer taraflarında küçük kayalıklar vardır.

Yarışlı gölünde 2003-2005 yılları arasında yapılan araştırmalarda alınan flora örneklerinde 19 familya belirlenmiştir. Bunların bazıları Yarışlı gölünde ilk defa rastlanmıştır. Yerkürede bulunan göller canlıların önemli yaşam alanları olup, yaban hayatında tür ve biyolojik çeşitlilik bakımından da önemli bir ortamdır. Canlıların yaşam, barınma, üreme gibi ihtiyaçlarını karşılarlar. Göllerde yetişen bitkiler iklim değişikliklerinde ve fotosentezde etkili bir sera gazı olarak kabul edilen karbondioksiti depolar ve sera gazlarının çıkışına engel olurlar. Bu da iklim değişimlerinden, küresel ısınmada önemli bir etkendir. Bunun gibi nedenlerle doğal alanlarımızın korunma altına alınıp dengenin korunması gerekir. Yapılan araştırmalar son 50 yılda ülkemizdeki en büyük göl olan Van gölünün iki katı büyüklüğündeki sulak alanlarımızda kuruma olduğu belirlenmiştir.

Yarışlı gölü ülkemizdeki doğal alanlardan en küçüklerinden biri olup, ciddi sorunlarla karşı karşıyadır. Gölge tahribata neden olan etkenlerin baş]]> Volkanik Set Gölü https://www.goller.gen.tr/volkanik-set-golu.html Sun, 30 Sep 2018 14:27:37 +0000 Volkanik Set Gölü, Aktif olan volkanik dağlardan çıkan lavların setlerin veya çukurlukların önünü kapatarak su birikintisi oluşturmasıyla meydana gelen göllere volkanik set gölü adı verilir. İlk önce tektonik olaylar Volkanik Set Gölü, Aktif olan volkanik dağlardan çıkan lavların setlerin veya çukurlukların önünü kapatarak su birikintisi oluşturmasıyla meydana gelen göllere volkanik set gölü adı verilir. İlk önce tektonik olaylar sonucu oluşan bu birikintiler, aktif olan volkanik dağların içerisinde bulunan lav vb, materyaller ile yeni bir su birikintisi halini alır. Ülkemizde bunun en iyi örneği Van Gölü'dür. Van Gölü yer kabuğundaki sertleşme ve volkanik sertleşme sonucunda yeni bir hal almış ve volkanik bir set gölü haline gelmiştir. Ayrıca Van Gölü'nün hiçbir denizle bağlantısı bulunmadığı için tek kaynaklarını da yağmur suları oluşturmaktadır. Volkanik set gölleri, ülkemizde sıkça Doğu Anadolu Bölgesinde yer almaktadır. 

Volkanik Set Gölleri Örnekleri

Ülkemizdeki volkanik set göllerinin en önemlisi, Nemrut Dağı'ndan çıkan lavların oluşturduğu Van Gölü'dür. Diğer volkanik set gölü örnekleri ise şunlardır:
  • Erçek Gölü
  • Nazik Gölü
  • Haçlı Gölü
  • Balık Gölü
  • Çıldır Gölü
]]>
Tektonik Göller https://www.goller.gen.tr/tektonik-goller.html Mon, 01 Oct 2018 04:36:55 +0000 Tektonik Göller, Kara parçalarının üzerindeki kabuklara su birikmesiyle göller meydana gelir. Göllerde yağışlı aylarda su seviyesi yükselirken kurak aylarda ise su seviyesi azalmaktadır. Ülkemizde sıkça görülen göller, kayna Tektonik Göller, Kara parçalarının üzerindeki kabuklara su birikmesiyle göller meydana gelir. Göllerde yağışlı aylarda su seviyesi yükselirken kurak aylarda ise su seviyesi azalmaktadır. Ülkemizde sıkça görülen göller, kaynak suları, akarsular ve yağışlar ile beslenirler. Gölün bulunduğu arazi, iklim koşulları, doğal kaynak seviyesi ve daha birçok etken göllerin üzerinde sodalı, acı, tuzlu ve tatlı olmalarına sebep olur. Göller oluşumlarına birçok çeşitte adlandırılabilir. Tektonik göller, volkanik göller, karstik göller ve buzul göller yerli kaya gölleri olarak adlandırılan grupta incelenebilir. 

Tektonik Göller Nasıl Oluşurlar

Yer kabuğunun hareketleri sonucunda oluşan çanaklara su birikir. Bu sebeple oluşan birikintiye tektonik göl adı verilir. Fay hatlarının hala aktif olan bölgelerinde sıkça görülen tektonik göller, yer kabuğunun hareket etmesi ile hendek benzeri çukurlar oluşur. Özellikle dağ oluşumu sırasında görülen bu çukurlara yağmur suları ve doğal kaynaklar desteğiyle tektonik olarak adlandırılan göller meydana gelir. 

Tektonik Göllerin Dünya ve Türkiye'deki Örnekleri Nelerdir

Dünya'da Çad, Victoria, Rudolf, Albert, Tanganika  Lut, Hazar, Aral, Baykal gölleri bu tür göllerin örnekleri arasında yer alır. Türkiye'deki başlıca tektonik göller ise şunlardır:
  • Tuz Gölü
  • Issık Gölü
  • Manyas Gölü
  • Acıgöl
  • Ulubat Gölü
  • Sapanca Gölü
  • İznik Gölü
  • Eğirdir Gölü
  • Burdur Gölü
  • Suğla Gölü
  • Akşehir Gölü
  • Eber Gölü
  • Hozapin Gölü
  • Kovada Gölü
  • Seyfe Gölü
  • Beyşehir Gölü
]]>
Alüvyal Set Gölleri https://www.goller.gen.tr/aluvyal-set-golleri.html Mon, 01 Oct 2018 06:54:20 +0000 Alüvyal Set Gölleri, Göller, oluşum farklılığı nedeniyle çeşitli isimlerle adlandırılabilir. Set gölleri içerisinde yer alan alüvyal set gölleri, alüvyonların akarsuların önünü kapatarak su biriktirmesiyle oluşurl Alüvyal Set Gölleri, Göller, oluşum farklılığı nedeniyle çeşitli isimlerle adlandırılabilir. Set gölleri içerisinde yer alan alüvyal set gölleri, alüvyonların akarsuların önünü kapatarak su biriktirmesiyle oluşurlar. Burada biriken suyun içerisinde birçok organik madde bulunur. Bu organik maddeler gölün kurulduğu alanın daha verimli hale gelmesini sağlar. Humus bakımından zengin olan bu topraklar tarıma elverişli bölgelerdir. Alüvyal set göllerini daha iyi kavrayabilmek için ilk önce kısaca alüvyonlardan bahsetmemiz gerekir.

Alüvyon Nedir Ve Alüvyal Set Gölleri Nasıl Oluşur

Akarsuların yolculuğunda karşısına çıkan balçık, kum, çakıl ve kil gibi maddeleri sürükleyerek oluşturduğu organik yığına alüvyon adı verilir. Akarsuların ağzına gelen alüvyonlar, iki doğal kaynak arasında set kurar. Burada küçük ve sığ su birikintiler meydana gelir. Bu birikintilere alüvyal set gölleri adı verilir. 

 Ülkemizdeki Alüvyal Set Gölleri Hangileridir

Alüvyal set gölleri dünyada sadece ülkemizde bulunurlar. Ülkemizdeki bazı alüvyal set gölleri şunlardır:
  • Köyceğiz Gölü
  • Bafa Gölü
  • Uzungöl
  • Eymir Gölü
  • Mogan Gölü
  • Marmara Gölü
  • Uluabat Gölü
  • Gölcük Gölü
  • Akgöl
  • Sülük Gölü
]]>
Azap Gölü https://www.goller.gen.tr/azap-golu.html Mon, 01 Oct 2018 14:49:10 +0000 Azap Gölü, çok eski zamanlardan günümüze kadar gelmiş ve çok önemli doğal zenginliklerden biridir. Azap gölünün bulunduğu bölge tamamen sulak alanlarla kaplıdır. Son derece güzelliği ile insanları büyüleyen bu göl içeri Azap Gölü, çok eski zamanlardan günümüze kadar gelmiş ve çok önemli doğal zenginliklerden biridir. Azap gölünün bulunduğu bölge tamamen sulak alanlarla kaplıdır. Son derece güzelliği ile insanları büyüleyen bu göl içerisinde çok fazla balık türü bulunmaktadır. Bu nedenle göl bir müze gibi değer görmektedir. Ekosistemler arasındaki önemini bu balık türleri ve canlı çeşitliliği ile sağlamaktadır. Ekolojik değerinin yüksek olması, kendisine çok fazla sayıda turist çekmesini sağladığı için ticari anlamda da çok büyük önem taşımaktadır. Gölün çevresindeki zengin bitki örtüsü, yine birçok canlı türünün bu alanda yaşamasını sağlamaktadır. Tüm bu nedenlerden dolayı, sayılı doğal ekosistemlerden biri olduğunu net olarak söyleyebiliriz. 

Azap Gölünün Fiziksel Özelliği
Azap Gölü, Aydın ilinin Söke ilçesine bağlıdır. Söke ilçesinde ise Yeşilköy yakınında bulunmaktadır. Azap gölü aslında düşünüldüğü kadar büyük bir göl değildir. Metrekare olarak ölçüldüğünde azap gölünün 0.29 km kare olduğunu söyleyebiliriz. Gölün rakımı ise 7 metredir. Bu nedenle gölü gezmek oldukça kolay olacaktır. Azap gölünün batısında Büyük Menderes Nehri yer almaktadır. Ayrıca Antik Myus Kenti de Azap Gölü batısında yer alır. Durum böyle olunca Azap gölü için bölgeyi ziyaret eden turistler diğer alanlar için de geziye devam etmektedir. Azap gölünün en önemli özelliklerinden biri de gölün kıyı bölgelerinde çok fazla sayıda antik mezarların olmasıdır. Bu mezarlar oldukça eski olduğu için tarih açısından en az Azap gölü kadar önem taşımaktadır. 

Azap Gölü Koruma Altında;
Yaklaşık 14 yıl öncesinde yapılan toplu çalışmalarla birlikte azap gölü ve çevresinde bulunan hayvanlar, antik kentler, antik mezarlarda ve daha birçok etken Aydın Doğa Koruma ve Milli Parklar tarafından 2006'da koruma altına alınmıştır. Bu alanlarda izinsiz herhangi bir kazı yapılması yasak olduğu gibi acil durum planları ve buna benzer önlem faaliyetleri yapılmıştır. Böylesine bir doğa harikasının korunması, tüm insanlık için çok büyük önem taşımaktadır.
]]>
Bursa İznik Gölü https://www.goller.gen.tr/bursa-iznik-golu.html Mon, 01 Oct 2018 19:48:09 +0000 Bursa İznik Gölü, tatil yada dinlenme amaçlı yada iş seyahati nedeni ile yolunuz Bursa'ya düşerse mutlaka gezilip görülmesi gereken yerlerden biridir, Bursa İznik Gölü. Türkiye'nin 5. büyük gölü, Marmara Bölgesini ise en b Bursa İznik Gölü, tatil yada dinlenme amaçlı yada iş seyahati nedeni ile yolunuz Bursa'ya düşerse mutlaka gezilip görülmesi gereken yerlerden biridir, Bursa İznik Gölü. Türkiye'nin 5. büyük gölü, Marmara Bölgesini ise en büyük gölü olma özelliğini de taşıyan Bursa İznik Gölü harika göl manzarası, piknik alanları, çay bahçeleri, restoranları ile giden konuklarını mükemmel bir şekilde ağırlıyor. Bursa İznik Gölü 297 kilometrelik bir yüz ölçümüne sahip olup adını da kıyısında konumlanan İznik ilçesinden almaktadır. Oldukça zengin bir bitki örtüsüne sahiptir. Ortalama derinliği 30 metre olan İznik gölünün kıyılardan uzaklaştıkça derinliği hızla artmakta ve 65 metreyi bulmaktadır. Bursa İznik Gölünün suyu tatlıdır, sularını Gemlik körfezi ve Karsak deresine boşaltmaktadır. Gölü besleyen en önemli ırmak Karasu deresi ve Derbent deresi, Nadir suyu, Ana dere, Küçük köy deresi, ve Çınarlık deresidir. Doğa ile baş başa kalmak, bu doğal güzelliğin tadını çıkarmak, dilenmek, şehrin kalabalığından ve gürültüsünden uzaklaşmak için mükemmel bir doğa harikası. 

Bursa İznik Gölü nasıl oluşmuştur ve özellikleri nelerdir

Müthiş bir doğa harikası olan Bursa İznik Gölü yerkabuğunun çökmesi sonucu ortaya çıkan çukurlardan birinin dolması sonucu oluşmuştur. Suları tatlı olan Bursa İznik Gölü ve çevresi doğal güzelliğiyle, tarihsel zenginlikleri ile etrafında bulunan bağları, bahçeleri, zeytinlikleri ile oldukça dikkat çeken ve Türkiye'nin hemen her yerinden binlerce insanı ağırlayan bölgelerimiz arasındadır. Türkiye'nin en geniş ve en güzel piknik alanları gölün etrafında bulunmaktadır. Gölün doğu kıyısında geçmişte önemli bir çinicilik merkezi olan İznik kenti yer almaktadır. Gölün güney kıyısında yaklaşık 60 metre derinliğinde ve 13 km boyunca uzanan bir çukur bulunmaktadır. 1950 yılına kadar bataklık olan gölün çevresi yapılan çalışmalarla düzenlenmiş ve sit alanı olarak ilan edilmiştir. Bursa İznik Gölünde ister günübirlik, isterseniz de çadır turizmi ile konaklama şansına sahipsiniz. Ayrıca İznik gölünde alabalık, sazan, yayın, gümüş balığı, ıstakoz ve kerevit avcılığı da yapılmaktadır, bu sayede balık tutma şansına da sahipsiniz. Ayrıca kış aylarında oldukça fazla su kuşunu da barındıran gölde karabatak avı da yapılmaktadır. 

Bursa İznik Gölü bütünüyle tarım alanları ve zeytinliklerle çevrilidir, ekilen tarım alanları için su gölden alınmaktadır. Böyle bir göl kıyısında manzaraya karşı, tertemiz, mis gibi bir havada kahvaltı yapmak ne kadar güzel olurdu değil mi Tüm sorunlardan uzaklaşmak, kafanızı toparlamak, sevdiklerinizle kaliteli zaman geçirmek ve onları mutlu etmek, huzur bulmak için bu doğal güzelliği keşfetmenin tam zamanı.
]]>
Acıgöl https://www.goller.gen.tr/acigol.html Tue, 02 Oct 2018 07:36:52 +0000 Acıgöl, bu tektonik göl Afyon ilimizle Denizli il sınırları içinde kalır. Acıgöl alanı B sınıfı sulak alan olarak kabul edilmiş ve korumaya alınmıştır. Yaklaşık 41,5 km2 lik yüzölçümüyle bölgedeki en büyük göldür Acıgöl, bu tektonik göl Afyon ilimizle Denizli il sınırları içinde kalır. Acıgöl alanı B sınıfı sulak alan olarak kabul edilmiş ve korumaya alınmıştır. Yaklaşık 41,5 km2 lik yüzölçümüyle bölgedeki en büyük göldür. Gölün uzunluğu 27 km kadardır. Gölün en dar alanı ise 9 km kadardır. Gölün konumu Afyon'da Dazkırı ilçesiyle, Denizli'de Çardak ilçesi arasındadır. Denizden yüksekliği 842 metre, derinliği de 1,5-2 metre kadardır. Acıgöl çevresi yüksekliği 1500-2000 metreyi bulan volkanik kayalarla, kireç taşlarıyla çevrilidir. Yaz döneminde gölün suyu azalır, bazı yerlerde kuruma meydana gelir. Bu süreçte gölün üzeri beyaz görünümde olur. Acıgöl çevredeki dağlardan çıkan derelerden ve Gemiş su kaynağından beslenir. Göldeki fazla sular ise Simav çayına boşalır.

Acıgöl doğal sodyum kaynağıdır

Acıgöl ülkemizde tek, dünyada ikinci sıradaki büyük, doğal ve temiz sodyum içeriğinde sahip olan kapalı havzadır. Sodyum sülfatın ülkemizin ihtiyacının % 98 kadarı doğal kaynaklardan sağlanır. Bu miktarın % 90 kadarı ise Acıgöl'den elde edilir. Göl yatağında bulunan jips ve tuz katmanlarıyla, tuzlu sudaki mikroorganizmalar, buradaki sülfür bakterileri tarafından ayrıştırılarak mirabilit cevheri biçiminde sodyum sülfat oluşur. Acıgöl'den çıkarılan potasyum, tuz, sodyum, sülfat gibi maddeler bölgede bulunan işletmelere tarafından değerlendirilir. Yani sodyum sülfat deterjan, cam, kağıt, tekstil gibi sanayi dallarında kullanılır.

Acıgöl kuş türlerinin yaşadığı bir havzadır

Göl çevresinde yaklaşık 20 familyadan 176 kuş türü yaşam sürmektedir. Bu bölgede dünyada nadir bulunan Dişli Sazancığı ise sadece burada bulunur. Özellikle flamingo, kılıçgaga gibi kuş türlerinin üreme ve konaklama yeridir. Fakat göl çevresindeki bu canlı çeşitliliği, canlıların sayısı çevredeki evsel ve sanayi atıkları nedeniyle risk altındadır. Acıgöl içinde bulunan sodyum ve magnezyum sülfatları, klorürleri nedeniyle balık yaşamamaktadır. 

Ülkemizde acıgöl diye anılan bunun dışında iki göl daha bulunmaktadır. Bunlardan ilki Konya'da Ereğli ve Karapınar arasında, Karapınar doğusundaki çapı 700 metre olan tuzlu, acı ve oldukça kalın göldür. Diğeri ise Nevşehir'in yaklaşık 40 km güneybatısında olan küçük krater gölüdür.


]]>
Gölbaşı https://www.goller.gen.tr/golbasi.html Tue, 02 Oct 2018 18:41:58 +0000 Gölbaşı, Ankara merkeze 20 km uzaklıkta olan Ankara'ya bağlı bir ilçedir. 970 metre rakımlı olan Gölbaşı'nın doğusunda Bala, Güneyinde Haymana, Kuzeyinde Çankaya ve Batısında Yenimahalle ilçeleri yer alır. Bö Gölbaşı, Ankara merkeze 20 km uzaklıkta olan Ankara'ya bağlı bir ilçedir. 970 metre rakımlı olan Gölbaşı'nın doğusunda Bala, Güneyinde Haymana, Kuzeyinde Çankaya ve Batısında Yenimahalle ilçeleri yer alır. Bölgenin ilçe olması çok eski değildir. Eski yıllarda Örencik köyüne bağlı bir mahalle olan Gölbaşı, 1923 yılında Gölbaşı nahiyesi adını almış, 1936 yılında Çankaya 'ya bağlanmıştır. 1935 yılında E-5 kara yolunun Gölbaşı'ndan geçmesiyle bölge gelişmeye başladı. Beraberinde nüfus artışı da oldu. 1965 yılında ise Gölbaşı ilçe oldu. 1990 yılında Bakanlar Kurulu kararıyla Gölbaşı özel çevre koruma bölgesi seçildi. Yaklaşık 110.000 nüfusa sahip olan Gölbaşı, her geçen gün devamlı gelişen ve büyüyen ilçelerden biridir.

Gölbaşı Ankara'nın göller bölgesi olarak tanımlanır. Bunun nedeni ise Mogan ve Eymir göllerinin ilçede bulunmasıdır. Mogan gölü, düzgün, zaman zaman engebeli bir tür barajdır. Yüz ölçümü 6 km2'dir. Mogan gölünden Eymir gölüne boşaltım yapılmaktadır. Bu sayede Eymir gölünün su girdisinin çoğu Mogan gölünden karşılanmaktadır.

Gölbaşı iklim ve bitki örtüsü

Gölbaşı'nda kışları genelde soğuk ve yağışlı bir hava hakimdir. Yazları ise kurak ve sıcak olur. Karasal iklime sahip olan Gölbaşı'nın yıllık yağış ortalaması yaklaşık 400 mm kadardır. Yıllık sıcaklık oranı ise 11.7 derecedir. Bölgede yaygın olarak otsu bitkiler hakim olur. Yüksek kesimlerde farklı bitki toplulukları görülmektedir. Ormanlık kısım genelde Eymir gölüne yakın platolarda bulunmaktadır.

Gölbaşı kültür ve sosyal hayat

Yerleşimi Antik çağa kadar uzanan Gölbaşı, doğal güzellikleriyle de göz dolduran Ankara'nın gözde ilçelerinden biridir. Antik çağlardan kalma Höyükler, Kaleler, mağaralar bulunmaktadır. İlçede özellikle Tuluntaş Mağarası ve Sulakiye Göl Yatağı önemli tabiat kaynaklarındandır. Tuluntaş mağarası, Ankara-Konya çevre yolu, Tuluntaş köyü yakınlarındadır. Mağara 1992 yılında keşfedilmiş ve araştırmalar sonucu 1. derecede doğal sit alanı olarak ilan edilmiştir. İlçede bulunan Mogan ve Eymir gölleri de ziyaretçi akınına uğrayan gezmelik yerlerdir. Ayrıca bu göller turizm açısından da önemli yere sahiptir. Göllerde spor faaliyetleri, yamaç paraşütü, bisiklet gibi aktiviteler yapılabilmektedir. Restoranlar, kafeler halka hizmet vermektedir.

]]>
Karagöl https://www.goller.gen.tr/karagol.html Wed, 03 Oct 2018 04:20:37 +0000 Karagöl, Ankara'nın Çubuk ilçesine bağlı, 10 hektarlık bir alana ev sahipliği yapan, ziyaretçileri mest eden bir doğa güzelliğidir. Tamamen bir doğa güzelliği olan Karagöl, Çubuk ve Kızılcahamam ilçelerinin ara Karagöl, Ankara'nın Çubuk ilçesine bağlı, 10 hektarlık bir alana ev sahipliği yapan, ziyaretçileri mest eden bir doğa güzelliğidir. Tamamen bir doğa güzelliği olan Karagöl, Çubuk ve Kızılcahamam ilçelerinin arasında kalır 2011 yılında tabiat parkı statüsü almıştır. Ankara şehir merkezine yaklaşık 70 km uzaklıkta olan Karagöl, piknik, fotoğrafçılık ve trekking gibi aktivitelere ev sahipliği yapar.

Her iki tarafı çam ağacıyla kaplı olan Karagöl, yılın her mevsiminde değişik güzelliklerle ziyaretçilere hizmet vermektedir. Göl oldukça küçük olmasına rağmen derin bir krater gölüdür. Piknik için ahşap masalarla çevrilidir. Etrafında Kavak, Yıldırım dağları yer almaktadır. Ormanlarla kaplı bölgede ortalama 50 çeşit bitki bulunmaktadır. Karagöl'ün yıllık olarak ortalama ziyaretçi sayısı 2000 üzerindedir. Bölgede Kır gazinosu, otopark,, WC gibi ziyaretçilerin hizmetine açık tesisler bulunmaktadır. İşletmeciliği ihale usulüyle Çubuk Belediyesine verilmiştir.

Göl kenarlarında orman içlerinde kaynak suları bulunmaktadır. Oldukça soğuk olan bu sular ziyaretçiler tarafından içme suyu olarak kullanılmakta ve hatta ziyaretçiler buradan içme suyu ihtiyaçlarını karşılamaktadır. Sular kaya aralıklarından çıktığından yılın en sıcak aylarında bile donduğuna şahit olunmuştur. Tepe bölgelerde yaz sıcaklıklarında bile karla karşılaşmak mümkündür. Göl çevresi hemen hemen 1 km mesafelik yürüyüş alanına sahiptir. Tepelere çıkmak için taş merdivenler bulunmaktadır. Olta balıkçılığı yapılabilen Karagöl'de daha çok sazan balığı bulunmaktadır. Fotoğrafçılıkla ilgilenenler içinde alternatif bir güzellik sunar.

Karagöl konaklama ve kamp alanı

Karagöl de konaklama amacıyla bir tane dağ kulübesi yer almaktadır. Bu kulübe ortalama olarak 6 kişiliktir. İçerisinde mutfak, sıcak su gibi kullanıma açık hizmetler bulunmaktadır. Kulübe gecelik ya da günü birlik olarak kiralanabilmektedir.

Karagöl ulaşım nasıl sağlanır

Ankara Esenboğa-Çankırı yolu kullanılarak Esenboğa havaalanına ulaşmadan sola yani Çubuk tarafına dönülür. Çubuk ilçesine ulaşıldıktan sonra 30 km devam edilerek Karagöl'e ulaşılabilir. Şehir merkezine uzak olmasına rağmen yolları neredeyse tamamen asfalttır. 

]]>
Sünnet Gölü https://www.goller.gen.tr/sunnet-golu.html Wed, 03 Oct 2018 22:31:45 +0000 Sünnet gölü, Bolu iline bağlı, etrafı, çam ağaçlarıyla kaplı ufak bir göldür. Gölün derinliği 22 metre, yüksekliği ise 820 metre civarındadır. Sünnet gölü, vadide yaşanan bir heyelan sonucu oluşmuş, ufak Sünnet gölü, Bolu iline bağlı, etrafı, çam ağaçlarıyla kaplı ufak bir göldür. Gölün derinliği 22 metre, yüksekliği ise 820 metre civarındadır. Sünnet gölü, vadide yaşanan bir heyelan sonucu oluşmuş, ufak bir baraj gölüdür. Göl dibinden ve ufak bir ırmaktan beslenmektedir. Orta kısmında yapay bir ada bulunmakta ve gölde ördek ve kaz gibi hayvanlar yaşamaktadır. Bölgede kışların oldukça sert geçmesi nedeniyle göl donar. Etrafı yürüyüş yapmak için ideal olan Sünnet gölü, konaklama, yeme, içme gibi hizmetlerin sunulduğu tesisler bulunmaktadır. Eşsiz bir manzaraya sahiplik eden Sünnet gölü, ziyaretçilerine hem psikolojik hem de fizyolojik terapi sunmaktadır.

Sünnet gölü ve yapılacak aktiviteler

Sünnet gölü seyahatine renk katmak amacıyla bir takım aktiviteler yapılabilir. Bazı aktiviteler bölgenin simgesi haline gelmiştir. Dalış, yamaç paraşütü ve kite surf yapılabilecek aktiviteler arasında yer alır. Bu aktiviteler yılın her mevsiminde yapılabileceği gibi festival ve konferans gibi aktiviteler doğrultusunda belli tarih aralıklarında da yapılabilir.

Sünnet gölü etrafında damak tadına hitap eden mekanlara ulaşmak mümkündür. Muhtemel gezi için gidilen yerlerde öne çıkan yemekleri tatmak bir alışkanlık haline gelmiştir ve Sünnet gölünde farklı lezzetlerle tanışmak mümkündür.

Sünnet gölü yol güzergahı

Göynük ilçesinin 27 km doğusunda kalan Sünnet gölü, Bolu ilinin 80 km güneybatısındadır. Göynük karayolundan iki ayrı yol takip edilerek göle ulaşılabilir. Sünnet gölü Mudurnu ilçesine 24 km uzaklıktadır.

]]>
Göl İklimi https://www.goller.gen.tr/gol-iklimi.html Thu, 04 Oct 2018 00:40:50 +0000 Göl iklimi; Göller; karalar üzerindeki çukur alanlarda birikmiş ve belirli bir akıntısı olmayan durgun su kütleleridir. Tek tek bulundukları gibi yan yana ve birden fazla da bulunabilirler. Göller bulundukları bölgenin iklimi, jeo Göl iklimi; Göller; karalar üzerindeki çukur alanlarda birikmiş ve belirli bir akıntısı olmayan durgun su kütleleridir. Tek tek bulundukları gibi yan yana ve birden fazla da bulunabilirler. Göller bulundukları bölgenin iklimi, jeolojik ve jeomorfolojik özelliklerine göre değişiklik gösterir. Göl suları; acı, tatlı, sodalı veya tuzlu olabilmektedir. Nem; göllerin kimyasal özellikleri üzerinde oldukça önemli bir faktördür. Nemli iklim bölgelerinde bulunan göllerin tuzluluk oranı azdır, nemli iklim bölgelerinde yer alan göller ise tatlıdır. Göl suları bir gideğen ile boşaltılıp akıtılabiliyor ise o gölün suyu tatlı su özelliği taşır.

Göl büyüklüğü; Dünya üzerinde göllerin büyüklükleri değişkenlik gösterir. Hazar gölü, dünyanın en büyük gölüdür. Ülkemizde ise Van gölü en büyük gölümüz olma özelliğine sahiptir. Göllerin büyüklüğü gölün beslenmesine bağlı olarak değişkenlik gösterebilir.

Gölün beslenmesi; Göller yağmur suları, akarsular ve kaynaklar tarafından beslenir. Göller fazla sularını akarsular yardımı ile denize boşaltır. Bu akarsulara ''göl ayağı'' denilir. Türkiye'de Manyas ve Ulubat gölleri akarsu yardımı ile sularını Marmara denizine boşaltır.

Gölün derinliği; Tektonik ve krater göllerin derinlikleri diğer göllere göre daha derin bir yapıya sahiptir. Dünyanın en derin gölü tektonik bir göl olan Baykal gölü'dür.

Gölün tuzluluğu; Göl sularının içinde çözünmüş halde madensel tuzlar bulunmaktadır ve buharlaşma nedeniyle suyun tuz oranı artar. özellikle kapalı havzalarda yüzeyden akış olmadığı için göl suları tuzludur. Ülkemizde Burdur gölü ve Tuz gölü'nün suları bu nedenle tuzludur. Açık havza göllerinde ise, yüzeyden akış olduğundan madensel tuz oranı düşük olur ve buna bağlı olarak sular tatlıdır.

Göl suyunun sıcaklığı; Göl suyunun sıcaklığı, gölün enlemine, iklimine ve mevsimine göre değişir. Gölün beslenmesine ve havzada ki iklim koşullarına bağlı olarak seviye farkı nedeniyle su seviyesinde değişiklik olur. Göl yüzeyinde rüzgarlarında etkisi büyüktür, gölün yüzeyinde dalgacıklar oluşturur, göl yüzeyinin bir bölümündeki basınç değişmeleri alçalma ve yükselme şeklinde ritmik hareketlere neden olmaktadır. Bunlara duran dalgalarda denilebilir.
]]>
Çubuk Gölü https://www.goller.gen.tr/cubuk-golu.html Thu, 04 Oct 2018 13:24:20 +0000 Çubuk Gölü, Bolu iline bağlı Göynük ilçesinde bulunan bir krater gölüdür. Göynük ilçesinin 11 km kuzeyindedir. Doğusundaki dağlar Davlumbaz yaylasının devamıdır. Gölün güneyinde Çubuk Köyü bulunmaktadır. Etrafı güz Çubuk Gölü, Bolu iline bağlı Göynük ilçesinde bulunan bir krater gölüdür. Göynük ilçesinin 11 km kuzeyindedir. Doğusundaki dağlar Davlumbaz yaylasının devamıdır. Gölün güneyinde Çubuk Köyü bulunmaktadır. Etrafı güzel çam ormanlarıyla kaplıdır. Bu yemyeşil alanlarla kaplı Çubuk Gölü, 15 hektar genişliğinde ve ortalama 13 metre derinliğindedir. Göldeki sazan ve alabalıkları olta ile avlamak serbesttir. Göl ve çevresindeki köyler bazı dönemler dizi ve film çekimlerinde kullanılmıştır. Ve bu dönemde göl çevresine yapılan yel değirmenleri hala burada bulunmaktadır. Bu yel değirmenleri ile fotoğrafçılar için inanılmaz manzaralar sunmaktadır. Kısacası, Türkiye'nin en güzel göllerinden biridir. Doğal, temiz, serin ve kamp yapmak isteyenler için ideal bir yerdir. Ayrıca gölün çevresini bisikletle de turlayabilirsiniz. Avlanmak isteyen avcıların karşısına çevrede yaban domuzu, tilki, tavşan çıkabilir. 

Çubuk Gölüne Nasıl Gidilir

Bolu iline bağlı Göynük'ü geçip, Göynük'ten Mudurnu'ya giderken önünüze çıkan tabeladan saparak 6 km gittikten sonra bu güzel yere ulaşabilirsiniz. Gölün çevresini aracınızla tam olarak turlayamıyorsunuz. Girişte sağı takip ederek geniş çimlerle kaplı kıyı bandında aracınızı park edip; bu sessiz ve güzel yerde Çubuk Gölü'ne karşı güzel bir piknik yapabilirsiniz. 
]]>
Kestel Gölü https://www.goller.gen.tr/kestel-golu.html Fri, 05 Oct 2018 11:41:47 +0000 Kestel Gölü: ülkemizin gezip görmeye değer özel yerlerinden biri de Kestel gölüdür. Kestel gölünün çevresi İlk çağlara kadar uzanan oldukça eski bir yerleşim yeridir. Burada bulunan kale kalıntıları, Kestel Gölü: ülkemizin gezip görmeye değer özel yerlerinden biri de Kestel gölüdür. Kestel gölünün çevresi İlk çağlara kadar uzanan oldukça eski bir yerleşim yeridir. Burada bulunan kale kalıntıları, bu yörenin çok eski tarihten beri yerleşim olduğunu gösterir. Kadınhanı’nın ormanlık bölgesi olan Kestel çok güzel mesire yerleriyle meşhur hatta bütün Konyalıların piknik  için rağbet ettiği bir köyümüzdür. Bu göl Konya iline bağlı, Kadınhanı ilçesi sınırlarında yer almaktadır. Konya merkeze altmış kilometre uzaklıkta olan Kestel Gölü; Akdeniz Bölgesinin batı kesiminde bulunur.

Kestel Gölüne Ulaşım: Ladik’i 6-7 kilo metre geçtikten hemen sonra sol tarafta “Şahören” köyünün tabelası ile karşılaşacaksınız. Bu yol direk olarak sizleri Kestel’e götürecek olan yoldur. Pek çok yerde karşılaşılan bir durum olan ve böylesine bir güzelliği insanların farkına varmasını sağlamak amacı ile yapılacak basit bir tabelayı yol kenarında görülecek bir yere yerleştirmeyi bile maalesef düşünememişler. Bey kayağı (Kestel) köyü Şah ören’in hemen yanı başında bulunan şirin bir köydür. Ana yoldan bu noktaya kadar olan kısım tamamı ile asfalt ile kaplı güzel bir yoldur. Gölden sulama ya da içme amaçlı su hattı çalışmaları hala devam ettiğinden olsa gerek; köyden göle kadar uzanan yaklaşık 2 kilometrelik kısım biraz bozulmuş ama rahat bir şekilde aracınızı kullanabileceğiniz nitelikte bir alandır.

Kestel Gölünün Özellikleri: Kireçli (karstik) yerey içerisinde rastlanan, zaman zamanda su bulunan bazen ise kuruyan bir göl özelliği taşır. Burada doğal kuyular ile çekilen suların yer altı yolları ile Antalya Körfezi'ne döküldüğü var sayılmaktadır. Kestel Ovası’ nda yer alan geçici bir göldür. Yüz ölçümü de 24 kilometrekaredir. Afyon yolu üzerinde olup Ladik'e çok yakın bir doğa harikasıdır. Kestel gölü Eriyebilen kayaçların erimesi ile açılan çukurların suyla dolması sonucu oluşan ya da biriken suların zamanla bulunduğu kesimde karstik yapısı olan toprağı eriterek genişlemesiyle oluşan bir göldür. Kestel gölü yalnızca, kireç taşlarının çözülmesi ile oluşan çanaklar üzerinde meydana gelmiştir. Kestel gölü  yurdumuzda karstik tipinde oluşan en önemli göllerimizden biridir.


]]>
Toba Gölü https://www.goller.gen.tr/toba-golu.html Sat, 06 Oct 2018 04:36:07 +0000 Toba Gölü: Endonezya'da Sumatra'nın orta kuzey kesiminde yer alan büyük bir doğal göldür. Yaklaşık 100 kilometre uzunluğunda, 30 kilometre genişliğinde ve 505 metreye kadar derinliğinde. Sumatra'nın kuzey kesiminin ortas Toba Gölü: Endonezya'da Sumatra'nın orta kuzey kesiminde yer alan büyük bir doğal göldür. Yaklaşık 100 kilometre uzunluğunda, 30 kilometre genişliğinde ve 505 metreye kadar derinliğinde. Sumatra'nın kuzey kesiminin ortasında, yaklaşık 900 metre yüksekliğinde olan göl, Endonezya'nın en büyük gölü ve aynı zamanda dünyanın en büyük volkanik gölüdür. Barisan Dağlarında yer almaktadır. Ortasında bulunan 50 km uzunluğunda ve on beş km genişliğindeki Samosir Adası dışında 1.140 kilometrekarelik bir bölgeyi kaplar. Sularını Asahan Nehri aracılığı ile doğudaki Malakka Boğazına gönderir. Kuzey Sumatra'nın daha az gelişmiş bölgelerinin sanayileşmesi için gerekli olan enerjiyi sağlamak amacıyla Asahan Nehri üzerinde 1980’li yıllarda bir dizi hidroelektrik santralı  kurulmuştur. Nehrin gölden ayrıldığı  noktada 1984 işletmeye açılan bir alüminyum fabrikası vardır.

Toba Gölünde Büyük Patlama: Toba gölü günümüzde tahminen 69.000-77.000 yıl kadar önce meydana gelen ve 8 iklim değişikliği gösteren bir olayı temsil eden, dünyada büyük tahribat yapan bir patlamanın bulunduğu yerdir. Bu, son 25 milyon yılda içinde dünyada meydana gelen en büyük patlamadır. Toba felaket teorisine göre, insan nüfusu için küresel sonuçlar doğurdu; O tarihte yaşayan insanların çoğunu öldürdü ve insanların dünya çapındaki nüfusunun genetik yapısını etkileyen, doğu Afrika ve Hindistan'da nüfus tıkanıklığı yarattığına inanılıyor. Patlamanın tam yılı bilinmemekle birlikte, kül birikimi, kuzey yazında meydana geldiğini gösteriyor çünkü sadece yaz aylarında Güney Çin Denizinde Toba külçesini çökertti. Patlama belkide iki hafta sürdü ve takip eden volkanik kış, ortalama küresel sıcaklıklarda birkaç yılda 3.0-3.5 °C bir düşüşe neden oldu.

Toba Gölü Yapısı: Kuzey Sumatra'da yer alan Toba kaldera kompleksi, Sumatran volkanik cephe ile bitişik olan dört çakışan volkanik kraterden oluşur. Dördüncü ve en genç kaldera, dünyanın en büyük Kuvaterner kalderasıdır ve üç eski kalderalar kesişir. Son jeolojik tarihinde meydana gelen en büyük patlayıcı volkanik patlamalardan birinde, en genç Toba tüfi olarak bilinen tahmini 2,800 km3 yoğun kaya eşdeğeri piroklastik malzeme salındı. Bu patlamanın ardından, yeni kaldera içinde yeniden boyutlanmış bir kubbe oluştu ve uzunlamasına bir grabene ayrılmış iki yarım kubbe katıldı. Gölde en az dört koni, dört stratovolkan ve üç krater görülebilir. Kalderanın kuzeybatı kenarındaki Tandukbenua konisi yalnızca seyrek bitki örtüsüne sahiptir ve birkaç yüz yıllık genç yaşa işaret eder. Kalderanın güney kenarındaki Pusubukit Hill Center yanardağı deniz seviyesinden 1971 metre yüksekliktedir solfatolojik olarak aktiftir ve bir Jeoloji Koruma Alanıdır.

Toba Gölü Çevresinde Yaşam: Toba Gölü çevresinde yaşayan insanların çoğu etnik olarak Bataks'tır. Geleneksel Batak evleri, belirgin çatıları (her iki ucunda birer teknenin teknesi gibi yukarı doğru eğri) ve renkli dekorları ile dikkat çekiyor.

Toba Gölü Flora ve Fauna: Gölün florası, çeşitli fitoplankton türleri, ortaya çıkan makromitler, yüzen makrofitler ve batık makrofitleri içerirken çevredeki kırsal alan, yüksek dağlık bölgelerdeki Sumatran tropikal çam ormanlarının alanları da dahil olmak üzere yağmur ormanıdır.  Fauna, zooplankton ve bentik hayvanların çeşitli türlerini içerir. Göl, besin değeri bakımından zayıf olduğu için yerli balık faunası nispeten azdır ve tek endemik olan Rasbora tobana'dır Diğer yerli balıklar, Aplocheilus panchax, Nemacheilus pfeifferae, Homaloptera jymnogaster, Channa gachua sayılabilir.

]]>
Simav Gölü https://www.goller.gen.tr/simav-golu.html Sat, 06 Oct 2018 08:12:05 +0000 Simav Gölü, Kütahya'nın Simav İlçesi sınırlarında olup, ilçenin 5 km kuzeybatısında yer alır. Deniz seviyesinden yüksekliği 750 metredir. Yüzey alanı 18.500 dekardır. Göl sığ olduğu için, suyu özellikle bölgenin yağ Simav Gölü, Kütahya'nın Simav İlçesi sınırlarında olup, ilçenin 5 km kuzeybatısında yer alır. Deniz seviyesinden yüksekliği 750 metredir. Yüzey alanı 18.500 dekardır. Göl sığ olduğu için, suyu özellikle bölgenin yağışlı zamanı olan Ekim-Nisan aylarında yükselir. Yaz ayları kurak geçtiği için de sular çekilir ve bataklık bir alan ortaya çıkar. Ortaya çıkan bu bataklık yüzünden ortaya çıkan sivrisinekler sıtma hastalığını yaymış ve halkı rahatsız etmiştir. Bu yüzden 1961 yılında Devlet Su İşleri tarafından bir kanal kazınarak gölün suyu tahliyeye başlanmış ve göl kurutulmaya başlanmıştır. Göl kurutulmadan önce, gölün etrafında yer alan 3 köy ve 8 beldenin halkı, gölde yaşayan balıkları avlayarak, gölden elde ettikleri sazlıklardan hasır ve semer dokuyarak geçimlerini sağlamışlardır. 

1961 yılında başlayan gölü kurutma çabası ancak 1982 yılında başarıya ulaşmış ve göl tamamen kurutulmuştur. Ortaya çıkan alan bölgede yaşayan 11 yerleşim yerindeki köylülerin kullanımına açılarak devlet tarafından bir yıllık sürelerle kiraya verilmiş ve tarım yapılmaya başlanmıştır. 2006 yılından itibaren artık devlet kira almıyor. 

Simav gölü tarım alanı
Gölün arazisi tarım yapmaya elverişli olup verimi ilk yıllarda yüksekti. Son 30 yılda kimyasal madde ve gübre kullanılmadan tarım yapılan ender yerlerden birisidir. Uzun yıllar sürekli olarak yapılan ekim-biçim sonucu topraktaki mineraller azalmış ve verim düşmüştür. Simav'ın en meşhur tahıl ürünü olan Göl Fasulyesi işte burada yetiştirilir. Yapışan bilimsel araştırmalar neticesinde 1970-1980 yılları arasında dekar başına toplanan kuru Göl Fasulyesi dekoltesi 750-800kg iken, şimdilerde 100kg altına düşmüştür. Bu düşüşten dolayı fasulye ekimi azalmış, onun yerine haşhaş, buğday, ayçiçeği, şeker pancarı ve mısır ekilmeye başlanmıştır. 

Düşen verimlilik,  bölge halkının kendi arasında tartışmalara neden olmuştur. Kimisi göl arazisinin bu şekliyle kullanılmasına devam edilmesini isterken, kimisi de gölün tekrar canlandırılmasını savunmaktadır.

Yağışlı kış aylarında göl seviyesinde yükselmeler oluyor. Böyle zamanlarda DSİ kanal kapaklarını açarak suyu tahliye etmekte ve su baskınlarına engel olmaktadır. Olaya bu yönden bakıldığında, demek ki eğer kanallarının kapakçıkları açılmazsa, göl kısa sürede su toplayıp tekrar eski haline dönebilecektir, böyle bir potansiyeli vardır. Zaten 2016 yılında basına da yansıdığı üzere, bölge halkı yükselen sudan dolayı fasülye ekimine geç başlanacağı, hasadın erteleneceği ve verimin az olacağı konularında şikayet etmektedir. Yükselen suyun sebebi ise yukarıda bahsi geçen bilimsel araştırmalar sonunda, göl suyunun bölgedeki jeotermal kaynaklar üzerine olan olumsuz etkilerinden dolayı, suyun bir miktar biriktirilmesidir. Ancak Simav Gölü sığ olduğu için küçük bir yükselmeden sonra  büyük tarım alanları su altında kalıyor.

]]>
Kazak Gölü https://www.goller.gen.tr/kazak-golu.html Sat, 06 Oct 2018 16:46:12 +0000 Kazak Gölü, Tekirdağ'ın Kapaklı ilçe merkezine 2 km mesafede yer alır. İlçe merkezinden itibaren gölü gösteren tabelalar vardır. Yolu düz, araba ve bisikletle ulaşıma müsaittir. Kış aylarında buzlanmaya yaz aylarında da s Kazak Gölü, Tekirdağ'ın Kapaklı ilçe merkezine 2 km mesafede yer alır. İlçe merkezinden itibaren gölü gösteren tabelalar vardır. Yolu düz, araba ve bisikletle ulaşıma müsaittir. Kış aylarında buzlanmaya yaz aylarında da sıcaklık ve erimeye karşı, yolu parke taşı döşelidir. Göl, ormanın içerisindedir ve bölge düzlüktür. Manzara bakılacak yüksek bir yer yoktur.

Yüzölçümü; Gölün doğal olarak oluşan kısmı 150 m2 iken, Kapaklı'nın Çerkezköy'den ayrılıp ilçe olması ve sanayileşmenin getirdiği nüfus artışıyla birlikte Kapaklı Belediyesi tarafından etrafına sazlıklar kesilmiş ve duvar örülerek genişletilmiştir. Şu anki yüzey alanı yaklaşık 1 km2'dir ve en derin yeri 4 metredir.

Flora fauna; Kazak Gölünü besleyen herhangi bir akarsu olmamasına rağmen gölü besleyen çok sayıda kaynak suları vardır. Yağışların arttığı dönemlerde su basmalarını önlemek için gölün kapakçığı açılıp fazla su bir kanal vasıtasıyla yakındaki bir dereye bağlanmıştır. Yaz aylarında gölde yeteri kadar su bulundurabilmek için kapaklar kapalı tutulur. Gölün içerisinde bir çok türde balık bulunur. Bu balıklar Kapaklı Belediyesi tarafından periyodik olarak göle bırakılırlar. Yumurtlayan balıklar bir süre sonra sayıca artar ve bölgeye gelen ziyaretçiler tarafından avlanır. Gölde avlanın yasak olduğuna dair herhangi bir uyarı tabelası bulunmamaktadır. Gölde sazan, yayın balıkları ile birlikte çamurlu sularda yaşamayı seven balık türleri bulunur. Kapaklı Belediyesince göle avlanmaları yasak olan kaz ve ördekler bırakılmıştır. Ayrıca gölün içinde kuşların barınması için korunaklı odacıklar yapılmıştır. 

Kazak Gölü Mesire Alanı; Mesire alanında otopark yoktur. Göle ulaşmadan yolun sağına ve soluna araçları parketmekle yol aynı zamanda otopark olarak kullanılıyor. Bundaki amaç, araçların göl çevresine birikmesini engellemekmiş. Alan içinde piknikçilerin kullanımı için birkaç tane tatlı su çeşmesi, bay bayan wc (pek hijyenik değil), çöp kutuları, çocuk parkı ve basketbol sahası ve gece ışıklandırması vardır. Duş yoktur.

Alanda yaz aylarında yağlı güreş müsabakaları ile dernekler tarafından gerçekleştirilen bir çok aktivite olur. Yaz aylarında bölgede yapılan aktivitelere davetli olan ünlü kişilerin ulaşımını kolaylaştırmak için bir adette helikopter pisti vardır. Göl çevresi, bisiklet sürmeye, yürüyüş ve koşu yapmaya müsaittir. 

Kazak Gölü ve çevresindeki mesire alanı, yakınlardaki Kapaklı ve Çerkezköy ilçelerinde yaşayan insanların yoğun rağbet gösterdikleri bir yerdir. Bunun yanı sıra civarlardaki büyük şehirlerden kaçan ailelerin de geldiği görülür. Son 5 yıl içerisinde giderek popüler olan göl ve çevresi için yerel yönetimler özverili çabalarla gelen ziyaretçilerin ihtiyaçlarını karşılamaya çalışıyor. Bununla birlikte maalesef, göl ve mesire yeri akşamları aile gezmelerine olanak sağlayacak derecede rahat ve güvenli değildir. Önleyici zabıta çalışmasıyla daha iyi hale getirilebilir.
]]>
Karaçay Gölü https://www.goller.gen.tr/karacay-golu.html Sun, 07 Oct 2018 03:40:16 +0000 Karaçay Gölü, Ural Dağlarının  eteklerinde yer almaktadır. Rusya'nın doğusunda bulunan Karaçay Gölü dünyanın en kirli bölgesi olarak bilinmektedir. Aynı zamanda bu kirlilik ölümcül boyutlara dayanmaktadır. Karaçay Gölü Karaçay Gölü, Ural Dağlarının  eteklerinde yer almaktadır. Rusya'nın doğusunda bulunan Karaçay Gölü dünyanın en kirli bölgesi olarak bilinmektedir. Aynı zamanda bu kirlilik ölümcül boyutlara dayanmaktadır. Karaçay Gölü de, dünyada bulunan düğer göllerde olduğu gibi etrafında yaşam alanları bulunmaktadır. Zamanında etrafı dağlarla buzullarla çevriliymiş ve çok güzel bir yaşam alanıymış. 

Ruslar, zamanında ilk atom bombasını, denemek amaçlı, plutonyum ürettikleri Mayak reaktörünün atıklarını yıllarca Karaçay Gölü'ne dökmüşlerdir. Kuraklığın giderek artması nedeniyle, Karaçay Gölü kurumaya yüz tutmuştur ve kuraklıkla birlikte, rüzgarın etkisiyle radyoaktif madde etrafa saçılmaktadır. Karaçay Gölü aslında o kadar tehlikeli bir yerdir ki, bunu anlatabilmek için fazla söze gerek yok. Rusların nükleer silah atıklarının bu göle atmaları, Karaçay Gölünde bir saat bile kalıp havasını solumanın, insan vücudunda ölümcül derecede radyasyon almasına sebep olmaktadır.  Çünkü bu göl orada bulunan insanların bir saatte soluduğu havayla, 1 saatte 600 röntgen atık çıkarılmasıyla eş değerdir.

Karaçay Gölü en önemli özelliği, güzelliği, bir doğa harikası olması değil, bu alana nükleer atıkların atılması olarak kalmıştır. Greenpeace, Karaçay Gölünün bulunduğu çevre ile ilgili çok çarpıcı açıklamalarda bulunmuştur. Sadece o bölgede değil, çevresindeki diğer yerlerdeki bölgelerinde radyoaktif atıklardan dolayı kansere yakalanma oranının %25 artabileceğini ve doğumsal hastalıkların ise %30 oranında artış göstereceğini ve orada yaşayanların, yaşayacak olanları da 50 yıllık uzun bir süre boyunca etkilemeye devam edebileceğini söylemektedir.

Atıkların atıldığı bu göl, fotoğraflarda temiz gibi görülebilir. Fakat dünyanın en kirli ve tehlikeli olan 8 bölgesi arasına girmiştir. 1968 yılında yaşanan kuraklık sebebiyle, Karaçay Gölü kurumuştur. Kurumasıyla beraber rüzgarın etkisiyle etrafa radyasyon daha da yayılmaya başlamıştır. Sonrasında Karaçay Gölünün dibi betonla doldurularak daha fazla felaket oluşması engellenmeye çalışılmıştır. Elbetteki beton bloklar etrafa radyasyon yayılmasını önler ama yeraltı sularına karışmasına engel olamamaktadır. Tehlike devam etmektedir. Karaçay Gölü, son zamanlarda etrafında pek kimseyi barındırmamaktadır. Yaşanan bu olaylardan sonra çevrede görülen bazı korkunç değişimler gözlemlerin sonunda, insanlar uzak durmak zorunda kalmışlardır. Karaçay Gölü artık yalnızca adını yansıttığı boş ve kuru bir yer olarak kalacaktır.
]]>
Büyükçekmece Gölü https://www.goller.gen.tr/buyukcekmece-golu.html Sun, 07 Oct 2018 19:57:54 +0000 Büyük çekmece gölü, deyince aklımıza ilk gelen şey Küçük Çekmece Gölünden daha büyük olduğudur kesin. Halbuki Büyük Çekmece Gölü sanıldığı gibi Küçük Çekmece Gölünden daha büyük değildir. Sadece bulunduğu o Büyük çekmece gölü, deyince aklımıza ilk gelen şey Küçük Çekmece Gölünden daha büyük olduğudur kesin. Halbuki Büyük Çekmece Gölü sanıldığı gibi Küçük Çekmece Gölünden daha büyük değildir. Sadece bulunduğu ova daha büyük olduğu için bu ismi almıştır.

Büyük Çekmece Gölü Nerede Yer Alır; Büyük Çekmece Gölü İstanbul'un Avrupa yakasında Çatalca ve Büyük Çekmece ilçeleri arasında kalan göldür. Büyük Çekmece Gölü doğuda Kaldırım Burnu, batıda Bababurun arasında kalan incecik ve sığ bir kanaldır.

Büyük Çekmece Gölü Genel Özellikleri
  • Uzunluğu 7 km, genişliği 2 km, yüzölçümü 28.47 km², en derin noktası 8.6 metredir.
  • Çatalca yöresinden güneye doğru inen derenin (Karasu, Delice Çayı) aşağı çığırının yükselen deniz seviyesi altında kalmasıyla koy halinde oluşmuş, sonra önü daha sonra ise koyun orta kısmında çakıl, kil, kum gibi maddelerin meydana getirdiği bir dil ile tıkanmıştır. Bu dil üzerinde gölü denize bağlayan bir kesinti bulur ve bunun üzerinden çok gözlü bir tarihi köprü olan Kanuni Sultan Süleyman Köprüsü geçer.
  • Büyük Çekmece Gölünün Marmara Denizi ile birleştiği yerde Büyük Çekmece Barajı yer alır.
  • Baraj ile deniz arasında hafif tuzlu bir göl, su olacakları ve sazlıklar bulunur. Büyük Çekmece Gölü denizin istilasına uğrayarak önce koy haline gelmiş daha sonra lagüne dönüşmüş eski bir vadi ağzıdır. Gölün kıyı kordonu koyun ortasına yakındır. 
Büyük Çekmece Gölü ismini nereden almıştır Büyük Çekmece Gölü daha önce de bahsettiğimiz gibi kendisi büyük bir göl olduğundan değil ovası büyük olduğu için bu ismi almıştır. Peki çekmece ismi nereden gelmektedir. Göl adını köprü olmadığı zamanlarda üzerinde yer alan ve çekmece ismi verilen elle çekilen sallardan almaktadır.

Büyük Çekmece Gölü doğayı ve tarihi içinde barındırıyor

Sizde yoğun iş temposundan ve şehrin kalabalık yapısından sıkılan ve hafta sonu nereye gitsem diye düşünenlerdenseniz Büyük Çekmece Gölü sizin için çok güzel bir alternatif. Hem doğanın eşsiz güzelliğiyle buluşacaksınız hemde tarihin buram buram kokusunu içinize çekeceksiniz. Bölgede keşfedeceğiniz bir çok tarihi güzellik bulunmakta. Bunlara en güzel örnek Osmanlının yetiştirdiği en büyük mimar Mimar Sinan'ın bıraktığı eserler. Mimar Sinan bölgeye o kadar güzel imza atmış ki birçok yerleşim yerine ismini vermiş. Bu doğal güzelliği gezip görmenizi tavsiye ederiz. Hafta sonu ailecek yada arkadaşlarınızla kafa dinleyebileceğiniz müthiş bir yer. Sizde buraları gördükten sonra eşinize dostunuza tavsiye edeceğinizden eminiz. 
]]>
Gölbaşı Gölü https://www.goller.gen.tr/golbasi-golu.html Mon, 08 Oct 2018 00:34:16 +0000 Gölbaşı Gölü: Adıyaman'ın Gölbaşı ilçesinde bulunan ve ilçeye adını veren, Gölbaşı Gölü ilçe merkezinde bulunur. Gölbaşı ilçesi sınırları içerisinde olan, gölbaşı, inekli ve azaplı gölleri içeri Gölbaşı Gölü: Adıyaman'ın Gölbaşı ilçesinde bulunan ve ilçeye adını veren, Gölbaşı Gölü ilçe merkezinde bulunur. Gölbaşı ilçesi sınırları içerisinde olan, gölbaşı, inekli ve azaplı gölleri içerisinde göllerin en büyüğüdür. Oluşumu kartik tektonik göller grubunda yer alır. Gölbaşı gölü, kuzeydoğu ve güneybatı tarafında olan çöküntü hendeğinin yüksekliği 863 metredir. Gölün suyu tatlı, ancak içmeye müsait değildir. Gölün uzanışı, doğu-batı yönünde olup, güneyinde az bir miktar ovalık alan, sonrasında ise platoluk alan vardır. Bazı yerlerde de alüvyon saha bulunur. Gölbaşı gölü, kar, yağmur ve küçük derelerin yanı sıra tabanında var olan kaynaktan beslenir. Batı yönünde olan bir kanalla azaplı gölüne bağlantı yapar. Gölleri birbirine bağlayan bu kanallar ileriki tarihlerde, içerisinde su sporları yapmaya elverişli bir konumdadır. Bu özelliği ile de Gap mesire alanı olarak ilan edilmiştir.

Gölbaşı Gölleri Kanunla Tabiat Parkı İlan Edildi: Adıyaman ili Gölbaşı ilçesi sınırları içerisinde bulunan Gölbaşı gölü, inekli gölü ve azaplı gölü içerisinde bulunduğu 1687 hektarlık bu alan sulak alan ekosistem vasfındadır. Bu göller alanı 2873 sayılı mili parklar kanununun 3. maddesine göre 28.06.2008 tarihinde “Gölbaşı Gölleri Tabiat Parkı” olarak ilan edilmiştir.  

Göçmen ve yerli ve birçok sayıda kuş türü barındıran Gölbaşı gölünün çevresi, yumurtlama, yavru çıkarma ve bu hayvanlara mevsimlik yaşama alanı olmuştur. Bu göller ötücü ve su kuşlarının yanında, balık türleri ve suda yaşayan canlıları da bünyesinde barındırmaktadır. Gölbaşı gölünün çevresinde sazlıklar ve çeşitli otsu, odunsu bitkilerde bulunur. Bu alanlarda yaşayan kuşların yoğun olduğu dönemlerde kuş gözlemlerinin yapılması amacıyla Bağlarbaşı Köyünde kuş gözlem evi, kuş gözlem kulesi, seyir terası ve sunum binası yapılmıştır.  Gölbaşı gölünün yanında, buraya gelen ziyaretçilerin göl manzarası seyretmek ve spor yapmak için yürüyüş yolu, oturma yerleri, çocuklar için çocuk oyun alanları vardır.

Gölbaşı Gölü İle Çevresindeki Göllerin Önemi: Akdeniz Bölgesiyle Güneydoğu Anadolu Bölgesi arasında en önemli sulak alanı oluşturan Gölbaşı gölü, inekli gölü ve azaplı gölü Doğu Anadolu fay zonu, Gölbaşı depresyonunda bulunur. Tatlı su ekosistemi ile zengin bir biyolojik çeşitliliğe sahip bulunan Gölbaşı Gölleri,  Afrika ve Avrupa arasında uçan göçmen kuşların kullandığı göç yolu üzerinde yer alıyor. Ancak Gölbaşı Gölleri bazı yanlış kullanım tehlikelerine maruz kalmaktadır. Bilhassa 1970 ve 1980’ li senelerde göllerin çevresinde bulunan bazı yerlerin yöre halkı tarafından kurutulması, içme ve kullanma suyu olarak Gölbaşı gölü sularından faydalanılması göller ile sahip oldukları ekosistemi olumsuz yönde etkiliyor.

]]>
Afrika Victoria Gölü https://www.goller.gen.tr/afrika-victoria-golu.html Mon, 08 Oct 2018 02:32:11 +0000 Afrika Victoria Gölü,  Dünya'nın en büyük ikinci tatlı su gölü olan Viktorya Gölü Afrika'nın dogusunda Tanzanya ,Uganda  ve Kenya topraklarında bulunuyor. Büyük bölümü Tanzanya ve Uganda'da bulunmakla beraber k Afrika Victoria Gölü,  Dünya'nın en büyük ikinci tatlı su gölü olan Viktorya Gölü Afrika'nın dogusunda Tanzanya ,Uganda  ve Kenya topraklarında bulunuyor.
 Büyük bölümü Tanzanya ve Uganda'da bulunmakla beraber küçük bir kısmı Kenya' ya taşımıştır. Nil Nehri'ne büyük ölçüde kaynak oluşturmuştur.
Toplam 68.422 km lik bir alan ile Dünyanın en büyük ikinci tatlı su gölü olma özelliğini kazanmıştır.

Afrika Victoria Gölü Özellikleri
  • Batı bölümü dışındaki kıyıları derin girintilerlerle kaplıdır. Kuzey-güney doğrultusunda 337 km ,en geniş bölgesi 240 km' dir. Gölde 200 den fazla balık çeşidi bulunur. Bu balıkların en önemlisi Tilipia'dır.
  • Bu gölün her kıyısı birbirinden çok farklı özellikler taşır. Güneybatı kıyılarında 90 metreye kadar ulaşabilen uçurumlar vardır.
  • Kuzey kıyısı ise derin girintilerle oyulmuş olup, aynı zamanda düz ve çıplak bir özelliğe sahiptir.
  • Uganda'nın kuzey kıyısında Kantaba ve Entebbe kentleri kuruludur.
  • Gölde çok sayıda ada vardır. En büyüğü gölün güneydoğu köşesinde yer alan Speke körfezinin kuzeyindeki Ukerewe'dir.
]]>
Kaldera Gölü https://www.goller.gen.tr/kaldera-golu.html Mon, 08 Oct 2018 22:23:40 +0000 Kaldera Gölü, volkanik hareketler sonucunda toprağın derine çökmesiyle oluşan volkanik kökenli yer şekli olup zamanla çanaklar içerisine yeraltı ve yer üstü sularının birikmesiyle oluşan göl çeşididir. Kazan şeklinde derin Kaldera Gölü, volkanik hareketler sonucunda toprağın derine çökmesiyle oluşan volkanik kökenli yer şekli olup zamanla çanaklar içerisine yeraltı ve yer üstü sularının birikmesiyle oluşan göl çeşididir. Kazan şeklinde derince bir çukur alan kar, yağmur  gibi yüzey suları ve yer altı sularıyla oluşan su birikintilerini içerisinde barındırır. Volkanik bir patlama sonucunda yanardağın alt kısmında bulunan magma tabakasından devasa büyüklükte bir lav yoğunluğu çıkışı meydana gelir. Yeteri kadar magmanın dışarı atılması belirli noktalarda boşluk oluşumuna sebep olacaktır. Magma odasında çökme oluşumu başlayarak üst kısımda taşınacak madde kalmayacak hale gelir. Böylece dairesel şekilde kırıklar meydana gelir. Magma her boşaldıkça etrafa lav dağılımı yayılıp çöküntü oluşumu hızlanır. Böylece kırılan noktalardaki çanaklarda kaldera adlı çukur alanlar oluşur. Bu alanların sularla dolması ile kaldera gölü meydana gelir. Tatlı, soğuk göl suları tarımda sulama amacıyla kullanılabilir. Bu göl Çevresine göre nem sayesinde iklimi etkileyebilir. Sıcak günlerde gölün kenarındaki kara parçaları fazla ısınmaz. Göl üzerinden esen rüzgar serinleticidir. Kışın bu göl karalara göre daha geç soğumaktadır. İçerisinde bitki yaşamasına olanak tanır. Çevresinde don tehlikesi pek yoktur. Bu göl aracılığıyla küçük kanal açılarak uzak noktalara su oluşturulabilir.

Dünyada ve Türkiye'de kaldera gölü

Volkanizmanin pasif haliyle dünyada birçok kaldera gölü oluşumu sağlanmıştır. Bazı kaldera gölleri derinliklerinde zengin maden yatakları barındırır. Buna örnek olarak Kanada Kuzeydoğu Ontario da bulunan Yeni Arkean döneminde oluşan Sturgeon Gölü örnek gösterilebilir.

Türkiye'de kaldera gölü olarak Nemrut kaldera gölü olarak örnek gösterilebilir. 

Nemrut kaldera gölü: Dünyada ikinci Türkiye'de ilk sırada yer alan Nemrut eski zamanlarda volkanik patlamalar ile zayıflayan bacanın  üst kısmının çökmesi sonucu oluşan çukurlardan meydana gelmiştir. Oluşan bu yer şekilleri kaynak ve kar sularıyla beslenerek kaldera gölü haline gelmiştir. Bu göl çevresindeki kaynak suların sıcaklığı volkanik hareketlerin son izlerini taşımaktadır. Genel itibariyle bu gölün suyu tatlı ve soğuktur. Göl suyu analizine göre berrak, renksiz ve kokusuz olduğu tespit edilerek içme suyu lezzetinde olduğu belirlenmiştir.  Bu göle bir dönem balık bırakılmış ve canlının yaşayabileceği ortam olarak çoğaldığı gözlenmiştir. Aktif bir yanardağ faaliyeti göstermeyen bir göldür.


]]>
Ulubat Gölü https://www.goller.gen.tr/ulubat-golu.html Tue, 09 Oct 2018 11:27:03 +0000 Ulubat Gölü, eski adı il Apolyont Gölü olarak bilinen doğal oluşumlardan biridir. Ülkemizde yer alan bu önemli göl, çok eski zamanlarda beri varlığını koruyan ve insanların çok sık ziyaret ettiği bölgelerden biridir. Ulubat Ulubat Gölü, eski adı il Apolyont Gölü olarak bilinen doğal oluşumlardan biridir. Ülkemizde yer alan bu önemli göl, çok eski zamanlarda beri varlığını koruyan ve insanların çok sık ziyaret ettiği bölgelerden biridir. Ulubat Gölü, ülkemizde Marmara Denizinin yaklaşık olarak 15 km kadar güneyinde yer almaktadır. Bu göl özellikle il merkezine yakın olmasına bağı olarak ziyareti sıklaşmış bir göldür. Özellikle yaz aylarında çok daha sık bir şekilde ziyaret edilen bu göl, çevresinde bulunan yeşil alanlar ve mesire alanlarına balı olarak daha kalabalık göllerden biridir. Coğrafi olarak 40 derece 12' kuzeyde ve 28 derece 40' doğu koordinatlarında bulunmaktadır. Bu göl rakım olarak 7 metre kadar yükseklikte yer almaktadır. Bu nedenle deniz seviyesinden çok yüksektedir demek yanlış olacaktır. Geçtiğimiz yıllarda bu göl T.C Çevre bakanlığı tarafından ramsar alanı kabul edilmiş ve bu şekilde değeri çok daha fazla artmıştır. Ulubat Gölü içerisinde çok farklı su mahsülü bulunmaktadır. Birçok farklı balık çeşidi nedeniyle Ulubat Gölü, insanların balık tutmak için de geldiği göllerden biridir. Bu nedenle sandallarla ya da botlarla gölde balık tutan birçok kişi ile karşılaşabilirsiniz. Bu göl içerisinde bulunan balık türlerine bağlı olarak Türkiye'nin en zengin göllerinden biri olan bu göl, 2000 yılında dünyaca ünlü olan yaşayan göller ağına girerek adını buraya yazdırmıştır. Gölün kuzey tarafından Eskikaraağaç, Gölyazı ve Kirmik bulunan bu göl batısında Mustafa Kemalpaşa yer almaktadır. Gölün doğu tarafında ise akçalar bulunmaktadır. 

Ulubat Gölü içerisinde tatlı su barındırmaktadır. bu nedenle tamamen tatlı su gölü olarak söylenebilmektedir. Göl içerisinde ise büyüklükleri çeşitli olarak büyük ya da küçük olacak şekilde 11 kadar ada bulunmaktadır. Bu adaların bazıları insanlar tarafından sık sık ziyaret edilse bile bazıları hiç uğranılmayan adalardan biridir. Adaların birçoğu küçük adalar olduğu için fırtınalı zamanlarda gölün dalgasının kırılmasını sağlayarak birçok problemin önüne geçmektedir. 

Fiziksel Özellikleri

Derinlik: Ulubat Gölünün derinliği ülkemizde bulunan göllerin ortalama olarak hemen hemen aynı derinliğine sahiptir. Bu göl yaklaşık olarak 2,5 metre kadardır. Bu gölün büyük bir bölümü sığ olarak ortaya çıkarılmıştır. Sığ kısımlardaki derinlik direk olarak 1-2 metre kadar ölçülmektedir. Fakat bilinmesi gerekir ki gölün en derin yeri yaklaşık olarak 10 metreye kadar bulunabilmektedir. Bu bölgeler genellikle çukur alanlardır. Bu nedenle 10 metre derinliği olan yerler tamamen bölgeseldir. 
Uzunluk ve genişlik olarak: Bu göl doğu ve batı yönünde uzunluk olarak ölçülmektedir. Yaklaşık olarak 25 km kadar genişlikte olan bu göl, uzunluk olarak bu şekilde özellik göstererek birçok gölden daha büyüktür. Bu gölün genişliği ise uzunluğu kadar olmadığı gibi yaklaşık 12 km kadar ölçülmüştür. 
Yüzölçüm: Ulubat Gölünün yüz ölçümü tam olarak 136 km2 olarak ölçülmüştür. Bu göl yayvan çanaklı bir göldür. Bu nedenle meydana gelen yağışlardan çok ciddi bir şekilde etkilenir. Bu nedenle meydana gelen taşkınlarla bilikte gölün yüz ölçümü 160 km2'yi geçebilmektedir. 
]]>
Vostok Gölü https://www.goller.gen.tr/vostok-golu.html Wed, 10 Oct 2018 03:13:12 +0000 Vostok gölü; 370 adet volkan gölünün en büyüğü sayılmakta ve Rusya'da bulunan doğu Antartika buz tabakasının orta kısımlarında bir yerde yerde almaktadır. Genel olarak Antartika'da 140'tan fazla sayıda buz altı gölü bulunm Vostok gölü; 370 adet volkan gölünün en büyüğü sayılmakta ve Rusya'da bulunan doğu Antartika buz tabakasının orta kısımlarında bir yerde yerde almaktadır. Genel olarak Antartika'da 140'tan fazla sayıda buz altı gölü bulunmakta olup, Vostok gölü bugüne kadar bulunmuş en büyük buz altı gölü olarak kayıtlara geçilmiştir. 1950 yıllarında Vostok İstasyonunda çalışmalara başlayan bilim adamı Andrei Kapiza, Vostok İstasyonu' na yakın bir bölgede bir göl olduğuna dair tezine başlamıştır. Ancak tezini ispatlamayı başaramamıştır. Andrei Kapiza'nın ilk çalışmalarından birkaç yıl sonra 1957 yılında bütün dünyayı ilgilendiren iklim değişiklikleri ve küresel ısınma sorununun tarihi ile ilgili bir araştırma yapmak için Vostok İstasyonuna giden Sovyetler Birliği'ne ait bilim adamları 1983 senesinde dünyanın en düşük derecesi olan -89,2 kayıtlara geçirilmiştir.
 
Vostok gölü ile diğer bir çalışma 1974 senesinin yılbaşına yakın zamanlarında Bir İskoç çalışma ekibi tarafından gerçekleştirilmiştir. Bu ekip Vostok Gölünü sismik araştırmalar sonucu radarlara takılan dalga hareketleri ile kayıt altına alınmıştır. Bu çalışmalardan sonra Vostok Gölü daha da önem kazanmıştır. 1996 senesinde bir Rus-İngiliz araştırma ekibi tarafından o güne kadar yapılan ölçümler ve radar istatistikleri sonucu dünyanın el değmemiş ve kendini değişmeden korumayı başarabilen en eski gölü olarak tarihe ve kayıtlara geçmiştir. 

Vostok gölü konumu ve özellikleri:

Buz tabakasının yaklaşık 3700-4100 metre altında bulunur. Vostok gölü bir tatlı su gölüdür. Rusya' ya ait Vostok İstasyonu' nun 250 km. kadar kuzeyde bulunan Vostok Gölü, 50 km. genişliğinde ve 1200 metre derinliğindedir. Toplam 15,690 kilometrekarelik bir yüz ölçümüne ve 5400 kilometrekareküp su hacmi vardır. Ortalama derinliği 432 metre iken en derin noktasının 510 metre ile 900 metre arasında olmaktadır.
Vostok gölünün suyu -3 derece olarak kayıtlara geçmiştir. Ancak suyun donma derecesinin altında olan sıcaklık derecesine rağmen donmadan sıvı halde kalmayı başaran göl olarak kayıtlardadır. Donmadan sıvı olarak olarak kalmayı başaran göl suyunun donmama nedeni ise, ortamda bulunan yüksek basınç olması ile açıklanmaktadır. 4100 metrelik bir buz kütlesinin altında bulunan Vostok Gölünün üzerindeki basınç 35-40 megapaskal arasındadır. 

Vostok Gölü özellikleri:

Vostok gölünün üzerindeki buz tabakasının 420.000 yıllık bir geçmişe sahiptir. Vostok Gölünün üzerindeki buzul tabakası çok düşük bir seviyede hareket etmektedir. Bu hareket ile gölün üzerinde tortular meydana gelmektedir. Ayrıca Vostok Gölünün üzerinde irili ufaklı adacıkların bulunduğu ve göl tabanının düz değil de, engebeli bir yapıya sahip olduğu keşfedilmiştir. Göl sularının akabileceği iki çıkış kapısı bulunmaktadır. Ancak bu iki çıkış kapısı üzerinde de göl suyu 400 metreye varan derinlikte dönmüş bir tabaka halinde yer alıyordu.

Vostok Gölü üzerinde yaşam izleri:
Yapılan araştırmalar sonucunda Vostok Gölünde çok çeşitli ve farklı bir yaşam ortamına sahip olduğunu gösterir. Çok derin bir karanlığın içinde bulunan göl, yeryüzünde bulunan bütün tatlı su göllerinden farklı olarak 50 kez daha fazla oranda oksijen miktarına sahiptir. Bunun nedeni ise gölün üzerinde 355 bara kadar ulaşan yüksek basınç nedeninden dolayı açıklanmaktadır. Bu oksijen gaz formunda buz kütlelerin arasında hareket edebilmektedir. Vostok Gölü' nün 3563 metre ile 3621 metre derinliklerinden alınan buz kütleleri içerisinde binlerce farklı organizma varlığını sürdürmektedir. Bu organizmaların % 94' ü bakterilerden, %6 ' sı ökaryotlardır. Bunların birçoğunu mantarlar oluşturmaktadır. 
Ve günümüzde Vostok Gölü'ne dair çalışmalar devam etmektedir.
]]>
Leman Gölü https://www.goller.gen.tr/leman-golu.html Wed, 10 Oct 2018 16:06:11 +0000 Leman Gölü: İsviçre'nin güneybatısı ve yukarı Sawoie kesiminin (Alplerin) kuzeyi ile Rhone havzasının (Fransa'da) kuzeydoğusunda bulunan doğal güzelliği ile ünlü bir göldür. Bu gölün diğer bir ismi de Cenevre Gölü Leman Gölü: İsviçre'nin güneybatısı ve yukarı Sawoie kesiminin (Alplerin) kuzeyi ile Rhone havzasının (Fransa'da) kuzeydoğusunda bulunan doğal güzelliği ile ünlü bir göldür. Bu gölün diğer bir ismi de Cenevre Gölü olarak bilinmektedir. Alp dağlarının kıvrımlarındaki bir çöküşten dolayı meydana gelen bu gölün yüzey kısmı, denizden 375 metre yüksektedir. Leman Gölünün etrafında buzul erimesi ve Aşağı Rhone buzulunun önlediği sel sularının etkisiyle biriken bir set ve yükselen çakıllı taraçalar bulunur. Bu setler, gölün bu günkü seviyeye inmeden önce, geçirmiş olduğu evreleri gösterir. 


Leman Gölünün Coğrafi Yapısı: Leman Gölü Orta Avrupa' da bulunan ikinci büyüklüğe sahip, bir tatlı su gölüdür. Leman Gölü’nü Promenthoux Boğazı, Büyük Göl (Grand Lac) ve Küçük Göl (Petit Lac) olmak üzere iki kısma ayırır. Gölün uzun tarafı 72 kilometre, en geniş yeri 13, 8 kilometre ve ortalama genişliği ise 12 kilometredir. Gölün toplam alanı 582 km2 olup, bunun 348 kilometresi İsviçre'ye, 234 kilometresi ise Fransa'ya ait olarak %40-%60 oranında bölünmüştür. Nyon'un karşısında yer alan uzun çıkıntı, gölün iki kısım halinde mütalaa edilmesine neden olmuştur. Gölün doğusunda kalan kısma “Büyük Göl”, batısında kalan kısma ise “Küçük Göl” ya da “Cenevre Gölü” denir. Leman gölünün en derin yeri 310 metre olup, ortalama derinliği de 80 metredir.  Leman gölü, doğu yönünde yer alan Rhone Nehri, kuzeyinde Veyese Nehri ile güneyden Vengong nehirleri ile beslenir, göl batıda yer alan, Villeneuve Saint Gingolf içinden Rhone Vadisine açılmaktadır. Gölün doğu kıyı kesimlerinde, ünlü birer tatil yeri olan Vevey ile Montreux ve kuzey kıyı kesimlerinde ise Lozan şehri bulunur. Bu şehrin iskelesi olan Ouchy de Leman gölü üzerinde bulunmaktadır.

Leman Gölünde İklim: Leman Gölünün kıyı kesimleri yumuşak ve güneşli bir iklime sahiptir. Göl kıyılarında çok güzel yazlıklar bulunur. Yamaçları üzüm bağları ile örtülü olan gölün, turist çeken güzel köyleri ve şehirleri vardır. Göl çevresinde olan ve İsviçre'ye ait olan, Cenevre, Lozan, Montreux, Nyon, Morges ve Vevey şehirler ile; Fransa'ya ait olan Evian ve Thonon şehirleri bulunur. Leman gölünün çevresinde yapılan kazı çalışmalarında, çeşitli devirlerden kalma göl evleri kalıntılarına rastlanılmıştır.

]]>
Aktaş Gölü https://www.goller.gen.tr/aktas-golu.html Wed, 10 Oct 2018 16:06:32 +0000 Aktaş Gölü, Ardahan ili ile Gürcistan'ın tam sınırında bulunan Aktaş gölü tektonik oluşumlu olan göllerden bir tanesidir. Aktaş gölünün yarısı tam olarak Gürcistan sınırının içerinde bulunmaktadır. Gölün toplam alan Aktaş Gölü, Ardahan ili ile Gürcistan'ın tam sınırında bulunan Aktaş gölü tektonik oluşumlu olan göllerden bir tanesidir. Aktaş gölünün yarısı tam olarak Gürcistan sınırının içerinde bulunmaktadır. Gölün toplam alanı ise, yaklaşık olarak 27 kilo metre karedir ve 14 kilo metre karesi Türkiye'nin Ardahan iline aittir. Aktaş gölünün rakımı 1.798 metredir ve çıldır ilçesinin sınırında yer almaktadır. Genellikle sığ olan Aktaş gölünün derin olan kısmı takriben 10 metre civarındadır. Aktaş gölünün kuzey kıyısında Gürcistan- Türkiye sınır kapısı yer almaktadır. Aktaş gölü çoğunlukla kaynaklarda farklı bir isimler ile geçmektedir. Bu isimler "Kenarbel, Kazapin, Hazapin ve Karsak" isimleridir. Aktaş gölüne yakın oturan insanlar çoğunlukla göle sadece bir bel mesafesine ulaştığından dolayı bu göle "Kenarbel" demektedirler. 1921 yılında Moskova ile yapılan antlaşmada Aktaş gölünün ismi "Kozapini" ismi ile geçmektedir. Gürcistan'ın kendi haritasında ise, "Hozapini" ismi ile yazılmaktadır. Aktaş gölünün içerisinde herhangi bir yerleşim alanı bulunmaz, ancak on iki tane küçük olan adalar yer almaktadır. Aktaş gölünün sınır kısmında en derin olan yerinden geçerken küçük adaların en büyüğü olan "Büyük ada" ile "Başak adası" da dahil olmak üzere toplam 13 adada Türkiye sınırlarında kaldı. 

Aktaş Gölü Çevresi Nasıldır Sazlıkların ve otlakların yer aldığı Aktaş gölünde bulunan bu adalarda pek çok türde farklı kuşların barınma, üreme ve beslenme alanlarıdır. Aktaş gölünün çevresinde bulunan küçük dereler ile beslenen göl özellikle bahar aylarında suyunun taşması ile Kuzeybatıda yer alan "Arkbeli" (Zigaristav) deresi ile beraber Kura nehrine ulaşmaktadır. Aktaş gölünün suyunun sodalı olduğu halde son zamanlarda çeşitli balıklara rastlanılmıştır. Ayrıca Aktaş gölünün kuvvetlendiği bu fazla sular ile Kura nehri ile birleştiği için suyun kendi özelliği olan soda etkisini kaybetmiş olacağı düşünülmektedir. Aktaş gölünün kıyısında sadece iki köy bulunmaktadır. Türkiye tarafında yer alan köyün ismi Kenarbel, Gürcistan sınırında olan köyün adı da Karçasidir. Aktaş gölünün Türkiye kısmındaki en büyük yerleşim alnı Çıldır iken, Gürcistan tarafındaki Ahılkelek ( Akhalkalak)'dır. Gürcistan topraklarında bulunan 11 gölden meydana gelen göller yöresinin diğer parçası da Aktaş gölüdür. Aktaş ile Çıldır gölü Türkiye'de, Ermenistan'da yalnızca bir göl yer alırken, kalan diğer sekiz göl ise Gürcistan topraklarında bulunmaktadır. Aktaş gölü kadife ördek ve ak pelikanların kuluçkaya yattığı çok nadir olan alanlardan birisidir. Ancak karabatak, Van gölü martısı, uzun bacak ve angıt Aktaş gölü üzerinde yaşamaktadır. Ayrıca Aktaş gölü askeri bir bölge içerisinde bulunduğundan dolayı bu kuş türleri herhangi bir tehlike altında kalmadan rahatlıkla yaşayabilmektedir. 
]]>
Büyük Ayı Gölü https://www.goller.gen.tr/buyuk-ayi-golu.html Wed, 10 Oct 2018 19:11:13 +0000 Büyük ayı gölü; great bear gölü olarak da bilinmektedir. Kanada'da, Kuzeybatı Topraklarında ki Mackenzie ilinin orta kesiminde Büyük Ayı Gölü bulunmaktadır. Kuzey Kutup Dairesi'nin iki yanında yer almaktadır. 1800 yılından Büyük ayı gölü; great bear gölü olarak da bilinmektedir. Kanada'da, Kuzeybatı Topraklarında ki Mackenzie ilinin orta kesiminde Büyük Ayı Gölü bulunmaktadır. Kuzey Kutup Dairesi'nin iki yanında yer almaktadır. 1800 yılından önce, Kuzeybatı Kumpanyası tüccarlarınca keşfedilen göle, kıyılarında yaşayan ayılardan ötürü bu isim verilmektedir. 

Büyük Ayı Gölü yeryüzü özellikleri:
Düzensiz bir biçimi ve üzerinde çok sayıda küçük adacıklar olan gölün uzunluğu 320 km, genişliği 40-176 km, en derin yeri ise 413 metre ve yüzölçümü ise 31.153 kilometre karedir. Büyük Ayı Gölü, Kanada sınırları içerisinde en büyük ve Kuzey Amerika'daki sekizinci en büyük gölüdür. Büyük Ayı Gölü'nün fazla suyu Büyük Ayı Nehri ile olmaktadır. Soğuk ve berrak sularında, başta alabalık olmak üzere çok bol balık yaşamaktadır. 

Büyük Ayı Gölü yerleşim bölgeleri:
Göl çevresinde ki başlıca yerleşim bölgeleri, doğu kıyısındaki Echo ve Savvmill körfezleri ile batı kıyısında ki ticaret merkezi Fort Franklin'dir. Gölü batı doğrultusunda akaçlayan ve bataklıklardan geçerek Mackenzie Irmağına karışan 112 km uzunluğunda ki Büyük Ayı Irmağı, gölün buzla kaplı olmadığı dört aylık süre içinde önemli bir ulaşım hattı olmaktadır.
]]>
Obruk Gölü https://www.goller.gen.tr/obruk-golu.html Thu, 11 Oct 2018 03:08:51 +0000 Obruk gölü, Türkiye’nin doğal güzelliklerinden biri olan Aksaray yolu üzerinde Kızören beldesinde ve Konya’dan 75 km uzaklıkta olan Obruk gölü’dür. Bulunduğu bölge itibarıyla Kızören Obruğu da denilmektedir. Bölge içe Obruk gölü, Türkiye’nin doğal güzelliklerinden biri olan Aksaray yolu üzerinde Kızören beldesinde ve Konya’dan 75 km uzaklıkta olan Obruk gölü’dür. Bulunduğu bölge itibarıyla Kızören Obruğu da denilmektedir. Bölge içerisinde geniş bir yeri kaplayan gölsel neojen kireç taşlarının içinden oluşmuş önemli obruklardan bir tanesidir. Baca ya da kuyu şeklinde derin bir çukur, keskin köşelim ve tabanında göl mevcuttur. Göl tabanında fazla sular boşalttığından suları tatlıdır. Konya’nın kuzey doğusunda bulunan Obruk Gölü kireç taşlarının çözülmesi sonucunda oluşmuş ve yaklaşık olarak 145 metre derinliğe ve 300 metre çapındadır. Bölgede bulunan en büyüğüdür. Ülkemizde, özellikle iç Anadolu Bölgesinin güneyinde ve Toroslar’da yaygın olarak obruklara rastlanılmaktadır.

Obruklar, farklı karstik yapılardan gözlendiği alanda, estetik ve bilimsel bakımından çok önemli yapıdadırlar. Bölgedeki obruklar sulu ve susuz olan obruklar olarak iki gruba ayrılırlar. Burada bulunan obruk gölü ise sulu olanlara örnek olarak söylenebilir. Gerek şaşırtıcı görünümleri ve hatların uzaması boyunca bakımından özellikle dikkat çekicidirler. Obrukların bir bölümünde güncel oluşumlarını devam etmektedir ve sahanın jeolojik yapısıyla miras özelliği bakımından önemi de artmış oluyor. 

Obruk gölü oluşumu

Obrukların oluşmasında rol oynayan tektonizmanın beraberinde kaya türü, yeraltı suyunun akım yönü ve seviyesi değişimler ile volkanizma dolayısıyla çıkan karbondioksit gazının etkileri vardır. Pliosen yaşlı göl çökellerini içinde ciddi bir kalınlık sunan çatlaklı ve boşluklu kireç taşlarının yeraltı sularının etkisiyle erimesi sonucunda oluşmuşlardır. Karapınar’dan kuzeye doğru hareket halinde olan yeraltı suları, yöredeki volkanizmanın etkisiyle halen çıkartmaya devam ettiği karbondioksit ile karbonik asit oluşturmakta ve bu da gölsel olarak kireç taşlarını eritmektedir. Bu bir iç karstleşme olup, deriden yeryüzüne doğru gelişen bir hadisedir. Derinden oluşan mağaraların zamanla tavanlarının çökmesiyle beraber obruklar oluşmuştur. Oluşum aşamaları evresinde kadar farklı örnekleri bir arada görülebilir. Obruk gölünün oluşma süreci de oluşan boşluklara farklı yerlerden ve kar erimelerinin etkisiyle sular o bölgeye dolar ve obruk gölünün oluşmasına zemin hazırlamaktadır. 

]]>
Efteni Gölü https://www.goller.gen.tr/efteni-golu.html Thu, 11 Oct 2018 05:40:42 +0000 Efteni Gölü: Türkiye'de göl sayısı oldukça fazladır. Bunlardan biri Efteni gölüdür. Efteni gölü; Düzce ilimizde bulunur. Oluşumu tektonik bir tatlı su gölüdür. Gölün çevresinde yaklaşık 76 hektarl
Efteni Gölü: Türkiye'de göl sayısı oldukça fazladır. Bunlardan biri Efteni gölüdür. Efteni gölü; Düzce ilimizde bulunur. Oluşumu tektonik bir tatlı su gölüdür. Gölün çevresinde yaklaşık 76 hektarlık alanda Efteni Gölü yabani hayatı geliştirme sahası kurulmuştur. Düzcenin yaklaşık olarak 10 kilometre güney doğusunda yer alır. Düzce ovasında alçak bölgesinde bulunur. Melen çayı bu göle dökülür. Bunun dışında Aksu, Asar ve Uğur deresi de Efteni gölüne dökülür. Melen çayı üzerine yapılacak olan Melen barajından İstanbul iline içme suyu planı yapılmaktadır. 814 hektara sahip olan alan 1976 yılında 25 hektara düşürülüp daha sonra genişletilerek 158 hektara yayılmıştır. Gölün Hacıyakup köyünün kıyısında gölün sıcaklığı 43 dereceye çıkarak doğal kaplıca alanına dönüşmektedir. 

Efteni gölü özellikleri:

Gölün çevresinde odunsu ve otsu bitki türüne rastlanılır. Efteni gölüne bataklık gölü de denilebilir. Gölün içinde bulunan ağaçlar yükselerek tıpkı tablo görünümünü vermektedir. Göl hayvan bakımından da zengin olup; 11 balık, 2 amfibi, 9 memeli, 14 omurgasız, 6 sürüngen ve 175 kuş türü yetişmektedir. Yıllar geçtikçe gölün tarım ve hayvancılıkta kullanmak adına hektarlık alanı genişletilmiştir. Gölün çevresinde gözetleme kulesi ve olta balıkçı iskelesi de bulunmaktadır. Göl civarında kuş gözlemcileri ve seyir halinde olan fotoğraf sanatçıları görülebilir.

Efteni Gölü Efsanesi:

Bizans döneminde yaşanmıştır. Bizans ordusu savaştan dönerken yolda gölün yanında konaklanacak yer bulmuştur. Ordunun içinde yer alan Prenses Eftelya 'nın vücudunda ve yüzünde yaralar varmış. Eftelya yüzünü bu gölde yıkadıkça yaralarının iyileştiğini görerek yüzünün daha güzel olduğunu görmüş. Bu olay üzerine Bizans kralı, gölün çevresinde bir hamam inşa edilmesini emretmiş. Burada bakıcıları ile hayatını sürdüren eftelya bir gün gölü kayıkla gezen delikanlıya aşık olmuş. Delikanlı Osmanlı topraklarında yaşamaktaymış. Genç ve eftelya bir gün buluşmaya giderken kayığı su almış. eftelya gölün içinde boğularak yaşamını yitirmiş. İşte gölün ismi buradan gelmektedir.

Efteni gölünün başlıca bitkileri: Efteni gölü çevresi bitki bakımından zengindir. Nilüfer, süse, düğün çiçekleri, kamış, nane, su mercimeği, söğüt, çınar, diş budak,kızılağaç. Hektara yayılan bu yerlerde bu bitkilere rastlamak mümkündür.

Efteni gölü Turistleri: Efteni gölüne ziyaret akımı oldukça fazladır. Gelen kişiler doğa, hayvan türü ve bitki çeşidi sayesinde eşsiz bir ortam görmektedirler. Buralarda konaklamalar genellikle köy evlerinde yada bambu evlerinde yapılır.TEM otoyolu sayesinde Ankara ve İstanbul gibi büyük şehirlerden geliş-dönüş oldukça rahat sağlanır. Bu mekanda güzeldere şelalesine rastlanmaktadır. Giriş 5 Tl üzerinde yapılır.
]]>
Krater Gölü https://www.goller.gen.tr/krater-golu.html Thu, 11 Oct 2018 07:27:12 +0000 Krater gölü; Astronomi biliminde  gök cisimlerine başka bir gök cisminin çarpması ile oluşan çukurlara için kullanılan  isimdir. Günlük hayatta yanardağın ağzı için kullanılır. Dışarıdan daire şeklinde görülü Krater gölü; Astronomi biliminde  gök cisimlerine başka bir gök cisminin çarpması ile oluşan çukurlara için kullanılan  isimdir. Günlük hayatta yanardağın ağzı için kullanılır. Dışarıdan daire şeklinde görülür. İç kısımlara doğru daralır. Genel görünümü ile bir huni şekline benzer. Ana kraterden başka olan yanardağlarda yan bacaların ağızlarında da küçük kraterler vardır. Şiddetli püskürtmeden sonra meydana gelen kraterin şekli bozulabilir. Sönmüş yanardağlarda ise kraterlerin de alınan yağışla göller oluşabilir. Bunlara krater gölü denir. Kraterlerin şekli ve boyutları, yanardağın püskürttüğü lavın özelliğine ve yanardağın etkinliğine göre değişir

Krater gölü özellikleri;

Bazaltlı lavlarda ise, özellikle leğen yada çanak şeklinde olur. Kraterin iç kısmı, dış yamaç tarafından  daha dik olur. Kraterlerin bazıları iç içe olabildiği gibi farklı farklı püskürtmesi ile de meydana gelebilir. Büyük kraterlere kaldera denir. Bunun kraterin en büyük özelliği, genişliğin derinlikte daha büyük olmasıdır. Kalderalar genellikle patlama yada çökmeler ile meydana gelir. Oluşan kraterlerin içinde su birikmesi ile bir göl oluşur ve bu tür göle krater gölü denir.

Krater göllerinden dünyanın en büyük krater gölü ise;

ABD’nin Oregon eyaletindeki krater gölüdür. Ayrıca büyük gök taşlarının yeryüzüne düşmesi ile büyük çukurlar oluşur. Bunlara ise meteor krateri denir. Kraterlerin bir değişik biçimi de patlak çukurlar olup bunlara patlama krateri denir. Dairesel yada oval şekillere sahip olan bu tür kraterler en baştaki halinde yada sönmüş olan son bulduğu bölgelerde ortaya çıkar. Çukurların yamaçlarının dimdik ve çapları genelde 400-500 m arasında değişirler. Bazı krater göllerinin içinde su birikerek patlama krateri, gölleri meydana gelir. Türkiye’nin farklı farklı coğrafyalarında krater gölleri bulunur. Nemrut Dağındaki, Nemrut Gölü Türkiye'nin en büyük krater gölüdür. Diğer krater gölleri ise şunlardır: Tuzla Gölü, Acıgöl (Konya), Acıgöl (Nevşehir), Gölcük (Isparta).


]]>
Viktorya Gölü https://www.goller.gen.tr/viktorya-golu.html Thu, 11 Oct 2018 12:30:08 +0000 Viktorya Gölü: dünyanın en büyük gölü Hazar Gölü olarak düşünülürse, Superior Gölü ve ondan sonraki büyük göl ise Uganda, Kenya ve Tanzanya'nın sınırı olan Viktorya Gölü'dür. Bu göl tatlı su gölüdür.Afrika Viktorya Gölü: dünyanın en büyük gölü Hazar Gölü olarak düşünülürse, Superior Gölü ve ondan sonraki büyük göl ise Uganda, Kenya ve Tanzanya'nın sınırı olan Viktorya Gölü'dür. Bu göl tatlı su gölüdür.Afrika Kıtası'nın en büyük gölü olmakla birlikte Afrika Kıtası'nın doğusunda yer almaktadır. 68.422 km karelik bir alana sahiptir. Kıyı uzunluğu ortalama olarak 3440 kilometredir. Ortalama 40-50 metre derinliği vardır. Genel itibariyle kıyıları girintili çıkıntılı bir görüntüye sahiptir. En büyük su kaynağı Kagera Nehri'dir. Gölden çıkışı olan nehir ise Viktorya Nili'dir.Katonga da beslendiği diğer bir nehirdir. Viktorya Gölü üzerinde 3000 civarında ada vardır. Bu adaların büyüklük bakımından en dikkat çekeni Ukerewe'dir. Sese Adaları da gölün adalarındandır. Viktorya Gölü'nün özellikleri bakımından farklılık göstermektedir. Kıyılarında sahil olabildiği gibi yer yer uçurumlar da görülmektedir.Gölün üzerinde Oven Çağlayanı üzerine yapılan baraj sayesinde, gölün su biriktirme kapasitesi artmıştır.

Viktorya Gölü Çevresinin Bitki Örtüsü: genel itibarıyla bataklık bitkileri olmakla birlikte, papirus ve dikenli ağaçlar vardır. Gölün bazı kıyıları ise düz ve çıplak bir görünüme sahiptir.Göl çevresinde kahve, pamuk, şeker kamışı tarımı yapılmaktadır.

Viktorya Gölünden Çıkan Balık Türleri; 200'den fazladır. En çok Tilapia, cichlid balığı, tatlı su levreği vardır. Ekonomik olarak da balıkçılık göl çevresinde yaşayan halk  için önemlidir.
]]>
Avlan Gölü https://www.goller.gen.tr/avlan-golu.html Thu, 11 Oct 2018 12:57:09 +0000 Avlan gölü, Bu göl Antalya iline bağlı olarak Elmalı ilçesinde yer alan karstik yapıya sahip bir göldür. Gölün genel olarak denizden yüksekliği yaklaşık 1030 m iken, normal seviyede büyüklüğü 850 hektarlık bir arazi boy Avlan gölü, Bu göl Antalya iline bağlı olarak Elmalı ilçesinde yer alan karstik yapıya sahip bir göldür. Gölün genel olarak denizden yüksekliği yaklaşık 1030 m iken, normal seviyede büyüklüğü 850 hektarlık bir arazi boyutundadır. Karagöl ile birlikte, Elmalı polyesinde bulunmasından dolayı ulaşımı oldukça kolaydır. Elmalı polyesi ise  Elmalı dağı ile Bey dağları arasına doğru engebeli bir şekilde uzanır. Gölün tam olarak bulunduğu alan kalkerli özelliğe sahiptir. Avlan gölü Elmalı polyesinin en çukur alanında hızlı bir şekilde oluşmaya başlamıştır. Göl çoğu dönemlerde kurumaya başladığından dolayı yapılabilecek bir şey olmadığı konusunda tartışmalara yol açtığı bilinmektedir. Bazı raporlara göre 1970 yıllarında gölün kurtulmasına karar verilmiştir. Bu yıllardan sonra göl kurutulmuştur. Avlan gölü içerisine kanal açılarak suları yakın civarda bulunan Başgöz çayına akıtılmıştır. Tabi bu işlemden sonra çok büyük zarar görülmüştür. Bu zararlar ise;
  • Kurutulmadan hemen  önce yaklaşık olarak 70-80 metreden yeraltına bağlı kaynak suyu çıkarken, kurutulma işleminden sonra ise  5-6 metre kadar ancak yeraltı suyu çıkmıştır.
  • Kurutmadan daha önceleri 807 mm kadar olan yağış, kurutma olayından yaklaşık birkaç sene sonra 439 mm ye kadar düşüş yaşanmıştır. Göl tekrar oluşturulduktan hemen sonra ise 519 mm'ye çıktığı gözlenmiştir.
  • Yağış ve nem azaldığından dolayı doğal bitki örtüsü oldukça çok fazla zarar görmüştür.
  • Kırağının normal olarak görüldüğü dönemler uzamıştır ve kırağılı gün sayısı yaklaşık olarak 63,4'ten, 71,7'e kadar yükselmiştir.
  • Saka, İbibik, Kraz kuşu ve diğer ötücü kuşların az görülmesi kurutulduktan hemen sonra ortaya çıkmıştır ve ekosistemin artık eskisi gibi kendini yenileyemediğini düşünülmeye başlanmıştır.
  • İlçeye asıl kendi adını veren elma bahçeleri ise verimli bir şekilde sulama yapılamadığı için yok olmuştur ve üretim tükenmiştir.
  • Köylülerin yetiştirdikleri çoğu tarım ürünlerinden özellikle buğday, arpa ve nohutta önemli bir verim düşüşlüğü yaşandığı görülerek büyük hayal kırıklığına yol açmıştır.
  • Göçmen kuşların ise beslenerek doğal yaşamda popülasyonunu kontrol olarak ele aldıkları dönemler bitmiş, Sadir Yaprak Kelebeği günden güne çoğalmış, sedir ağaçlarında hızlı bir şekilde kurumalar başlamıştır.
  • Göl kurutulunca hemen ortasından geçirilmekte olan Elmalı-Finike yolu olarak bilinen göl, geri tekrardan kazanıldıktan hemen sonra uzun zaman kullanılmaya ve işlev görmeye devam etmiştir..
  • Hayat şartlarının ve geçimin günden güne zorlandığı alan toplu bir şekilde göç vermiştir.

Kurutulmuş olan göl alanından tarla ve bahçe alan kişiler dahil Elmalı ilçesi halkının topladığı imzalarla güzel bir sonuca bağlanarak  gölün yeniden güzel bir şekilde canlandırılması kararı alınmıştır. 2001 senesinde göl kapakları düzgün bir şekilde kapatılarak su biriktirmeye başlanmıştır. Avlan gölü tekrardan kazanıldıktan hemen sonra göle sazan balıkları atılmıştır.

]]>
Hillier Gölü https://www.goller.gen.tr/hillier-golu.html Fri, 12 Oct 2018 08:56:16 +0000 Hillier Gölü, Batı Avustralya'da yer alan Hillier gölü pembe rengi ile gören her kişiyi kendisine hayran bırakmaktadır. Hillier gölü ince bir kumsal ve yeşillik ile ayrılmakta olan Hillier gölü tam altı yüz metre uzunluğuna Hillier Gölü, Batı Avustralya'da yer alan Hillier gölü pembe rengi ile gören her kişiyi kendisine hayran bırakmaktadır. Hillier gölü ince bir kumsal ve yeşillik ile ayrılmakta olan Hillier gölü tam altı yüz metre uzunluğuna sahiptir. Hillier gölünü ilk defa gören kişiler renginin göz yanılması olduğunu düşünse bile gölden kova içine su alındığında suyun pembe rengini korunduğu ve kalıcı olduğu görülmektedir. Yukarıdan bakıldığında uzaklarda parıldayan Hillier gölü' nün pembe renkli yüzeyi aynen dikdörtgen bir pasta üstündeki şekerli krema veya çilekli süte benzemektedir. Ayrıca bir zamanlar bu gölden 10 yıl kadar tuz çıkarılmıştır. Daha sonra tuz çıkarma durdurulmuştur.

Bakteriler Hillier Gölünün Renginin Değişmesine Sebep Oldu
Bilim adamları sıra dışı doğa olaylarını uzun bir zaman araştırmış değişik teoriler ortaya atmıştır. Araştırmacılar Hillier gölünün yüksek orandaki tuzlu suyunda arkea ile alga bakterileri bulunmuştur. Hillier gölü aşırı tuzlu ortamda gelişmekte olan bakteriler Hillier gölünün mavi rengini pembeye dönüşmüştür. Hillier gölünde suyun pembe renk olmasının sebeplerinin araştırılmasında dunaliella salina isimli su yosunu araştırması yapan bilimciler 1950 yıllarında inceleme yapmışlardır. Bu gölün çevresi ayrıca beyaz tuz kümeleri ile çevrilidir. Okyanusların derin mavi suları ise dar kumul şeridiyle bu gölden ayrılmaktadır. Görenin gözlerini kamaştıran muhteşem rengi ile görenleri büyüleyen Hillier gölü Middle Adasının gür ormanları ile kaplı kıyılarına adeta bir renk güzelliği katmaktadır. Hillier gölü çoğu zaman pembe renk olsa da bazı zamanlarda göl suyunun rengi yeşil olmaktadır. Göl bu yeşil rengini ise Dunaliella salina isimli su yosunundan ve çok yüksek oranda karides olması sonucu olarak değişkenlik gösterdiği de bilinmektedir. Hillier gölünün suyunun tuzluluk oranı deniz suyunun tuzluluk oranından yüksek olduğu bilinir. Hillier gölünün pembe olan halobacteria göl tabanında bulunan tuz kabuğunda oluşmaktadır.

 

 
]]>
Düden Gölü https://www.goller.gen.tr/duden-golu.html Fri, 12 Oct 2018 23:14:39 +0000 Düden Gölü, Göl, Tuz Gölü’nün kuzeybatısında, Konya ili Kulu ilçe merkezinin 5 km. doğusunda yer alan sığ bir göldür. Gölün suları hafif tuzludur. Göle başlıca su girişi batıdaki Kulu Deresi vasıtası ile ger Düden Gölü, Göl, Tuz Gölü’nün kuzeybatısında, Konya ili Kulu ilçe merkezinin 5 km. doğusunda yer alan sığ bir göldür. Gölün suları hafif tuzludur. Göle başlıca su girişi batıdaki Kulu Deresi vasıtası ile gerçekleşmektedir. Gölden su çıkışı yoktur. Göl çevresinde bulunan küçük pınarlar da sularıyla gölü beslemektedir. Kıyı bitki örtüsü, Kulu Deresi ve küçük pınarların göle döküldüğü yerler dışında çok zayıftır. 

Düden Gölü: Gölün güneyi sık sazlıklar tatlı suyun hakim olduğu bir kısımda bulunmaktadır. Göl koruma alanı, Düden (Kulu) Gölü’nün yanı sıra güneyindeki Küçük Göl isimli tatlı su gölü ve onların çevresindeki sulak alan ve bozkırlardan meydana gelir. Düden Gölü’nde dokuz küçük ada mevcuttur. Bu adaların bazılarında deniz kuşlarının üreme kolonileri bulunmaktadır. Adaların geneli ilkbaharla birlikte otlarla kaplanır. Göl çevresinde sulak çayırlar ve yavşan bozkırlar kapladır.

Fauna: Göl, su kuşları için hem üreme, hem göç dönemlerinde büyük önem taşımaktadır. Göl alanı önemli sayıda üreyen yaz ördeği, Macar ördeği, dikkuyruk, pasbaş patka, kılıçgaga, büyük cılıbıt, Akdeniz martısı ve gülen sumru barındırır. Üreme dönemleri öncesi ve sonrası, büyük sayılarda kara boyunlu batağan, dikkuyruk, angıt, uzunbacak, kılıçgaga, akça cılıbıt bulunur. Kışın göl çoğunlukla donar, lakin bazen önemli sayıda sakarca görülebilir. Üreyen diğer türler arasında kara boyunlu batağan, bataklık kırlangıcı, kaşıkçı, uzunbacak, ince gagalı martı ve karabaş martı sayılabilir. Ördekler çoğunlukla güneydeki tatlı su bölümünde kuluçkaya yatarken, martı ve sumrular kalabalık koloniler halinde adaları seçer.

Düden Gölü, nesli dünya çapında tehlikede olan dikkuyrukların Türkiye’deki en önemli üreme noktasıdır. Göl, göç dönemlerinde kıyı kuşları için de önemli bir konaklama noktasıdır.

Flora: Göldeki dokuz adanın geneli ilkbahar aylarındaki yağışlarla birlikte otlarla kaplanır. Düden Gölü, kuru tarım yapılan tarlalar ve çıplak bozkırlarla çevrilidir. Kuzey kıyılarında, yer yer büyükbaş hayvan otlatılan ıslak çayırlar bulunmaktadır. Göl çevresindeki bozkırlarda ve ıslak çayırlıklarda hayvanlar otlatılır. Düden Gölü, Ankara’daki kuş gözlemcileri için önemli bir gözlem yeridir. Düden Gölü'nün tanınması için Kulu Belediyesi her yıl festival düzenlemektedir.

Düden Gölü, 1992'da SİT Alanı ilan edilmiştir. Göl için en önemli tehdit, göldeki su seviyesinin düşmesidir. Konya Kapalı Havzası’ndaki yeraltı ve yer üstü kaynaklarının sulama amaçlı aşırı tüketimi son yıllarda Düden Gölü’nü de etkilemeye başlamıştır. 2006'daki yoğun kar yağışına rağmen Düden Gölü, neredeyse tamamen kurumuştur. Su seviyesinin düşmesi neticesi adalar birbirine bağlanmış ve kuşların üremesi durmuştur.

Kulu ilçesinin arıtılmamış atıkları ve çöpleri göle dökülen Kulu Deresi’ne atılmaktadır. Gölün turistik önemini artırmak maksadıyla göle ulaşan yolları geliştirmek, göl çevresinde bir yol açarak ağaçlandırma yapmak ve kuş gözlem kuleleri yapmak istenmektedir. Bu girişimlerin, kıyıya oldukça yakın olan adalarda üreyen sumru ve martı kolonilerini ve tatlı su bölümünde üreyen ördekleri negatif yönde etkileyeceği aşikardır. Düden Gölü çevresindeki tarım alanlarında sağlıklı metotlar kullanılmadığı için rüzgar erozyonu meydana gelmektedir. Yasa dışı avcılık, alandaki biyolojik çeşitliliği tehdit eden önemli bir problemdir.

]]>
Ladoga Gölü https://www.goller.gen.tr/ladoga-golu.html Sat, 13 Oct 2018 17:19:58 +0000 Ladoga gölü, Rusya toprakları içerisinde, Leningrad Eyaleti (Petersburg) sınırları içerisinde yer alır. Rusya'da Avrupa bölümünde bulunan göldür. Avrupa'nın en büyük tatlı su gölüdür. Dünyanın ise 15. büyük gölü ol Ladoga gölü, Rusya toprakları içerisinde, Leningrad Eyaleti (Petersburg) sınırları içerisinde yer alır. Rusya'da Avrupa bölümünde bulunan göldür. Avrupa'nın en büyük tatlı su gölüdür. Dünyanın ise 15. büyük gölü olmaktadır. 

Ladoga gölü yeryüzü özellikleri

Yüzölçümü 18.135 kilometre karedir. Uzunluğu 210 km, genişliği 130 km, en derin yeri 225 metre, deniz düzeyinden yüksekliği 4 metredir. Finlandiya sınırına yaklaşık 50 km uzaklıkta bulunup, St. Petersburg yakınlarındadır. St. Petersburg'un kuzeydoğusunda bulunur. Baltık denizi kıyılarında buzullarla kaplı alanda yer alan göl, 70'e yakın ırmakla beslenmektedir. Volkov Sias, Svir Ladoga Gölü'ne dökülen ırmakların en önemlileridir. Neva ırmağı; gölün fazla sularını Finlandiya Körfezine boşaltır. Kuzey kıyıları çok girintili çıkıntılı ve kayalıktır. Kıyı boyunca çık sayıda olmak üzere adacıklar sıralanmaktadır. Gölün içinde toplam yüzölçümleri 435 kilometre kareyi bulan 660 adacık bulunur. Ladoga Gölü, bölgeye özgü Ladoga foku adı verilen canlının doğal yaşam alanıdır. Ladoga Gölü'nde balık çeşitleri çok fazladır. Bu sebepten dolayı balıkçılık bakımından zengin bir göldür.

Ladoga gölü ulaşım

Mayıs-Ekim dönemi dışında, Ladoga Gölü'nün kuzey bölümü 4-5 ay, güney bölümü 2-3 ay olmak üzere buz tutmaktadır. Ladoga gölü zengin bir balık ve su ürünleri kaynağıdır. Neva ırmağı ile Baltık denizine, bir kanalla yakınında ki Onega Gölü ve Beyaz Deniz'e Volga ırmağı ile Karadeniz'e bağlantısı bulunması, gölün ulaşım açısından önemini arttırmaktadır. Çevresinde yerleşim alanları bulunur. Neva ırmağı ağzında bir liman kenti Petrokrepost, kuzey kıyısında Serdobol, batı kıyısında ve St. Petersburg' un kuzeyinde Priozersk başlıca yerleşim merkezleridir. Finlandiya- SSCB savaşı öncesinde gölün kuzey bölümü Finlandiya'nın elinde bulunmaktaydı. 1947'de imzalanmış olan barış antlaşmasından sonra Ladoga Gölü tümüyle Rusya' ya geçti.
]]>
Baraj Gölleri https://www.goller.gen.tr/baraj-golleri.html Sun, 14 Oct 2018 04:21:51 +0000 Baraj Gölleri, baraj önüne çekilen setin ardında suların birikmesiyle oluşan yapay göle verilen addır. Bu yapay göller, akarsu vadisinin sular altında kalmasına yol açar. Bu göllerin kapladığı alan, barajın yapılı
Baraj Gölleri, baraj önüne çekilen setin ardında suların birikmesiyle oluşan yapay göle verilen addır. Bu yapay göller, akarsu vadisinin sular altında kalmasına yol açar. Bu göllerin kapladığı alan, barajın yapılış amacına göre değişiklik göstermektedir. 

Türkiye’deki Baraj Gölleri

Türkiye’de birçok baraj gölü mevcuttur. Bu baraj gölleri hem elektrik hem de tarım alanlarının su ihtiyacını karşılamaktadır. Bir akarsu üzerinde tek bir baraj mevcut olabildiği gibi birkaç tane de olması mümkündür. Türkiye’nin en büyük baraj gölleri yine en büyük akarsuları üzerinde kurulmuştur. Bu baraj gölleri hem bölge halkının hem de tüm Türkiye’nin ihtiyacı olan su ve elektriği karşılamaktadır. Türkiye’deki akarsular üzerine oluşturulmuş baraj göllerinin listesi;
  • Fırat üzerinde; Keban, Özlüce, Karakaya, Atatürk (Türkiye'nin en büyük barajı) 
  • Dicle üzerinde; Kralkızı, Hancağız, Ilısu, Batman, Dicle, Devegeçidi 
  • Seyhan üzerinde; Seyhan ve Çatalan 
  • Aras üzerinde; Arpaçay 
  • Ceyhan üzerinde; Sır, Aslantaş, Menzelet, Kartalkaya 
  • Manavgat üzerinde; Oymapınar
  • Yeşilırmak üzerinde; Almus, Hasan Uğurlu, Suat Uğurlu ve Kılıçkaya barajları 
  • Tarsus çayı üzerinde; Berdan, Kadıncık 1-2 
  • Sakarya üzerinde; Porsuk, Bayındır, Sarıyar (Hasan Polatkan) Gökçekaya, Kurtboğazı, 
  • Gediz üzerinde; Demirköprü ,
  • Simav Çayı üzerinde; Çaygören barajı
  • Büyük Menderes üzerinde; Kemer ve Adıgüzel, 
  • Kızılırmak üzerinde; Hirfanlı, Derbent, Kesikköprü, Altınkaya, Kapulukaya, Çubuk 1-2 
  • Botan Çayı üzerinde; Alkumru Barajı
Atatürk Baraj Gölü

Atatürk Barajı, Türkiye’nin en büyük yapay gölüdür. Barajda meydana gelen göl alanı 817 kilometrekaredir. Adıyaman ve Şanlıurfa illeri arasında, Fırat Nehri üzerinde kurulu olup, enerji ve sulama amaçlıdır. Atatürk Baraj Gölü, hacmi bakımından dünyanın en büyük 6. Baraj gölü durumundadır. Hidroelektrik Santrali de, dünyada halen yapımı süren santraller arasında 3., inşa edilmiş santraller arasında da 5. sıradadır. Aynı zamanda Avrupa'nın ve Türkiye'nin en büyük baraj gölüdür. İstanbul'un yıllık su ihtiyacını 5 günde sağlayabilecek seviyededir.

Keban Baraj Gölü

Keban Baraj Gölü Türkiye’nin en büyük 2. yapay gölüdür. 675 km2’lik alanıyla doğal göller arasında 3.sırada yer alır. Baraj Gölünün Murat vadisi boyunca uzunluğu 125 km.dir. Genişliği yer yer değişmektedir. Enerji açısından Türkiye’nin ilk büyük yatırımlarındandır ve 1965 yılında yapımına başlanmıştır. 1974 yılında kurulduğunda Türkiye’de üretilen elektriğin %20 sini tek başına karşılayan santral şu an tüketilen toplam elektriğin % 8’ini karşılamaktadır. 
Keban barajının yapımı sonrasında 64.100 hektar büyüklüğünde bir baraj gölü meydana gelmiştir. Bu baraj gölü bölgenin su ihtiyacını fazlasıyla karşılamaktadır. Oluşan gölün etrafında Elazığ ve çevre illerin halkının faydalandığı eğlence ve mesire yerleri mevcuttur. 

]]>
Dünyanın En Büyük Gölü https://www.goller.gen.tr/dunyanin-en-buyuk-golu.html Sun, 14 Oct 2018 23:10:48 +0000 Dünyanın En Büyük Gölü, Hazar Denizi; Adını Hazar Kağanlığından alan. Güneydoğu Avrupa ve güneybatı Asya’da bulnan ve dünyanın en büyük tuzlu su gölüdür. Hem deniz, hem de göl özelliklerini taşımaktadır Dünyanın En Büyük Gölü, Hazar Denizi; Adını Hazar Kağanlığından alan. Güneydoğu Avrupa ve güneybatı Asya’da bulnan ve dünyanın en büyük tuzlu su gölüdür. Hem deniz, hem de göl özelliklerini taşımaktadır. Tektonik göllere örnektir. Eski adları latince de Caspium Mare, Hyrcanium Mare ve Rusçada Kaspiyskoye More. Hazar Denizi doğuda Türkmenistan, batıda Azerbaycan ve Rusya, kuzeydoğu Kazakistan, güneyde ise İran toprakları ile çevrelenmiştir. Genişliği 210-436, uzunluğu 1210 kilometredir. Okyanuslar ya da denizlerle bağlantısı yoktur. Bu nedenle su seviyesi sürekli değişmektedir. 1930 ile 1957 yılları arasında denizin seviyesi normalden 26 m alçaldı. Bunun sonucu kapladığı alan 53.300 km² azalarak 371.000 km²’ye düştü. Su seviyesinin deniz seviyesin altına düşme nedeni, buharlaşma artarken yağışların az olmasıdır. Diğer bir etkende denize dökülen suların % 80’ini sağlayan İdil (Volga) Nehriinin sulama ve endüstride kullanılmasıdır. Kuzey kesimi sığdır. En derin yeri 1025 m olup, güneydedir. Suyu tuzludur, Tuzluluk oranı %0,13-1,2'dir. Sülfat oranı da yüksektir. Doğu kıyılarındaki geniş sığ bölgelerde sodyum sülfat yatakları bulunmaktadır. Hazar Denizi kış ayları hariç ana ulaşım güzergâhıdır. Kuzeydeki sığ kesim kış ayları boyunca donar. Buradaki önemli limanlar Krasnovodsk, Bakü ve Volga Nehri deltasında Astrakhan’dır. İran'a ait kısımda en önemli liman Bender Şah’tır.

Fiziki Özellikleri ve Hidrolojisi (Su bilim); Dünyanın en büyük gölü olan, Hazar Denizinde, Arkeologların yaptığı araştırmaların sonucu Karadeniz ve Aral Denizinin (antik Tetis Okyanusu) kalıntısı olarak tahmini 5,5 milyon yıl önce tektonik yükselmeler ve deniz seviyesindeki düşüşlerden etkilenmesi sonucu oluşmuştur. Genişliği 210-436 Km, uzunluğu ise 1210 Km'dir. Açık denizlerle bağlantısı yoktur. Bu yüzden de su seviyesi devamlı değişir. Bunun sonucu kapladığı alan 53.300 km² azalarak 371.000 km²’ye düştü. En derin yeri 1025 m olup, güneydedir. Hazar denizi de diğer yeryüzündeki bütün göller gibi bazı ortak özelliklere sahiptir. Ama diğer göller gibi bir tatlı su gölü olmamasına rağmen, fakat coğrafi g olarak dünyanın en büyük gölü kabul edilmiştir. Yaklaşık 5.5 milyon yıl önce, var olan Tetis Okyanusunun bir parçasıymış. Ancak tektonik hareketler sonucunda iç Deniz özelliğini almıştır. Volga Nehri ve Ural Nehri Hazar Denizi’ne akar, denizin doğal bir çıkışı olmadığı halde buharlaşarak. Hazar Denizinin su seviyesinde düşüşler olmaktadır ve hatta bazı zamanlarda düşüş hızlanmıştır. 1930-1957 yılları arasında denizin seviyesi normalden 26 m düşmüştür. Bunun nedeni buharlaşma artarken yağışlarda azalmasıdır. 1977-1995 yılları arasında 3 m yükselme olmuştur. 

Kıyısı Olan Ülkeler; Hazar Denizi’nde, Türkmenistan kıyısında Kalpin, Kuları, Çeleken, Koğurçı, Aşur Ada, Azerbaycan kıyısında Pir Allani (artem), Nogaras, Kum Zire, Taş Zire, Bakü Adası, Sarı, Dağıstan kıyısında Çeçen Adaları vardır. Bunlardan Çeleken ve Artem adasında petrol üretilmektedir.

Nehirler ve Adalar; Hazar Denizi’ne dökülen belli başlı ırmaklar ise, doğuda Etrek, batıda Kuma, Terek, Sulak, Samur, Kur, Astara Çayı, Kuzeyde İdil, Emba ve Ural, güneyde ise Kızıl Ören Irmağının Gılan ve Sefidrüd kollarınehirleridir. Bu Dünyanın en büyük gölü içerisinde ayrıca yaklaşık irili ufaklı 50 ada bulunmaktadır. Ayrıca birde yarım adaya (Abşeron) kıyısı vardır.
]]>
Nyasa Gölü https://www.goller.gen.tr/nyasa-golu.html Mon, 15 Oct 2018 01:45:25 +0000 Nyasa Gölü, diğer adıyla Malavi Gölü 560 km uzunluğunda ve 80 km genişliğinde Büyük Rift Vadisinin en büyük göllerinden biridir. Bu gölün derinliği 704 metredir. Yüzölçümü 29.604 km2 olan Nyasa Gölü'nde dünyanın başk Nyasa Gölü, diğer adıyla Malavi Gölü 560 km uzunluğunda ve 80 km genişliğinde Büyük Rift Vadisinin en büyük göllerinden biridir. Bu gölün derinliği 704 metredir. Yüzölçümü 29.604 km2 olan Nyasa Gölü'nde dünyanın başka hiçbir gölünde bulunmayan canlılar yaşamaktadır. Yeryüzünün dokuzuncu büyük gölüdür. Tanzanya, Malavi ve Mozambik, Nyasa Gölü'ne kıyısı olan ülkelerdir.

Nyasa Gölü Coğrafyası

Nyasa Gölü'nün güney kısımlarında geniş ve güzel plajlar vardır. Kuzeye doğru gidildikçe ise kıyılar dikleşir. Tamamen kuzeyde bulunan Tanzanya bölümünde Livingstone Dağları vardır. Bu dağların 2500 metre yüksekliğe ulaşan dik duvarları gölün hemen yanında yükselir. Nyasa Gölü'nün bu kısmında çok şiddetli rüzgarlar, ayrıca yüksek ve tehlikeli dalgalar meydana gelir. Karşı tarafta bulunan Malavi kısmında, Karonga ve Chilumb ve Nkhata Bay arası oldukça diktir.

Nyasa Gölü Ulaşım

Nyasa Gölü'nde yolcu ve yük taşımacılığı yapılmaktadır. Bu taşımacılıklar MS Ilala denilen motorlu gemilerle yapılmaktadır. Güneyden kuzeye Monkey Bay, Chipoka, Makanjila, Nkhotakota, Nkhata Bay, Mphand Port ve Karonga şehrinde Kambwe isimli limanlar vardır. Monkey Bay ve Karonga arası gidiş dönüş 5 gün süren bir yolculuktur.

Nyasa Gölü Canlıları

Nyasa gölü suyu oldukça berraktır. Rüzgarsız zamanlarda gölün birçok metre derinliği görülebilmektedir. Bu sebep ile Nyasa Gölünde yaklaşık 1500 türde balık yaşamaktadır. Bu balıklar ekonomik amaçlı sadece gölün en güney kısmında avlanır. Balıkçılar oyma kayıklarla bu balıkları olta ile avlarlar fakat bu miktar ticareti yapılabilecek düzeyde değildir. Kıyıdan ağ sallama ile balıkçılık daha yaygındır fakat balıkların büyük olanları burada bulunmaz. Ayrıca Nyasa Göl'ünde Çiklit denilen ve akvaryumculuk ile uğraşanların büyük ilgisini çeken balık türleri de vardır. Malavi Çiklitleri Türkiye'de de bolca bulunan akvaryum balığı türlerindendir. Balık bakımından zengin olan gölde yeterli besini bulan timsahlar ve su aygırları da vardır. Ayrıca üzerinde yerleşim olmayan küçük adalarda piton yılanı ve varan denilen bir kertenkele cinsi gibi vahşi hayvanlar bulunur.
]]>
Çöl Gölü https://www.goller.gen.tr/col-golu.html Mon, 15 Oct 2018 11:07:42 +0000 Çöl gölü, Göl Ankara ili sınırları içerisinde olan yetmiş beş km, Ankara'nın güneyinde bulunan bir göldür. Haymana ve bala arasında on beş km büyüklüğünde olan göl suları acı olan bir göldür. Gölün denizden yükse Çöl gölü, Göl Ankara ili sınırları içerisinde olan yetmiş beş km, Ankara'nın güneyinde bulunan bir göldür. Haymana ve bala arasında on beş km büyüklüğünde olan göl suları acı olan bir göldür. Gölün denizden yüksekliği bin kırk beş metredir. Göl dereler ile beslenen ve sığ bir yapıda olan göl yazın kuruma ölçüsü yüksek olan bir göldür. Çalık düzü kapalı havzasının güneyinde olan göl yüz kırk yedi km büyüklüğünde ve burada bulunan çukuru dolduran vaziyette tuzlu ve sığ bir göl olma özelliğine sahiptir. Göl adını bulunduğu yerdeki özelliklerden ötürü ve yazın kurumaya yüz tutmasından ötürü almıştır. Gölün çevresinin az yağış almasından ötürü doğal bitki örtüsü bozkırdır. Genellikle bu yüzdende çevresinde hayvancılık yapılmaktadır. Göl çevresinde yılın değişik zamanlarında üreyerek oluşan ve yaşam alanları meydana getiren kuşlar arasında, çorak toygarı, turna, büyük cılıbıt, küçük kerkenez, sakarca, turna, gülen sumru toy, çamurcun, angıt, flamingo, uzunbacak, dikkuyruk, akça cılıbıt, kılıçgaga, kızkuşu gibi kuş çeşitleri bulunmaktadır. 

Çöl gölü, konumu bakımından birçok kuşa yuva olurken gölün civarında bulunan televizyon vericilerinden dolayı birçok kuş yaşamını yitirmektedir. Ayrıca gölün çekilen kısımları tarlaya dönüştürülerek değiştirilmesinde göl ile yaşanan sıkıntıların başında gelir. Gölün çevresinde yer alan Çeltek, Gölbek, Gülbağı, Altınçanak ve Köyşeri bulunmaktadır. 

Çöl gölü alan tanımı: Çöl gölü Ankara'nın güneyinde yer alır ve küçük bir havadan meydana gelir. tuzlu ve sığ bir öz

Çöl gölü fauna: Çöl gölünün alanı kuşlar çin çok önemli bir yere sahiptir. Üreme dönemlerinde büyük cılıbıt bu gölün alanları içerisinde üreyerek türlerini devam ettirir. Ayrıca angıt, sakaca ve çamurcun kuşları bu gölün etrafında kışlamaktadır. Ayrıca sarı lekeli zıpzıp kuşları da bu gölün etrafında üreyen kuş türlerinin arasında yer alır. Fakat bu kuş türünün nesli tehlike altında ve yok olma riski taşır. Kuş kelebek türlerindendir. 

Çöl gölü flora: Gölün alanın içerisinde güney ve kuzey uçlarında tuzcul alanlar bulunmaktadır. Geniş hasır otlu yatakları ve ıslak çayırlar gölün alanları içerisinde dikkat çeken diğer özelliklerindendir. Alanın kuzeyinde son derece iyi korunan ova bozkırları dahada kuzeyinde ise tepeler vardır ve kuru tarım alanlarından oluşur. Batısında ise stepler seyrek bir şekilde otsu bitki örtüsüne sahip meralar ile kaplıdır. Bu alanlarda tarım ve hayvancılık yapılmaktadır. Bozkır ova olan kesimlerinde büyük baş hayvancılık yapılırken, tepe bölümlerinde ise koyun otlatılır. Bölgede bulunan köylerde nüfusun azalmasından dolayı hayvancılı gitgide azalmıştır. Kuru olan yüksek kesimlerde arpa, mercimek, buğday ve nohut yetiştirilmektedir. Çöl gölünün etrafında bulunan alanın herhangi bir koruma statüsü yoktur. Çöl gölü alanında su düzeyinin düşmesi ile beraber doğal olan alan küçülür. Yerini tarıma bırakarak yeniden alan genişlemesi meydana getiremez. Alanın kuzeyinde yer alan TRT verisi bu bölgede üremeye çalışan kuşların yaşamlarına neden olması bile vericinin kaldırılması için yeterli bir gerekçe olarak görülmemiştir. Ayrıca Çöl gölü alanında yasa dışı avlanma aktif şekilde olduğundan buradaki kuşları bir çoğunun  nesli tükenme seviyelerine gelmeye başlamıştır. 
]]>
Elmalı Gölü https://www.goller.gen.tr/elmali-golu.html Mon, 15 Oct 2018 23:16:28 +0000 Elmalı Gölü, Avlan Gölü olarak bilinen ve Antalya ilinin Elmalı ilçesinde yer alan karstik oluşumlu doğal göldür. 1975-1980 yıllarında kurutulup 2001 yılında tekrar oluşturulmuş göldür. Gölün denizden yüksekliği 103 Elmalı Gölü, Avlan Gölü olarak bilinen ve Antalya ilinin Elmalı ilçesinde yer alan karstik oluşumlu doğal göldür. 1975-1980 yıllarında kurutulup 2001 yılında tekrar oluşturulmuş göldür. Gölün denizden yüksekliği 1030 m, doğal halindeki büyüklüğü ise 850 hektardır. Avlan (Elmalı) Gölü, Karagöl ile birlikte, 1030–1050 m yüksekliğindeki Elmalı polyesinde yer alır. Gölün bulunduğu alanın jeolojik yapısı kalkerlidir. Elmalı gölü Elmalı polyesinin en çukur alanında oluşmuştur.

Elmalı gölü bazı yıllarda kuruması sonucunda neler yapılabileceği tartışılmıştır. Ve bunun sonucunda Jeolog Dr. Hans Stark'ın 1951'deki raporuna dayanarak 1970 yılında bu göl kurutulmaya karar verilmişti.1975-1980 yılları arasında bir kanal açılarak göl suları Başgöz çayına akıtılarak göl kurumuştur. Gölün kurutulması beklenenin aksine birçok alanda tahribata ve zarar neden olmuştur. Kurutulan göl alanında tarlası olan vatandaşlarda dahil olmak üzere Elmalı ilçesindeki köylülerin topladığı imzalar sonucunda gölün yeniden canlandırılması kararı verilmiştir. 2001 yılında ise göl kapakları kapatılarak su toplamaya başlamıştır. Elmalı gölü eski haline döndükten sonra göle sazan bırakılmıştır.

Gölün kurutulması sırasında oluşan zararlar
  • Kurutulmadan önce 5-6 metreden yeraltı suyu çıkartılabilirken, kurutulma ile 70-80 metreden bile zor yeraltı suyu bulunabilmektedir. Bu da tarımı olumsuz yönde etkilemektedir.
  • Kurutmadan önce 807 mm olan yağış, kurutmadan sonra 439 mm’ye kadar düşmüştür. Göl yeniden oluşturulduktan sonra bile ancak 519 mm'ye çıkabilmiştir.
  • Buna bağlı olarak yağış ve nemin azalması doğal bitki örtüsüne zarar vermiştir.
  • Kırağının görülme dönemleri uzamış, kırağılı gün sayısı ortalama 63,4' ten 71,7' ye yükselmiştir.
  • Saka, İbibik, Kraz kuşu, diğer ötücü kuşlar gibi su kuşları kurutmadan sonra az görülmesi, kurutulduktan sonra ekosistemin kendini yenileyemediğini düşündürmektedir.
  • İlçeye adını veren ve simge halinde gelmiş olan elma bahçeleri sulama yapılamadığı için yok olmuş ve bu durum bölge ekonomisini çok olumsuz etkilemiştir.
  • Yetiştirilen tarım ürünlerinden arpa, buğday, nohutta önemli verim düşüşleri yaşanmıştır.
  • Göçmen kuşların göç esnasında konak yerlerinden biri olan Elmalı’da beslenerek popülasyonunu kontrol ettiği, Sadir Yaprak Kelebeği çoğalmış bu durum sedir ağaçlarında kurumalara neden olmuştur.
  • Göl kurutulunca ortasından geçirilen Elmalı-Finike yolu, göl geri doldurulduktan sonra uzun zaman kullanılmaya devam etmiştir.
  • Hayat şartlarının ve geçimin zorlaştığı Elmalı ve çevresi başka bölgelere göç vermiştir.

]]>
Erçek Gölü https://www.goller.gen.tr/ercek-golu.html Tue, 16 Oct 2018 14:58:56 +0000 Erçek Gölü, Doğu Anadolu Bölgesinde bulunan ve Van Gölü'nün doğusunda olan bir göldür. Lavların yığılması ile oluşmuş bir volkanik set gölüdür. Son yapılan araştırmalarda göl çevresinde volkan setine rastlanmadığın Erçek Gölü, Doğu Anadolu Bölgesinde bulunan ve Van Gölü'nün doğusunda olan bir göldür. Lavların yığılması ile oluşmuş bir volkanik set gölüdür. Son yapılan araştırmalarda göl çevresinde volkan setine rastlanmadığından gölün havzasının D-B yönlü faylarla, göl çanağının 
K-G yönlü fayların etkisi ile oluştuğu ortaya konmuştur. Bu koşullar altında Erçek Gölü'nün genç bir tektonik göl olduğu kabul edilmektedir..

Erçek Gölü Nerededir

Erçek gölü Van Gölü'nün 30 km doğusunda yer almaktadır. Yüzey alanı 114 km2, rakımı ise 1808.32 m'dir. Van gölü havzasında 114 km2'lik yüzölçümü ile Van Gölü'nden sonraki en büyük göldür. En derin yeri 40 metre olan Erçek Gölü'nün ortalama derinliği 18.45 metredir. Gölü besleyen tek akarsu gölün doğusundan dökülen Memedik Deresi'dir. 

Erçek Gölü Özellikleri

Erçek gölü'nün suyu tuzlu ve sodalıdır. Suyu alkali özelliğe sahiptir ve Ph değeri 9.40 ila 10.75 arasında değişmektedir. Erçek Gölü'nde doğal olark hiçbir balık türü yaşamamaktadır. 1985 yılında Van Gölü'nden alınan inci kefalı yavruları yurtlandırılmış ve bu işlem 1992 yılına kadar tekrarlanarak devam ettirilmiştir. 3 adet kooperatif kurularak balıkçılık teşvik edilmesine rağmen, kooperatiflerin üreme dönemi balıkçılığında ısrar etmesi bu çabaları boşa çıkarmış ve dolayısı ile halen profesyonel balıkçılık yapılamamaktadır. Erçek gölü Van Gölü havzasında önemli bir yere sahip olmasına rağmen inci kefali çalışması harici herhangi çalışma yapılmamıştır. Türkiye de bulunan 453 kuş türünün yarısı Erçek Gölü Havzasında varlığını sürdürmektedir. Bir çok kuş türünün barındığı sadece yerel türler değil ayrıca Flamingolar gibi göçmen kuşların da konaklama ve üreme alanı olan zengin bir doğal ortam ve doğal bir kuş cennetidir. Erçek Gölü ulusal ve uluslararası sınıflandırmalarda önemli kuş alanları arasında ''B'' sınıfı sulak alanlar arasındadır ki bu da genelde nesli tükenmekte olan kuşların barındığı alanlardır. Bu özellik kuş turizmi açısından oldukça avantajlı bir konum sağlamaktadır.
]]>
Aygır Gölü https://www.goller.gen.tr/aygir-golu.html Wed, 17 Oct 2018 13:30:27 +0000 Aygır Gölü, Kars’a 13 km. mesafede oldukça büyük bir göl. Kars–göle Karayolu üzerinde olup, Susuz’un yaklaşık 20 kilometre batısında yer alır. Yaz aylarında da mesire yeri olarak kullanılır. Tatlı su gölü Aygır Gölü, Kars’a 13 km. mesafede oldukça büyük bir göl. Kars–göle Karayolu üzerinde olup, Susuz’un yaklaşık 20 kilometre batısında yer alır. Yaz aylarında da mesire yeri olarak kullanılır. Tatlı su gölü olan Aygır gölünün bu ismi neden aldığı bilinmiyor. Yörede zaman zaman gölden at kişnemeleri seslerinin geldiği şeklinde efsaneler anlatılıyor. Eğimi dik yamaçlar ile çevrilmiştir, derinliği hızla artmaktadır. Göl dipten dört ayrı kaynaktan beslenir ve de mevsimlere göre iki metre kadar alçalıp yükselmektedir. Zengin bir balık çeşitliliğine sahip olan göl, yalnızca Kuzeydoğu Anadolu’daki yüksek rakımlı derin göllerinde üreyen Kadife türü Ördeklerin de toplanma noktasıdır. Bilhassa üreme dönemi sonrasına yüksek sayılarda Kadife Ördek barındırmaktadır.

Bu Aygır Gölü’nün kendisi gibi büyük bir göl olan Çıldır Gölüne mesafesi 50 kilo metredir. Aygır Gölü de Çalı Gölü gibi volkanik kayaçlar üzerinde oluşan bir lav set gölü özelliği taşıyor. Zemininde tatlı su kaynakları bulunmakta olan Aygır Gölü, baharda eriyen karlarla su hacmini yükseltiyor. Aygır Gölünün su potansiyeli oldukça yüksek.

Aygır Gölü Hayvan ve Bitki Varlığı

Önemli bir doğa bölgesi olan Aygır gölü, büyükçe bir göl ile çevresindeki platolardan oluşmaktadır. Yabani kuşlara ev sahipliği yapıyor ise de sulak alan özelliği zayıftır. Kadife ördeğin üreme alanı olan Aygır Gölü, oldukça zengin bir balık potansiyeline sahiptir. Aygır gölünün çevresindeki tepeler oldukça diktir. Gölün derinliği kıyıdan itibaren hızla artmaktadır. Bu yüzden yamaçlarındaki bitki çeşitliliği de fazla değil. Yer yer saz ve hasır otu grupları görülüyor ise de çevresindeki sulak alan eko sistemi zayıf; yüksek dağ çayırları daha da çok ön plana çıkıyor. Bu durum alandaki kuş ve bitki çeşitliliğini etkilemektedir.

Fauna: 13 tür sürüngen, 5 balık türü, 2 tür çift yaşamlılar, 9 tür memeli ve 76 tür kuş tespit edilmiştir. Alanın en önemli kuş türü ise kadife ördektir.

Flora: 233 bitki türü tespit edilmekle birlikte bunlardan 7 türü endemiktir.

Alan ve Civarındaki Aktiviteler: Aygır Gölünün çevresinde hayvancılık oldukça yaygındır. Hayvanların su ihtiyacı gölden karşılanmaktadır. Yaz aylarında piknik alanı olarak da kullanılmaktadır. Gölde ağırlıklı olarak olta balıkçılığı da yapılmaktadır. Aygır Gölü, yüzme aktivitelerine de elverişli durumdadır.

Koruma ve Yönetim:
Yönetim planı bulunmamakta olan Aygır Gölü koruma statüsüne kavuşması için çalışma başlatılmış durumdadır.

Başlıca Tehdit ve Sorunlar: Gölde kirlenme yoktur. Olta balıkçılığının da göle zararı yoktur. En önemli tehdidi, kaçak avcılık oluşturmaktadır.

]]>
Eyre Gölü https://www.goller.gen.tr/eyre-golu.html Wed, 17 Oct 2018 17:15:31 +0000 Eyre Gölü, Tamamen dolu olduğu zaman Avustralya'nın en büyük gölü olan Eyre Gölü Avustralya'nın en alçak noktasında yer alır. Deniz seviyesinin 15 metre kadar altında bulunan bu göl, Orta Avustralya'nın çöllerin ortasında Eyre Gölü, Tamamen dolu olduğu zaman Avustralya'nın en büyük gölü olan Eyre Gölü Avustralya'nın en alçak noktasında yer alır. Deniz seviyesinin 15 metre kadar altında bulunan bu göl, Orta Avustralya'nın çöllerin ortasında bulunur. İsmini bu gülü ilk gören kişi olan Avrupalı Edvard John Eyre den almış olan bu gölün alçak olan bölümlerinde bu bölgeye has bir toz tabakası yer alır. En kurak geçen dönemlerde dahi Eyre Gölünün kaplamış olduğu alanlarda gölcükler şeklinde su birikintileri yer alır. Kapalı bir havza olan bu göl en büyük su kaybını ise, buharlaşma nedeniyle yaşar. Çoğunlukla her 3 yılda 1.5 metre, her 10 yılda ise 4 metre 100 yılda birkaç defa doluluk gösteren Eyre Gölünün doluluk gösterdiği yaz mevsiminden sonra sularının büyük bir kısmında buharlaşma meydana gelir. Yüz ölçümü 8.880 km2 ve suyu tuzlu olan Bu göl oldukça geniş  bir göldür. Derinliği 2-4 metre arasında değişir. buharlaşma nedeniyle kuzey topraklardan ve Queensland dan gelen akarsuların çamurlu sularını yitirir. Etrafında yerleşim alanı bulunmayan Eyre Gölü tam dolu olduğu zamanlarda birçok kuş türü için büyük bir yaşam alanı oluşturur.

Eyre Gölü tarihi, 1839 tarihinde Edvvard John Eyre kuzeyden güneye doğru kıtaya geçmek isteyen ilk Avrupalı olmak istemesi üzerine 25 yaşında iken Avustralya doğru yola çıkmıştır. Avrupalı öncüler o dönemlerde Orta Avustralya'daki göller ve geniş bir iç deniz hakkında spekülasyonlar ortaya atmışlardı. Birçok öncü iç bölgelere doğru akan nehirlerin hangi kısımlara aktığını merak ederek bu konuda araştırma yapıyorlardı. Kıyıların büyük bir çoğunluğu 1930 yıllarında haritaya geçirilmişti, fakat iç bölgeleri aborjinler haricinde bilen hiç kimse bulunmamaktaydı. Ancak Edward Eyre Flinders sıra dağlarının geçti ve daha sonra at nalı şekline benzeyen oldukça büyük ve geniş geçit vermeyen bir tuz gölü ile karşı karşıya geldi ve bu durumda geri dönmek zorunda kaldı. 1840 tarihinde ise Avrupalı bu öncü yine aynı girişimde bulunarak amacına ulaştı ve bugün ismini almış olduğu göle ilk ulaşan kişi oldu. 

Bugün kuru olmasına rağmen oldukça tehlikeli ve balçık zeminli olmasından dolayı daha ileri gidemedi. Birçok kaşif Edvvard Eyre gibi deneyimlerde bulundu. En son 1922 tarihinde Gerard Halligan bu büyük gölü havadan geçerek kuzeyde bulunan bir göl olduğunu keşfetti. Bu keşiften sonraki yıl Eyre Gölüne bu defa karadan giden Halligan, gölün buharlaşmasından dolayı sadece bir botun yüzeceği kadar küçük olan bir gölet ile karşı karşıya geldi. Günümüzde bu gölün 8-10 yılda bir Avustralya'nın en büyük gölü haline geldiği bilinen bir gerçektir. Bu döngü 20 bin yıl kadar devam ediyor. Ancak nadir de olsa 2 yıl arka arkaya yağan sağanak yağmurlar 1. yılda toprağın doymasını sağlayarak 2. yıl yağışların yukarıdan aşağıya inmesi esnasında toprak tarafından daha az emildiği için Eyre Gölü tam olarak dolu haline gelebiliyor.
]]>
Titreyengöl https://www.goller.gen.tr/titreyengol.html Thu, 18 Oct 2018 06:16:06 +0000 Titreyengöl, Türkiye'nin turizm cenneti olarak sayılan Antalya'nın Manavgat ilçesinin Sorgun beldesinde bulunan Titreyen Göl yaklaşık 3000 metrekarelik alana sahip olmaktadır. Titreyengöl içerisinde toplamda 220 ayrı tesis yer alma Titreyengöl, Türkiye'nin turizm cenneti olarak sayılan Antalya'nın Manavgat ilçesinin Sorgun beldesinde bulunan Titreyen Göl yaklaşık 3000 metrekarelik alana sahip olmaktadır. Titreyengöl içerisinde toplamda 220 ayrı tesis yer almaktadır. Bu tesislerde 18000 yatak kapasitesine sahip olmaktadır. Titreyengöl gerçekten ismini titreyen bir hissi olmasından dolayı almıştır. Özellikle deniz çok yakın bir mesafede yer alan titreyengöl Antalya'ya gelen pek çok yabancı ve yerli turist tarafından en çok gezilen turistik yerlerden birisidir. Eğer sizlerde yeşil doğayı, güneşi ve denizi seviyorsanız seçilebilecek muhteşem bir mekan yeri de Titreyengöldür. Titreyengöl ayrıca Manavgat çayının diğer kollarından bir tanesidir. Titreyengöl özellikle denize dökülmeden önce oldukça geniş bir alana sahip olmaktadır.  Titreyengölün içerisinde karabataktan pekin ördeğine kadar farklı türlerde pek çok kuş bulunmaktadır. Ayrıca titreyengölün çok ilginç de bir hikayesi bulunmaktadır. Ayrıca rüzgarın etkisi ile de gölün üzerinde suyun titrediğiniz gözünüz ile rahatlıkla görebilirsiniz. 

Titreyengöl Efsane Hikayesi, anlatılan efsaneye göre Titreyengölün çok yakınlarında yaşayan bir balıkçı varmış. Bu balıkçı gölün üzerinde yaşayan kuşları her zaman beslermiş. Gölün üzerindeki kuşlar ne vakit yaşlı balıkçıyı görseler hemen kanatlarını çırparak yaşlı balıkçının yanına doğru gelirlermiş. Ancak titreyengölde avlanan bazı balıkçılar gölde yaşayan ördekleri vurmuşlar. Bunu gören balıkçı hemen avcıların üzerine doğru yürümüş ve onları ördekleri avlamaktan vazgeçmelerini sağlamak istemiş. Ancak bu avcılar yaşlı balıkçıyı ittikten sonra gölün üzerine vurduktan sonra düşen ördekleri almaya çalışmışlar. Bunu gören kuşların hepsi birden kanatlarını çırpmaya başlamışlar ve büyük bir hortum oluşturmayı başarmışlar. Bu hortumu gören avcılar hemen titreyengölden kaçmışlar. Bu efsane yaşandıktan sonra göl devamlı olarak titremeye başlamış. Bu yörede yaşayan insanların gölün üzerindeki titremeyi görünce yaşlı balıkçıya kuşların ağlaması şeklinde yorumlamışlar. Böylelikle gölün ismi Titreyengöl olarak kalmış. 

Titreyengöl Ulaşımı Nasıldır Titreyengöle hem hava yolu hem de kara yolu ile kolaylıkla gidebileceğiniz gibi, aynı zamanda farklı tur firmalarının otobüsleri ile de bu muhteşem giderek keyfini çıkarmak mümkündür. Eğer araç ile gideceksiniz Antalya Side halk plajını takip ederek kolaylıkla Titreyengöle ulaşabilirsiniz. Ayrıca istediğiniz her mevsim titreyengöle gidebilirsiniz, özellikle her mevsimde farklı bir güzellikler ile gelen turistleri karşılamaktadır. 
]]>
Lugano Gölü https://www.goller.gen.tr/lugano-golu.html Thu, 18 Oct 2018 21:21:30 +0000 Lugano Gölü: orta kesimdeki % 63'lük bölümü (31 km²) İsviçre’ de Ticiano kantonunda, kuzeydoğu ve güneybatı uçları ise  İtalya’nın Lombardiya yönetim bölgesinde yer almaktadır. Lugano gölü, Maggiore ve  Lugano Gölü: orta kesimdeki % 63'lük bölümü (31 km²) İsviçre’ de Ticiano kantonunda, kuzeydoğu ve güneybatı uçları ise  İtalya’nın Lombardiya yönetim bölgesinde yer almaktadır. Lugano gölü, Maggiore ve Como gölleri arasında 49 kilometre karelik bir alanı kaplar. Gölün İsviçre toprakları ile çevrilmiş olan bir bölümünde İtalya'ya bir  eksklavı olan Campione d’Italia komünü yer alır.

Lugano Gölü Coğrafi Konumu: Deniz düzeyinden 271 m yükseklikte ve Alplerin, Ticiano ile Adda havzalarını ayıran uzantıları arasında bulunur. Batıya uzanan bir kolla San Salvatore adlı küçük burunla, neredeyse kopacak bir şekilde ana gövdeden ayrılır. Gölün en uzun yeri 35 kilometre, en geniş yeri 3.2 kilometre, en derin noktası 315 metre olan göl, dağlardan inen sayısız küçük akarsu ile beslenir. Suları ise, kısa bir nehir olan Tresa nehri aracılığıyla Maggiore gölüne boşalmaktadır. Lugano kentinin güneyinde bulunan Melide (İsviçre) ile doğu kıyı kesiminde Bissone (İtalya) arasında gölün son derece sığ olmasından faydalanılarak taştan büyük bir set yapılıp, üzerinden Sankt Gotthard demiryolu ve bir karayolu geçirilmiştir.

Ormanlarla kaplı olan lugano gölü kıyıları, Lugano Koyu çevresinin dışında, İtalyan Alplerindeki büyük göllere göre dik ve ıssızdır. Gölün Kuzeydoğu kıyısında ise sarp, kayalık dağlar bulunur. Göl kıyısındaki en önemli kent İsviçre'ye bağlı Lugano kentidir. Bu gölde yapılan balıkçılık faaliyetleri 1986 yılında İtalya ve İsviçre arasında yapılan bir anlaşma ile düzenlenmiş.

Lugano Gölünün İklimi: Lugano gölü ve şehrinin bulunduğu bölge okyanus tarzında hemen hemen (ıslak subtropik) iklimine yakın bir iklimi vardır. Bu iklime uygun şekilde kışları nispeten ılık ve yaz günleri ise sıcak ve ıslak geçmekte ve yılın her döneminde yağışlar bulunmakla birlikte, kışlar, yaza göre daha az yağışlı geçmektedir. Lugano şehrinin meteorolojik rasat istasyonu rakımı 273 metredir. Buradan yapılan gözlemlere göre yılın 103.3 günü ya yağmurlu ya da karlı geçiyor. Yıllık toplam yağış ortalaması 1545 mm dir. Lugano gölünün bulunduğu bölgede en kuru geçen ay Aralık ayı olup, aylık yağış ortalaması 5-6 gün içerisinde ortalama 63 mm' dir. En yağışlı ay ise Mayıs ayı olup, ortalama yağış miktarı 194 mm dir.


]]>
Seben Gölü https://www.goller.gen.tr/seben-golu.html Fri, 19 Oct 2018 03:31:58 +0000 Seben Gölü, Seben Bolu'nun bir ilçesidir. Batı karadeniz bölgesine girmekle beraber İç Anadolu'nun sınırı olan bolu il merkezinin 54 kilometre güneyinde bulunur ve elmasıyla meşhur olan bir yerdir. Seben gölü Seben ilçesinin m Seben Gölü, Seben Bolu'nun bir ilçesidir. Batı karadeniz bölgesine girmekle beraber İç Anadolu'nun sınırı olan bolu il merkezinin 54 kilometre güneyinde bulunur ve elmasıyla meşhur olan bir yerdir. Seben gölü Seben ilçesinin merkezine 20 kilometre uzaklıkta olup bolu merkeze 32 kilometre uzaklıkta yer almaktadır. Seben gölü adını bulunduğu Seben ilçesinden ve Seben ilçesinde orada bulunan Seben dağından aldığı söylenmektedir. Bolu'nun Seben ilçesinde tarım arazilerinin sulanması için 2006 da Seben gölünün yapımına başlanılmıştır. Seben gölünde 20 milyon metreküp su toplanmaktadır. Göl 8.5 kilometre çevre uzunluğuna sahiptir. 8 metre derinliği vardır.

Seben Gölü Özellikleri

Seben gölü etrafında bulunan yemyeşil çam ormanları ve yaylalarıyla Bolu'nun yeşil ve mavinin eşsiz güzelliğine sahip bir gölü daha olmuştur. Göle yakın mesafede bulunan tarihi mağaralar ve tarihi kaya evleri görülmeye değer. Seben çok eski bir yerleşim yeri olduğu için tarihten izler taşımaktadır. Hititlerden Osmanlı dönemine kadar birçok topluluklar burada yaşamıştır. Ayrıca Seben gölü karadeniz bölgesinin en büyük gölüdür. Abant gölünün 4 katı büyüklüğünde olan Seben gölü yapay bir göldür.Seben gölünde balıkçılıkta yapılmaktadır. Ülkemizin turizmi açısında büyük bir önem taşımaktadır. Ayrıca Seben gölü gezilmesi gereken tatil yapmak, dinlenmek, şehrin gürültüsünden kaçmak, doğa yürüyüşleri yapmak, kamp kurmak ya da ailenizle birlikte vakit geçirmek için tercih edilebilecek tatil beldeleri arasında yer almaktadır. 

Seben gölünün ortasında muhteşem bir cami bulunmaktadır. Bolu da 12 yıl önce çalışmalar sebebiyle gölün ortasında kalan cami için bir yol yapıldı. Orayı gezip görmek isteyen kişiler için Seben ilçesinde kütük evlerinden oluşan konaklama tesisleri bulunmaktadır. Seben gölünde kano ve bot turları düzenlenmekte ve balık tutma faaliyetleri de yapılmaktadır. Orada kolayca bu turlardan ve balık tutma faaliyetlerinden yararlanabilirsiniz.
]]>
İnle Gölü https://www.goller.gen.tr/inle-golu.html Fri, 19 Oct 2018 14:55:11 +0000 İnle Gölü, Myanmar'daki Shan Hills'in (Burma) bir parçası olan Shan Eyaleti, Taunggyi Bölgesi Nyaungshwe İlçesinde bulunan tatlı bir su gölüdür. İnle Gölünün tahmini yüz ölçümü 449 mil kare olan (116 km2) Mya İnle Gölü, Myanmar'daki Shan Hills'in (Burma) bir parçası olan Shan Eyaleti, Taunggyi Bölgesi Nyaungshwe İlçesinde bulunan tatlı bir su gölüdür. İnle Gölünün tahmini yüz ölçümü 449 mil kare olan (116 km2) Myanmar'ın en büyük ikinci gölüdür. Gölün kurak zamanlardaki ortalama su derinliği 7 fit (2.1 metre), en derin noktası ise 12 fit (3.7 metre) olmakla beraber yağışlı mevsimlerde bu derinlik 5 feet (1,5 metre) artabilmektedir. Gölün havza bölgesi, gölün kuzeyi ve batısına doğru uzanır. Göl, güney ucunda Nam Pilu veya Balu Chaung' dan akar. Kuzeybatı kıyısında ise bir kaplıca vardır.

İnle Gölünde Endemik Türler: çok fazla olmasa da bir dizi endemik tür içerir. Burada yaşayan yirmi çeşit salyangoz ile dokuz tür balık dünyanın başka hiçbir yerinde bulunmamaktadır. Bunlardan bazıları, gümüş mavi çapraz bantlı cüce danio ve İnle Gölü danio gibi bu türlerin akvaryum ticareti için ticari önemi vardır. İnle gölü Kasım, Aralık ve Ocak aylarında yaklaşık 20.000 kahverengi ve siyah başlı göçmen martılarına ev sahipliği yapar. Gölden en çok yakalanan balık türü yerel olarak bulunan Inle carp, Cyprinus intha’dır. Bu bölgenin en önemli balığıdır.

İnle Gölü Civarında İnsan Yaşamı: Göl civarındaki insan nüfusunun, yaklaşık yetmiş bini göle bitişik olan dört kentte, göl kıyısındaki sayısız küçük köyde ve gölde yaşıyor. Tüm göl alanı Nyaung Shwe kasabasında. Nüfus yoğunluğu ağırlıklı olarak Intha'dan oluşur, diğerleri ise Shan, Taungyo, Pa-O (Taungthu), Danu, Kayah, Danaw ve Bamar etnik grupların karışımıdır. Burada yaşayan nüfusun çoğu dindar Budisttir ve basit ahşap evlerde ve dikişler üzerine dokunmuş bambu evlerinde yaşarlar; Bunlar büyük ölçüde kendine yeterli çiftçidir. Göldeki ulaşımın çoğunluğu, küçük tekneler ya da tek silindirli motorlarla donatılmış daha büyük teknelerle yapılır. Yerel balıkçılar, bir bacağını arka tarafında bulundururken diğer bacağını küre etrafında dönme içeren farklı bir kürek stili uygulama ile tekneyi hareket ettirir. Bununla birlikte, bacakla kürek çekme stili yalnızca erkekler tarafından uygulanır. Kadınlar ise geleneksel tarzda kürekleri elleri ile tutarak kıç tarafında çapraz bacak oturarak çekerler.

İnle Gölü Turizmi: Bu gölü Ziyaret etmek için en iyi zaman Eylül ve Ekim aylarıdır. Bu ayların içinde yapılan ve yaklaşık olarak üç hafta süren Hpaung DawU Festival törenlerini yakından izlemek gerekir. Yöre halkı Inthas ve Shan, Budist törenini kutlamak için, geleneksel giysileriyle en iyi şekilde sergiliyor. İnle Gölü üzerinde yapılan geleneksel tekne yarışları, her teknede bir takımda Shan elbiseli düzinelerce bacak kürekçisi ile ünlü bir organizasyondur.

]]>
Ankara Mavi Göl https://www.goller.gen.tr/ankara-mavi-gol.html Fri, 19 Oct 2018 18:39:21 +0000 Ankara Mavi Göl, insanların faydalanabileceği 2 milyon 121 metrekarelik geniş bir kullanım alanıyla Kayaş yakınlarında bulunmaktadır. Bayındır Barajı'nın rehabilite edilmesi ile birlikte herkese piknik alanı ve eğlence merkezi Ankara Mavi Göl, insanların faydalanabileceği 2 milyon 121 metrekarelik geniş bir kullanım alanıyla Kayaş yakınlarında bulunmaktadır. Bayındır Barajı'nın rehabilite edilmesi ile birlikte herkese piknik alanı ve eğlence merkezi olarak açılmıştır. Mavi Göl, şehir merkezine 12 kilometre uzaklıktadır. Ankara'da denize hasret olanların göl kenarlarına ve mesire alanlarına akın ettikleri bir gerçektir. Her ne kadar denizle bir olmasa da deniz kenarında hissi veren Mavi Göl ilk akla gelenlerdendir. Ankaralıların özellikle hafta sonları piknik yaptığı ve eğlenip, dinlendikleri en gözde yerlerden biridir. Piknik, mangal, manzara, açık hava denilince akla ilk gelen yerlerdendir. Keyifli vakit geçirmelerini istediğiniz misafirlerinizi Mavi Göle götürmek iyi fikir olacaktır. Temiz havası, geniş piknik alanına sahip olması, spor yapma imkanının olması ve göze hitap eden tarafı da düşünülecek olursa Mavi Göl kesinlikle gitmeye değer bir yerdir. 

Ankara Mavi Göl Kullanım Alanı Özellikleri

Mavi Göl kullanım alanında piknik yapmak isteyenler için, 1800 piknik masası, 370 barbekü, 90 Mavi Göl manzaralı gölgelik, 60 çardak, 50 salıncak, seyir terasları, çay bahçeleri, tuvaletler ve çeşmeler bulunmaktadır. Ankara Mavi Göl'de çocuklarda göz önünde bulundurularak, 20 küçük, 2 büyük olmak üzere oyun grubu yerleştirilmiştir. Ayrıca 2 plastik ve 2 ahşap olmak üzere duba sistemli 4 iskele bulunmaktadır. Yelkenli teknelerin de olduğu Mavi Göl'de dileyen herkes can yeleği takmak kaydı ile deniz bisikletine binmektedir. Bir diğer iskelede ise, dileyen balık tutabilmektedir. Spor yapmak isteyenlerinde düşünüldüğü Mavi Göl'de, 4 kondisyon aleti, futbol, basketbol ve voleybol sahaları, bir golf sahası ve patika yürüyüş yolları da bulunmaktadır. 
Ankara Mavi Göl'de güneşin doğuşunu ve batışını resmetmek isteyen amatör ressamlar için Ressamlar Kordonu bulunmaktadır. Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından yerleştirilen 10-12 metre boylarında yolları ve gölü mavi ışık ile, ağaçları ise yeşil ışık ile aydınlatan 450 park direği bulunmaktadır. Mavi Göle eğlenceli vakit geçirmek ve dinlenmek amacı ile gelenlerin güvenliğini sağlamak açısından gün boyunca 4 atlı güvenlik görevlisi göl çevresinde tur atmaktadır. Kent merkezine yakınlığından dolayı ulaşım oldukça kolaydır. Mavi Göle özel arabaları ile gelenlerin kullanabilecekleri büyük bir otopark ve baraj içi küçük cep otoparkları bulunmaktadır.

Ankara Mavi Göle Nasıl Gidilir
Mavi Göl Kızılay'a yaklaşık olarak 13 kilometre mesafededir. Şahsınıza ait araç ile gidecekseniz, Samsun yolundan Kırıkkale'ye doğru giderken, Mamak'taki yeni kapıdan çıkınca, 5 kilometre ilerde yolun sağında bulunmaktadır. Toplu taşıma aracı ile Dikimevi veya Kızılay'dan 355 Kıbrıs Köyü otobüslerine binebilirsiniz. Dolmuş ile gidecekseniz, Ulus veya Mamak'tan Kayaş Otoban dolmuşlarına binerek yaklaşık yarım saat sonra Mavi Göl'de olabilirsiniz.
Ankara Mavi Göl, Ankara'da en çok tercih edilen merkezlerden biridir. Hem keyifli vakit geçirmek, hem dinlenmek, hem de spor yapmak için, özellikle hafta sonları herkesin gidebileceği Ankara'nın en gözde yerlerindendir.
]]>
Çavuşçu Gölü https://www.goller.gen.tr/cavuscu-golu.html Sat, 20 Oct 2018 06:24:48 +0000 Çavuşçu gölü, Ilgın gölü olarak da bilinen bu göl 27 km² lik alana sahip, etrafı sazlık ve bataklıklarla kaplı bir tatlı su gölüdür. Doğanhisar çayı, Çiğil deresi ve Bulcuk çayı ile beslenmektedir. Deniz seviyesi Çavuşçu gölü, Ilgın gölü olarak da bilinen bu göl 27 km² lik alana sahip, etrafı sazlık ve bataklıklarla kaplı bir tatlı su gölüdür. Doğanhisar çayı, Çiğil deresi ve Bulcuk çayı ile beslenmektedir. Deniz seviyesinden yüksekliği 1019 m ve derinliği ise 2–10 m arasındadır. Batısında Açık Ilıca adı verilen sıcak su kaynağı bulunmaktadır. Doğusunda kalan Yorazlar çeşmesi, halk tarafından şifalı su olarak da bilinmektedir. Kışın kar ve yağmur suları ile dolan göl alanı, yaz mevsiminde Atlantı ve Ilgın ovalarını suladığından çekilmektedir. Göl sularının çekildiği arazi de vatandaşlar tarafından ekiliyor. Gölün güneyindeki Şarampol tepe, göl seviyesinden 25 m yükseklikte bulunur. 1960 ve 1977 yıllarında kısmen ağaçlandırılmış ise de 2001 yılında ağaçlandırma çalışmaları daha ciddî bir şekilde yapılmıştır.  Çavuşçu gölü, Battal ve Çebişçi dereleri tarafından beslenen bir tatlı su gölü olarak bilinir. Kuzey ve güneyinde seddeler bulunmaktadır. Gölden su çıkışı DSİ tarafından kontrol altına alınarak sulak alan bir baraj gölüne dönüştürülmeye çalışılmıştır. Güneydeki gidenek ve batı kıyısındaki pompa istasyonu yoluyla su seviyesi kontrol ediliyor.

Çavuşçu gölü özellikleri

Geçmişteki doğal haliyle 5.000 km2 lik bir alanı kaplamaktaydı. Geniş sazlık alanlara sahipti ve kurak dönemlerde kuruma görülüyordu. Sadece su seviyesinin yüksek olduğu dönemlerde, güneyden çıkan suyla, önce doğudaki Atlantı Ovasına, oradan da Sakarya Nehri’ne boşalmaktaydı. 1960 yılı sonlarında Devlet Su İşleri seddeler inşa ederek, Çavuşçu gölünün güneyindeki Bulcuk, Eldes ve Tekke derelerini, Çavuşçu Gölü’ne akan Battal Deresi’ne bağladı. Derelerdeki su miktarı da üzerlerine kurulan göletlerle azaldı. Bugünkü gölün güney ve kuzeyindeki binlerce hektarlık sulak alan kurutularak tarım alanına dönüştürülmüştür. Eskiden Kurugöl olarak bilinen kuzeydeki bataklıklar da bu süreç sonunda ortadan kaybolmuştur. Seddelerin arasında bulunan bugünkü göl alanında su seviyesinin yüksek tutulması, göldeki sazlıkların ve bitki örtüsünün yok olmasına sebep olmuştur. Çavuşçu gölü, doğal bir göl olmaktan çıkarılarak bir baraj gölü haline getirilmiştir.

Son yıllarda yaşanan küresel ısınmanın etkisiyle yağışların azalması, bilinçsiz tarımsal sulama ve sulak alanların yeni tarım alanları için kurutulması gibi sebepler yüzünden Türkiye genelinde önemli oranda kullanılabilir suyunu kaybetmiştir. Göller ve sulak alanlar kuruyor, yeraltı suları metrelerce düşüş görülüyor ve barajlardaki sular azaldı. Suyun kaybedilmesi, ekonomik açıdan da büyük zararlara yol açmaktadır. Ülkenin birçok bölgesinde balık ve kamışa dayalı geçimini sağlayan birçok aile mecburi olarak meslek değiştiriyor veya göç ediyor. Sulak alan kaybı ve ekonomi açısından bakıldığında en fazla etkilenen bölge Konya ve çevresi olmuştur. Çavuşçu gölü de  tehlikeli sınırlarda bulunmaktadır. Ilgın ilçesinin en önemli sulak alanı olan Çavuşçu gölünde de son yıllarda tehlike sınırlarına dayanmış durumdadır. Atlantı ovası başta olmak üzere binlerce dekarın sulanmasında önemli görev üstlenen bu göl, kış ayları sonunda, kapasitesinin ancak dörtte biri oranında su kalmaktadır. Çavuşçu gölü bölgenin ekolojik sisteminde çok önemli bir yere sahip bir göldür. Balık çeşitleri ile çevresindeki ağaçlandırma ve bitki çeşitliliğinin artırılarak korunması ile sıcak su kaynakları ile korunarak gelecek kuşaklara taşınmalıdır. 

]]>
Retba Gölü https://www.goller.gen.tr/retba-golu.html Sat, 20 Oct 2018 15:10:23 +0000 Retba gölü, diğer adı Lac Rose olan senegalde bulunan bir göldür. İsmini göl suyunun pembe oluşundan almıştır. Retba gölü, uzaktan bakınca büyük bir çilekli süt izlenimi vermektedir. Senegal’in başkenti Dakar’ Retba gölü, diğer adı Lac Rose olan senegalde bulunan bir göldür. İsmini göl suyunun pembe oluşundan almıştır. Retba gölü, uzaktan bakınca büyük bir çilekli süt izlenimi vermektedir. Senegal’in başkenti Dakar’a 35 km uzaklıkta olan Atlas Okyanusu’nun hemen yanı başında uzanan Retba gölü, çilekli süt görünümündeki rengi dolayısı ile pembe göl olarak anılmaktadır. Gölün pembe olmasının nedeni içinde bulunan Dunaliella Salina adındaki su yosunudur. Aynı zamanda bakteri çeşidi olan bu yosun, güneş ışığıyla beraber pembe pigmentler üretmektedir. Gölün rengi kurak iklimlerde daha fazla belirginleşir. Göl aynı zamanda yüksek oranda tuz içermesiyle de bilinir. Yaklaşık olarak %40 neme sahiptir. Tıpkı Ölü Deniz gibi Retba Gölü de insanların su yüzeyinde kolayca durabilmesini sağlar. Yüksek miktarda tuz içermesi endüstriye katkı sağlarken kentte yapılan Dakar Rallisi'nin de bitiş noktası olarak Retba Gölü belirlenmiştir. Dünya mirasları arasında yer alan Retba Gölü, her gün yüzlerce turisti ağırlar. 

Retba gölü özellikleri; 

Derinliği en fazla 3 metre olan ve insan vücudunun batmadığı retba gölü, yüzlerce Senegalli’nin geçimini de sağlıyor. Gölden tuz çıkaran yerel halk, eski yöntemlerle çıkardıkları bu tuzu satarak geçimini sağlıyor. Yılda yaklaşık 24 ton tuz çıkarılan bu gölde tuz üretimi için makine gücü kullanılmıyor. Tuz tepecikleri gölün hemen bitiminden yükseliyor. Bu sebeple tamamen insan gücüyle üretim var. Retba gölünün en büyük özelliklerinden biri ise gölde bakteri dışında hiçbir canlı yaşamıyor. Ancak Retba Gölü, dünyadaki tek pembe göl değildir. Büyük çoğunluğu tuz gölü olan pembe göller, mevsimden mevsime renk de değiştirebiliyorlar. Retba gölünün incelenmesi için birçok Üniversite ve araştırma laboratuvarları sudan örnekler almış ve uzun süre inceleme yapmışlardır. Sebep olarak ise sudaki  bakterinin tuz oranıyla doğru orantılı olarak artması ile kırmızı rengi beyaz göle vererek pembe rengi almasına sebep olduğu öğrenilmiştir. Gölde aynı zamanda turistler için tekne turları da düzenlenmektedir. Göldeki bakterinin Şifalı olduğuna inanlar bu gölde uzun saatlerce yüzmeyi ihmal etmiyor. Yakın zamanda ülkemizdeki tuz gölünde de aynı durum gözlenmekte ve gölün buz mavi görünümü yer yer kızıl renge döndüğü gözlenmektedir. Ülkemizde bu konu dalında araştırma yapan bilim adamları kızıl rengin aynı bakterinin neden olduğu söylemektedir.

]]>
Tanganika Gölü https://www.goller.gen.tr/tanganika-golu.html Sun, 21 Oct 2018 00:32:24 +0000 Tanganika gölü,  Orta Afrika'nın ve Rusya'daki Baykal gölünden sonra Dünyanın en derin gölüdür. Tanganyika gölü olarak da bilinir.  3° 20' ile 8° 48' arasında güney paralelleri ve 29° 5' ile 31° 15' doğu meridyenleri Tanganika gölü,  Orta Afrika'nın ve Rusya'daki Baykal gölünden sonra Dünyanın en derin gölüdür. Tanganyika gölü olarak da bilinir.  3° 20' ile 8° 48' arasında güney paralelleri ve 29° 5' ile 31° 15' doğu meridyenleri arasında yer alır. Yeryüzünün 6. en büyük gölüdür. Tanganika gölünün Yüzölçümü 32.893 km2, uzunluğu 676 km, genişliği 48-72 km, en derin noktası 1.437 metredir. Göl, orta Afrika’ da yer almaktadır. Tanganika gölü aynı zamanda Afrika’nın en büyük ikinci gölüdür. Suyu tatlı ve çok temizdir. Bu sebeple birçok canlı çeşidini bünyesinde barındırmaktadır. Fazla sularını, Lukuga Irmağı ile Kongo Havzası’na boşaltır. Milyonlarca yıl önce Güney Doğu Afrika, ağır volkanik patlamalar ile iki ayrı tektonik platoya ayrılmıştır. Bu sırada oluşan çukurlar Rift Valley olarak anılır. Bu büyük ayrılma sırasında Yeryüzünün bu bölümü su ile dolmuştur ve Rift Gölleri oluşmuştur. Rift Vadisinde ilk oluşan göl Tanganyika Gölü’dür. Bu yüzden Tanganika gölü Afrika’daki en eski göl olarak bilinir. Aynı zamanda Dünya’nın en büyük tatlı su kaynaklarından birdir.

Tanganika gölün özellikleri

Yüzeydeki sıcaklığı ile dipteki sıcaklığı arasındaki fark 3 derece civarındadır. Gölün dibindeki volkanik faaliyetler bu farkı az olmasının sebebidir ve aynı zamanda mineral çıkışını sağlar. Yüzeydeki su ile dipteki suyun birbirine karışmaması oksijeninde ancak 90 metreye kadar ulaşabilmesine yol açar. Bu sebeple diplerde canlı yaşamı faaliyet gösteremez. Yakın zamanda Tanganika Gölü, biyolojik çeşitliliği ile ünlenmiştir. Sabit çevresel dengesi sayesinde tek ve özel canlıların gelişmesini sağlamıştır. Göl çok fazla canlı çeşitliliğine sahip olduğundan bir süre Hint Okyanusuna bağlı olduğu düşünülmüştür. Tanganika gölü deniz ve okyanuslara benzetilmektedir. Bunun nedeni fazlasıyla büyük olması ve sıcaklığın göle eşit dağılmasıdır.

Tanganika Gölü, çiklitlerin hızlı artışı ve dış yaşama sağladığı destek ile büyük ilgi görmektedir. Büyüklüğü ve zor ulaşılması sebebiyle Tanganika Gölü’nün büyük bir kısmı henüz keşfedilmemiştir. Yapılacak derin araştırmalar ile gölün evrim süreci ile ilgili cevaplar alınabilecektir. Başka türlerin ve yeni yaşam şekillerinin bulunacağı bilinmektedir. Tek türlerin çeşitliliği ve doldurdukları özel aralıklar, daha birçok canlının keşfedileceği konusunda bize heyecan vermektedir.

]]>
Natron Gölü https://www.goller.gen.tr/natron-golu.html Sun, 21 Oct 2018 02:00:08 +0000 Natron Gölü, Tanzaya'da bulunan Natron Gölü, içinde veya çevresinde ölen canlıların cesetlerini mumyalıyor. Gerçekleşen bu olay, burada ölen canlıların yaşamları boyunca sürdürdükleri canlılık formlarında şekilli kalma Natron Gölü, Tanzaya'da bulunan Natron Gölü, içinde veya çevresinde ölen canlıların cesetlerini mumyalıyor. Gerçekleşen bu olay, burada ölen canlıların yaşamları boyunca sürdürdükleri canlılık formlarında şekilli kalmasını sağlıyor. Bu gölde ölen canlılar öldükleri şekilde taşlanmış gibi duruyor yada kısmen çürüyüp neredeyse ölmeden önceki son şekline benzer bir şekilde bir görünüm sergiliyor. Bu olayı deneysel olarak somut anlamda açıklaması mevcuttur. Bilimselliğin dışında şehir efsanelerine inanıp bu göle dokunan kişilerinde taş kesilecekmiş gibi görünüm olacağına inanıyorlar. 

Natron gölü özelliği:

Natron Gölü çevresinin ekosistem çeşitliliği fazladır. Bununla birlikte flamingolar burayı hali hazırda çiftleşme üstü olarak kullanıyorlar. Bu gölde kuş ve balık türü oldukça fazladır. Buraya alışmış olan canlılar yaşamlarını sağlıklı bir şekilde sürdürmeye çalışıyorlar. Ölen canlıların mumya şeklini almasının sebebi; Göl suyunun ph derecesinin 10.5 seviyesinde görülmesidir. Bunun anlamı, alkalin yaşam alanı demektir. Bu değerin bu kadar yüksek olması gölün çevresine göre alçakta bulunmasıdır. Natron gölünde bir çok mineral bulunmasına karşı suyun sodyum karbonat oranı bir hayli fazladır. Bu da mumyanın temel maddesinden biridir. Bu da canlılara doğal mumya etkisi yapıyor. Bu gölün ph derecesi o kadar fazla  ki insan vücudunun dakikada derisi ve gözleri yanabilir. Natron gölünün sıcaklığı kimi zaman 41 dereceye çıkar. Bu da bu gölün termal özellikli olmasını işaret ediyor. Gölün bilinirliği 1950 yıllarına dayanır. Göl çevresine göre iyi izole olmuştur. Natron gölünün herhangi bir deniz yada nehir bağlantısı bulunmamaktadır. 

Natron gölü, Ewaso Ngiro üzerine kurulan hidrotermik santral tarafından tehdit altında. Göl, doğal kaynak suları ve minik  nehirler ile beslenmektedirler. Bu gölde ölen canlıların fotoğraflarını sergileyen Brandt, kitabında bunlara değinmiş. Natron gölü'nün etrafında yıkanmış, kuşlardan yarasalara kadar bir çok tür keşif ettiğini söylüyor. Canlıların ölüm sebeplerini bilmediğini fakat; suyun yüksek derecede soda ve tuz içerdiğini bildirmiştir. Bunun en büyük kanıtının kodak film kutularındaki boyanın saniyeler içinde çıktığını gözle görmektedir. Brandt'ın çektiği resimlerde kalsiyum karbonat tortusuyla kaplı kuşların taşlaşmış kalıntıları görülüyor. Gölün 'tebeşirli' suyu kuruduğunda, geriye hayvan tüylerini ve dokularını kaplayan bir alçı tabakası kalıyor. Bu tabaka organik kalıntıları bakterilerden koruyarak çürümeyi engelliyor. Siyah-beyaz çekimlerde hayvanların tüylerindeki detay ve kontrastı ortaya çıkan fotoğraflar okurlara avangart çizgi roman sanatında kullanılan sert taramalar ve çinileme teknikleri anımsatıyor.
]]>
Erie Gölü https://www.goller.gen.tr/erie-golu.html Mon, 22 Oct 2018 01:30:00 +0000 Erie gölü, Kuzey Amerika'nın beş büyük gölünden dördüncüsüdür. Kanada ile ABD arasında yer alan ve Saint Clair ırmağıyla Huron Gölü'ne, Niyagara ile Ontario Gölü'ne bağlanan bu göl, diğer dört göl gibi Erie gölü, Kuzey Amerika'nın beş büyük gölünden dördüncüsüdür. Kanada ile ABD arasında yer alan ve Saint Clair ırmağıyla Huron Gölü'ne, Niyagara ile Ontario Gölü'ne bağlanan bu göl, diğer dört göl gibi bir buzul oluşumludur. Şiddetli fırtınaların etkisinde kalan göl suları, Aralık ayından Mart sonuna kadar buz tutar. Yazın ulaşım çok etkindir ve göl Kuzey Amerika'nın en büyük sanayi merkezlerinden birinin ulaşım yoludur. Erie gölünün Kuzey kıyılarında Kanada'nın Ontario eyaleti, güney kıyılarında ABD'nin Ohio, Pennsylvania ve New York eyaletleri bulunmaktadır. Gölde ticari amaçlı balıkçılık aktif olarak yapılmaktadır.

Erie gölü özellikleri;

Amerika Birleşik Devletleri-Kanada sınırında yer almaktadır. Yüzölçümü 25.745 km2, uzunluğu 387.8 km, genişliği 48.3-91.7 km, deniz düzeyinden yüksekliği 174.5 m, en derin noktası 64 m’dir. Yapımı 1918’de tamamlanan New York Barge Kanalı ise gölü doğudaki Hudson Irmağı’na bağlar. Kışın genellikle mart sonuna kadar ulaşıma kapanır. Kenti, endüstri artıklarından ve son yıllarda büyük boyutlara varan su kirlenmesinden korumak  amacıyla Kanada ile ABD arasında 1972′de bir antlaşma imzalandı. İlk kez 1669’da bir gezgin tarafından bulunan gölün denetimini ele geçirmek için İngilizler ile Fransızlar, daha sonra ise İngilizler ile Amerikalılar arasında çarpışmalar oldu. 1813’te, Erie Gölü Savaşında Amerika Birleşik Devletleri Amirali Oliver Perry, İngilizleri yenilgiye uğratmıştır.

Erie Gölü, bölgenin en sığ gölüdür. Bataklıkları, su üstü araçları için fazlasıyla tehlike arz eder. Bataklıkların sebebi, akıntıların getirdiği artık maddelerdir. Diğer bir tehlike ise, Niagara Nehrinin kendisi, asırlardır değişmemesine rağmen ağzının geriye doğru yer değiştirmesidir. Nehrin ağzı aşındıkça gölün su seviyesi düşmektedir. Erie Gölünün en büyük avantajı, doğudan batıya su yolu irtibatının sağlanması için kurulan kanal bağlantılarına sahip olmasıdır. Bu kanallar, doğudan batıya irtibatı temin eden ve ticari bakımdan öneme sahip su şebekeleridir. Niagara Şelalesi yakınlarındaki Welland kanalı Atlantik’le doğrudan irtibatı vardı. Barge Kanalı, gölü Hudson Nehrine ufak bir yolla birleştirir. Ohis Gölü ile Ohio Nehrini birbirine bağlayan kanallar vardır. Görülmeye değer limanları vardır. Fakat hepsi buharlı gemi seferlerine kapalıdır. Sandusky yakınlarında 10 Eylül 1813’te Erie Gölü Savaşı başlamış ve bu savaş Amerikalılar için önemli olmuştur. 

]]>
Michigan Gölü https://www.goller.gen.tr/michigan-golu.html Mon, 22 Oct 2018 07:21:08 +0000 Michigan Gölü; Amerika Birleşik Devletlerinde, birbirine bağlı beş büyük gölden oluşan Göller Bölgesinin üçüncü büyük gölü ve dünyanın altıncı en büyük tatlı su gölüdür. Yüz ölçümü 58.016 kilometrekar Michigan Gölü; Amerika Birleşik Devletlerinde, birbirine bağlı beş büyük gölden oluşan Göller Bölgesinin üçüncü büyük gölü ve dünyanın altıncı en büyük tatlı su gölüdür. Yüz ölçümü 58.016 kilometrekare, genişliği 48-193 kilometre, uzunluğu 494 kilometre, akaçlama havzası 175.861 kilometrekare, en derin noktası ise 281 metre olan göl, ABD’nin orta kuzeydoğusunda, Büyük Göller arasında tümüyle ülke toprakları içinde kalan tek göldür.

Coğrafi Konumu

Michigan gölü'nün batısında Wisconsin, güneyinde İllinois ve İndiana, doğusunda Michigan eyaletleri yer almaktadır. Suları tatlı olan göl yüzeyi, deniz seviyesinden 177 metre yüksektedir. Mackinac Boğazı ile kuzeydoğu köşesinden Superior, Huron, Erie ve Ontario gölleriyle bağlantısı bulunmaktadır. St. Lawrence Kanalı, Misissippi Irmağı vasıtasıyla Meksika Körfezi’ne bağlanır. Gölün kuzey bölümünde küçük adacıklar ile Green Bay ve Grand Traverse körfezleri bulunur. Gölün güney tarafındaki kıyılar oldukça düzgündür. Doğu ve güney kıyılarında yoğun olarak kumullar görülür.

Gölün kuzey kıyıları kaplayan ormanlık alan, doğal güzellikleriyle ilgi çekmektedir. Michigan Eyaleti’nin kuzeybatı kısmından gelen Escanaba; güneydoğu kısmından gelen Muskegon, Manistee, Grand ve Kalamazoo ırmakları ile Michigan ve Wisconsin eyaletleri sınırında akan Menominee, Green Bay Körfezi’ne dökülen ve Michigan gölü'nü besleyen başlıca ırmaklardır.

Turistik Ve Ekonomik Özellikleri

Michigan gölü'nün dibinde Navy Pier’ in Deniz Kuvvetleri tarafından kullanıldığı dönemde burada yapılan tatbikatlar sırasında kaza sonucu düsen iki yüz adet 2. Dünya Savası uçağı ve çeşitli sebeplerle batmış olan binlerce gemi batığı bulunur. Bu batıklar özel dalış turları ve altı camlı gemi turları ile turistlerin ziyaretine açılmıştır. 

Michigan gölü'nün bütün çevre kıyılarında olduğu gibi Chicago kıyısında özellikle de kuzey banliyölerinde gemilere yön veren bir çok ünlü deniz feneri vardır. Michigan gölü'ne akan Chicago nehri üzerinde yer alan ve  özel ya da ticari su taşımacılığı yapılmasına imkan veren açılabilir köprüler, Chicago’ ya dünyanın en çok hareketli köprüsü olan şehri unvanını kazandırmıştır. Michigan Avenue üzerinde yer alan köprüden batıya bakıldığında nehrin göle açıldığı kanalı görülebilir. Bu kanal Panama kanalı gibi su seviyesini düzenleyen kapaklı bir sisteme sahiptir. Aynı tarafa giden bütün bot ve tekneler kenarlara bağlandıktan sonra kapaklar kapatılır ve su seviyesi gidilecek yöne doğru ayarlandıktan sonra gidiş yönü üzerindeki kapak açılarak teknelere yol verilir.

]]>
Albano Gölü https://www.goller.gen.tr/albano-golu.html Mon, 22 Oct 2018 08:41:11 +0000 Albano Gölü, Roma / İtalya'nın güneydoğusunda bulunan Alban Tepelerinde yer alan bir krater gölüdür. Albano Gölü iki eski yanardağ volkanının kraterlerinin birleşmesiyle meydana gelmiştir. Zamanla elips şeklini a Albano Gölü, Roma / İtalya'nın güneydoğusunda bulunan Alban Tepelerinde yer alan bir krater gölüdür. Albano Gölü iki eski yanardağ volkanının kraterlerinin birleşmesiyle meydana gelmiştir. Zamanla elips şeklini almış bir göldür. Denizden yüksekliği (yüzey rakımı) 293 m'dir. 3,5 km uzunluğa ve 2,3 km genişliğe sahip olan Albano Krater Gölü, toplamda kapladığı net alan (yüzölçümü) 6 kilometrekaredir. En derin noktası 180 m'dir. Gölün suları yeraltı kaynakları tarafından beslenir ve M. Ö. 398-397 yıllarında inşa edildiği tahmin edilen yapay bir göl ayağı tarafından boşaltılır. 

Albano Gölü Tarihi

Rivayetlere göre, Delfoi Kahini, Etrüsklerin elinde olan Veii Kalesi'nin sadece göl suları denize ulaştırılabildiğinde ele geçirilebileceğini söylemiştir. Bu nedenle göl sularının denize boşalması ihtiyacı ortaya çıkmış ve göl ayağı inşa edilmiştir. Papa'nın yazlık ikametgahı " Castel Gandolfo " Albano Gölü'nün kıyısında bulunmaktadır. Ayrıca, Albano Laziale gölün kıyısında bulunan diğer bir ünlü yerleşim yeridir. Roma'da gerçekleştirilen 1960 Yaz Olimpiyatları' nın kürek ve kano yarışmaları Albano Gölü'nde düzenlenmiştir.

Albano Gölü Turistik Özellikleri 

Albano Gölü, Roma'ya gezide bulunan kişiler için gezilmesi gereken yerlerin üst sıralarında bulunan Göller bölgesinde bulunur ve Roma'nın 15 mil güneydoğusunda bulunur. Göl karşınıza tertemiz berraklığıyla çıkar. Gölün etrafına imar izni verilmemesi, yeşilliğin ve doğanın uzun yıllar boyunca korunmasına yardımcı olmuştur. Bu nedenle gölün kenarı hep yemyeşildir. Bu da gölü ayrı bir güzelleştirmektedir. Gölü ziyarete gelen insanların temizlik konusundaki hassasiyeti ve İtalyan yönetiminin bu konudaki tedbirleri gölün daima temiz görünmesini sağlamaktadır.    
]]>
Cennet Gölü https://www.goller.gen.tr/cennet-golu.html Mon, 22 Oct 2018 15:09:36 +0000 Cennet Gölü: Dünya genelinde tatil merkezleri denildiğinde direkt akla gelen kuşkusuz deniz kum ve güneştir. Fakat artık günümüzde çalışma şartları ve stresli yaşam koşullarından dolayı olsa gerek artık bir çok kimse Cennet Gölü: Dünya genelinde tatil merkezleri denildiğinde direkt akla gelen kuşkusuz deniz kum ve güneştir. Fakat artık günümüzde çalışma şartları ve stresli yaşam koşullarından dolayı olsa gerek artık bir çok kimse daha sakin ve doğa ile iç içe olan mekanları tercih etmektedir. Bakıldığında aslında tatilin amacıda bir nevi bunu gerektiriyor. Çünkü gerek gürültü kirliliği ve gerekse tempolu çalışma şartları insanı ister istemez sessizliğe itmektedir. Bundan dolayı, göller denizlere oranla tercih edilmeye başlamış ve turist sayısı artmaktadır. Cennet gölü de aynı şekilde hem ülkemizde Bolu Abant da ve yurt dışında da Çin Halk Cumhuriyetinde bulunan eşsiz güzellikte ve turist sayısı giderek artan göllerdendir. Bizde sizler için ülkemizde bulunan cennet gölleri ile ilgili bilgiler aktaracak olursak

Ülkemizde Bulunan Cennet Gölü

Bolu Abant da yer alan eşsiz güzellikteki göllerdir. Genel olarak farklı isimler ile anılsa da cennet gölleri olarak tanımlanmaktadır. Bolu coğrafi konumu itibarıyla bir çok kişi tarafından tercih edilmektedir. Özellikle Marmara ve iç Anadolu bölgelerinin ortasında yer almasından dolayı günü birlik ziyaret edilebilmektedir. Ankara ve İstanbul başta olmak üzere sadece 3-5 saat içerisinde rahatlıkla ulaşılabilecek tatil yerlerindendir. Bundan dolayı, her mevsim gidilebilir ama kuşkusuz ilkbahar aylarında gidilmesi ayrı bir haz uyandıracaktır. İş temposundan dolayı stres atabilmek ve ailece kafanızı dinleyebileceğiniz eşsiz sakinlikte ve doğa ile iç içe mekanların başında yer almaktadır. Bahar aylarında gidilmesi ile papatyaların ve ağaçların açmış olduğu çiçekler ile harika bir görüntü ile karşılaşabilirsiniz. Aynı zamanda Bolu da konaklama amaçlı cennet gölünde bir çok oteller mevcuttur. Bununla birlikte doğada kahvaltı yapabileceğiniz göl çevresinde bir çok kahvaltı mekanları da mevcuttur. Eğer yola çıkmak istiyorsanız mutlaka kahvaltınızı yapmak için çok erken yola koyulmanız daha iyi olacaktır. Yolculuğun verdiği yorgunluk yapacağınız kahvaltı çok daha keyifli olacaktır. Ayrıca belirtmek gerekirse Bolu Sapancada bulunan göller için bir çok tatil turları mevcuttur. Fakat tavsiyemiz tur ile gezi yerine kendi kişisel aracınız ile tatilinizi yapmak olacaktır. Bolu sapancaya vardığınızda zaten eşsiz doğa ile karşılaştığınızda ne demek istediğimizi anlayacaksınız. Yolda gezerek ve sık sık mola vererek tatilin ve huzurun tadına varmış olacaksınız.
]]>
Titikaka Gölü https://www.goller.gen.tr/titikaka-golu.html Tue, 23 Oct 2018 00:52:34 +0000 Titikaka Gölü, Peru ve Bolivya arasında 8.288 km'lik alana sahip Güney Amerika'nın en büyük tatlı su gölüdür. Titikaka Gölü And Dağları'nın Altiplano adı verilen platosunda yer alır. Üzerinde ticari gemilerinde çalıştığ Titikaka Gölü, Peru ve Bolivya arasında 8.288 km'lik alana sahip Güney Amerika'nın en büyük tatlı su gölüdür. Titikaka Gölü And Dağları'nın Altiplano adı verilen platosunda yer alır. Üzerinde ticari gemilerinde çalıştığı navigasyon yapılan dünyanın en yüksek rakımlı gölüdür. Titikaka Gölü, 194 km uzunlukta ve 65 km genişliktedir. Gölün batı kıyısında Peru, doğu kıyısında Bolivya bulunur. Titikaka'nın %60'ını oluşturan Titi kısmı Peru'da, %40 ını oluşturan Caca kısmı ise Bolivyada'dır. Titikaka Gölü çok derin bir göldür. Yerlileri gölün dipsiz olduğunu söyleseler de en derin yeri 280 metredir. Ancak gölün ortalama derinliği 140-180 metre arasındadır. Titikaka Gölü' ne 25 civarı akarsu dökülmektedir.

Titikaka Gölü Özellikleri

Titikaka Gölünün en önemli özelliklerinden biri de üzerinde yüzen adacıkların bulunmasıdır. Gölün üzerinde yaklaşık 41 yüzen ada bulunur. Üzerine basit kulübelerde inşa ettikleri bu adacıklarda yaşayan insanların geçim kaynağı balıkçılıktır. Bu adacıklarda yaşayanlara Uros adı verilir. Uroslar bu adaya savaşçı inkalardan korunmak için gelmişler. Adacığı Totora adlı bir bitkiden oluşturmuşlardır.  Uroslar karaya yerleşmeyi reddetmiş, geleneksel yaşamayı tercih etmişlerdir. Titikaka Gölü'nün üzerindeki sallanan adacıklar turistler tarafından ziyaret edilmektedir. Göl üzerinde bulunan Taquile adası Peru'ya ait bir adadır. Taquile adasında bu gün yaklaşık 1600 Quechua yaşamaktadır. Bu adada yaşayan insanlar yabancılardan saklandıkları için çok sonraları keşfedilmiştir. Bu adaya örgü ören erkeklerden dolayı Örgü Ören Erkekler Adası adı verilmiş. Titikaka Gölü'nün Bolivya tarafındaki kutsal sayılan Güneş Adası (Isla del Sol) ve Ay Adası (Isla de la Luna) bulunmaktadır. Bu kutsal adaların üzerinde küçük geleneksel köyler ve çok sayıda eski harabe bulunmaktadır.

Titikaka Gölü, ender rastlanan hayvanlara ev sahipliği de yapmaktadır. Bu hayvanlardan biri Titikaka Dalgıcı (Rollandia Microptera) denen kuştur. Bu kuşun en önemli özelliği kanatlarının küçük olması sebebiyle uçamamasıdır. Titikaka Dalgıcı tehlike anında suyun yüzeyinde hızlı adımlarla kanat çırparak kaçar. Ama hızlı hızlı kanat çırpması Titikaka Dalgıcını havalandırmaz. Bir diğer ender rastlanan hayvanda Titikaka kurbağasıdır. Bu kurbağa cildiyle solunum yaptığı için çizgilidir.  
]]>
Sivas Balıklı Göl https://www.goller.gen.tr/sivas-balikli-gol.html Tue, 23 Oct 2018 09:21:34 +0000 Sivas Balıklı Göl, Sivas ilinin Kangal ilçesinde bulunan ve doğal güzelliği bakımından oldukça önemli bir göldür. Tahmini verilere göre 250 yıl önce keşfedilmiş ve birçok hastalığa iyi gelen, tedavi edici ö Sivas Balıklı Göl, Sivas ilinin Kangal ilçesinde bulunan ve doğal güzelliği bakımından oldukça önemli bir göldür. Tahmini verilere göre 250 yıl önce keşfedilmiş ve birçok hastalığa iyi gelen, tedavi edici özelliği olan bu göl, doğal güzelliğiyle dikkat çeker. Gölü çevreleyen alanlar, dağlar, ağaçlar ve çam ormanları ortasında parıldayan yeşil bir vadi içerisindedir. Sivas'ın karasal bir iklimi vardır. Kışları soğuk ve sert geçer. Genellikle kış aylarında bol kar yağışı görülür. Yazları ise sıcak ve kurak, ilkbahar ve sonbahar ayları da yağmurlu geçer. Sivas balıklı göl kırsal bir alandadır. Burası balıklı kaplıca olarak ta anılır. Tedavi etme özelliği bakımından eşi benzeri olmayan bir kaplıcadır. Çünkü diğer kaplıcaların suyunun içerisinde bulunan mineraller ve sıcaklıklar bakımından farklılık gösterir. Bu kaplıca isminde de yer alan balıkların burada oluşumuna dair halk arasında gölün derinliğinde hazine yatıyor gibi birçok efsane vardır. Kaplıca suyu her türlü romatizma hastalığı, sinir hastalığı, kırık, çıkık ve ezik gibi durumlara, deri ve böbrek hastalıklarına da olumlu etki yapmaktadır. Bu amaçla tedaviden olumlu sonuç alabilmek için üç hafta süre ile günde üç defa göle girilmesi ve iki saat kadar suyun içerisinde kalınması önerilmektedir. Ayrıca sabahları aç karnına birkaç bardak şifalı su içmek tedaviyi desteklemektedir.

Sivas Balıklı Göl önemi; Tıbbi açıdan suyun kimyasal özellikleri ve Sivas balıklı göl içinde yaşayan balıklar oldukça önemlidir. Kaplıca suyunun 35+ 0.5 olması ve kimyasal içeriği ile Sivas balıklı Gölde bulunan balıkların cilt hastalıklarına ve sedef hastalığına iyi gelmesi burasının önemini arttırmaktadır. Bu yönüyle balıklı kaplıca dünya çapında ün yapmıştır. Özellikle 36-37 derece olan kaplıca suyunun sıcaklığı bakımından çok eski dönemlerden itibaren cilt hastalıkları üzerine tedavi edici olduğu bilinmektedir. Yani sedef hastalığının Sivas balıklı göl içerisindeki balıklar tarafından tedavi edilmesinden dolayı bu ismi almıştır. Aslında balıkların çok sevdiği, insan vücudunda deri dokularını kemirerek beslenmek ve dokuları kaldırmaktır. Neticede su ile temas etmesi gereken yaralı hastalarda olan doku açığa çıkmış oluyor. Öyle ki kaplıca suyunun sıcaklık ortamında içerdiği selenyum denilen bir içerik vardır. Bu selenyumun cilt için iyi geldiği belirtilmektedir. Bu yüzden Sivas'ta bulunan balıklı göl, sedef hastaları için iyileştirici bir kaynaktır. Her yaş grubunda olabilen sedef hastalığı yüzde, ellerde ve ayaklarda, saç derisinde, dizlerde, dirseklerde daha fazla görülmektedir. Bunun yanında tırnakları, eklemleri bile etkileyebilen bir cilt hastalığıdır. Balıkların insan vücuduna gelmeleri ile bu lezyonları balıkların iyileştirdiği düşüncesi de halk arasında oldukça yaygındır. Bilim adamları, kaplıcanın bu yönü üzerine yaptıkları araştırmalarda fiziksel, kimyasal, jeolojik, biyolojik ve klinik bulgular elde etmiştir.

]]>
Çad Gölü https://www.goller.gen.tr/cad-golu.html Tue, 23 Oct 2018 20:28:15 +0000 Çad Gölü, Afrika'da bulunan, derin bir tarihi geçmişe sahip olan, sığ ve uzun yıllar boyunca kapladığı alanda büyük değişiklikler gözlenen bir göldür. Birleşmiş Milletler Çevre Programı Veritabanından elde edilen bilgile Çad Gölü, Afrika'da bulunan, derin bir tarihi geçmişe sahip olan, sığ ve uzun yıllar boyunca kapladığı alanda büyük değişiklikler gözlenen bir göldür. Birleşmiş Milletler Çevre Programı Veritabanından elde edilen bilgilere göre 1963-1998 yılları arasında %95 oranında küçüldü fakat 2007 yılında çekilen uydu görüntülerine göre göl önemli gelişmeler gösteriyor. 

Çad Gölü Özellikleri

Çad Gölü ekonomik anlamda önemlidir. Çünkü Sahra Çölü'nde, çevresini kaplayan Çad, Kamerun, Nijer ve Nijerya'da yaşayan 68 milyon insanın su ihtiyacını karşılıyor. Çad Havzası'nın en büyük gölüdür. Göl aslında Çad'ın en batısında, Nijerya'nın kuzeydoğusundadır. Çari Irmağı, Nijer ve Nijerya'dan gelen Yobe Irmağı'nın taşıdığı az miktarda su ile beraber gölün %90'lık su kaynağını oluşturur. Yüksek buharlaşmaya rağmen gölün suyu tatlıdır. Göl alanının yarısı kadarını içerisindeki adacıklar, sazlıklar, çamur ve bataklıklar oluşturur. 

Göl, çok sığ olmasından dolayı en derin noktası sadece 10.5 metredir- bölge sudaki miktarındaki küçük su değişikliklerine karşı hassastır. Mevsimsel olarak kapladığı alan büyür-küçülür. Gölün gözle görülür bir çıkışı yoktur fakat suyu Soro ve Bodele çöküntülerine sızmaktadır. İklimi yılın genelinde kuraktır. Temmuz-Eylül arasında orta dereceli yağmurlar yağar. 

Rakımı
1960'tan beri küçülen gölün rakımı 286 metredir. 26.000 kilometrekare yüzölçümü ile Afrika'nın dördüncü en büyük gölüdür. Son 40 yılda çevresinde yaşayan insan nüfusunun artması ve suya olan ihtiyacından dolayı küçülme hızında artış yaşanıyor. 

Çevresini saran bataklıklardan dolayı mevsimden mevsime yüzölçümü değişiyor. Kayıtlara göre 1983'te gölün yüzölçümü 25.000 kilometrekare, en derin yeri 11 metre ve su miktarı da 72 kilometreküptür. 

Bilimsel Veriler
2000 yılında gölün yüzölçümü 1.500 kilometrekarenin altına düştü. 2001 yılında Coğrafi Araştırmalar Gazetesi'nde yayınlanan bir çalışmaya göre, gölün çevresindeki aşırı otlatmadan dolayı yeşil alanlar azalıyor ve çölleşme tehlikesi baş gösteriyordu. BM Çevre Programı ile Çad Gölü Havzası Komisyonu, göldeki küçülmenin en az yarısının iklimsel faktörlerden kaynaklandığı konusunda hemfikirdirler. 
BMÇP küçülmenin geriye kalan sebepleri olarak da insanî su kullanımı, yetersiz baraj yapımı ve yanlış sulama metodlarını göstermektedir.  2014 yılı Aralık ayı sonlarında Çad Gölü 'nün ebatı ve derinliği, teknelerin suyun içinde hareket etmelerine olanak sağlıyordu. Avrupa Uzay Ajansının paylaştığı yeni bir bilgiye göre de gölün yüzölçümünde 1985 ile 2011 yılları arasında bir artış gözlemlenmiş. 

72 kilometreküplük suyu ile  Çad Gölü Afrika'daki benzer yüzölçümüne sahip olan Tanganyika (18.900km3) ve Viktoriya (2.750 km3) göllerine pek benzemiyor.
]]>
Afyon Gazlıgöl https://www.goller.gen.tr/afyon-gazligol.html Wed, 24 Oct 2018 08:48:02 +0000 Afyon Gazlıgöl, Afyon Eskişehir demiryolu üzerinde bulunan Hamamköy'de, Afyon'a 21 km uzaklıktaki termal tatil yeridir. Eski çağlardan itibaren hastalıklara şifa kaynağı olmuş, madensel sıcak sularıyla ünlenmiş bir yerdir. Bö Afyon Gazlıgöl, Afyon Eskişehir demiryolu üzerinde bulunan Hamamköy'de, Afyon'a 21 km uzaklıktaki termal tatil yeridir. Eski çağlardan itibaren hastalıklara şifa kaynağı olmuş, madensel sıcak sularıyla ünlenmiş bir yerdir. Bölgedeki kaplıcaların faaliyette olan 4 hamamı vardır. Bunların en eski olanı Eski hamamdır. Geçmişi Roma dönemine kadar iner. Afyon Gazlıgöl kaplıcası M.Ö. 3000 yılından itibaren yaklaşık 5000 yıldır yerleşim yeri olarak kullanılmıştır. Kaplıcanın önemi M.Ö. 7-6 yüzyıllarda Frigler döneminde Frig Kralı Midas'ın kızının yakalandığı cilt hastalığına iyi gelen etkileriyle artmıştır. Bu nedenle Afyon Gazlıgöl kaplıcaların ünü günümüze kadar ulaşmıştır. Osmanlılar zamanında Fatih Sultan Mehmet'in Karamanoğulları seferi sırasında uğradığı Afyon Gazlıgöl kaplıcasına bakım yaptırmıştır.

Afyon Gazlıgöl kaplıcası yararlı etkileri

Gazlıgöl kaplıcasının suyu sağlığımıza yararlı olan mineraller içermektedir. Bu konuda uzmanlar özellikle kalp ve damar hastalarının, kas ve iskelet sistemi hastalıkları olan kişilerin kaplıcadan faydalanmasını tavsiye etmektedir. Afyon Gazlıgöl kaplıcasının suyu içildiği zaman ağrılı mide hastalıklarına, böbrek taşı düşürmeye, safra kesesi hastalıklarına şifa olmaktadır. Kaplıcanın suyu banyoda kullanılırsa, cilt hastalıklarına iyi gelir. Aynı zamanda cildin sağlıklı olmasına, güzelleşmesine, daha diri ve canlı olmasına, cildin nemlenmesine, yaşlanma etkilerinin azaltılmasına faydalı olur. Bu kaplıcadan şifa bulmak için gelenlerin suyu vücudunda tutması tavsiye ediliyor. Banyo sırasında sabundan kaçınılması öneriliyor.

Afyon Gazlıgöl kaplıca suyunun içeriği

Gazlıgöl kaplıcasının suyu flüorür, bromür, iyodür, klorür, nitrit, nitrat, hidroarsenat, bikarbonat gibi iyonlar ve gazlar bakımından  zengindir. Kaplıcanın su sıcaklığı ise 64 derecedir. Banyo için suyun ılınması beklenmelidir.

Afyon Gazlıgöl kaplıcası özellikleri

Kaplıcanın suyuyla şifa arayanlara içme ve banyo yaparak tedavi uygulama dışında, kaplıca suyunun bulunduğu kapalı ortamdaki buhar ve nemin solunmasıyla da tedavi uygulanabiliyor. Hastalarda özellikle romatizmal hastalıklarda, dolaşım sistemi sorunlarında, safra kesesi, karaciğer, nevralji, mide ve bağırsak problemlerinde, nevrit, cilt hastalıklarında öneli faydaları vardır. Kür olarak uygulandığında, kaplıca suyunun yararlı etkilerini görebiliyorsunuz. Afyon Gazlıgöl kaplıcasında kullanıma açık olan 5 adet genel havuz bulunmaktadır. Bunlardan birisi tarihi ve şifalı içme suyuna, birisi özel kaynak suyuna sahiptir. Diğer 3 genel havuzda ise sondaj suyuyla, içilebilecek özellikte şifalı su vardır.

Afyon Gazlıgöl bölgesinde orta kısımda bir şadırvan bulunur. Buradaki iki çeşmenin suyunun biri soğuk, diğeri ise sıcaktır. Özellikle böbrek taşı dökmeye iyi gelir. Hastalar şua tedavisi gördükten ve böbrek taşı kırdırdıktan sonra buraya gelirse, şifa bulurlar. Bölgede ayrıca ziyaretçiler için restoranlar, pideci gibi yemek yiyebilecekleri işletmeler bulunmaktadır. Bu kaplıcalara hem şifa bulmak için, hem de güzel bir tatil yapmak için gidebilirsiniz. Termal tedavi görürken, burada şehir stresini aşıp huzurlu bir tatil yapabilirsiniz.
]]>
Sapanca Gölü https://www.goller.gen.tr/sapanca-golu.html Wed, 24 Oct 2018 20:51:34 +0000 Sapanca gölü, tektonik bir tatlı su gölüdür. Marmara bölgesinde bulunan göl Sakarya ilimizin 12 km batısında, İzmit ilimizin 27 km doğusundadır. Gölün doğusu Sakarya ili sınırlarında, batısı da İzmit ili sınırlarındad Sapanca gölü, tektonik bir tatlı su gölüdür. Marmara bölgesinde bulunan göl Sakarya ilimizin 12 km batısında, İzmit ilimizin 27 km doğusundadır. Gölün doğusu Sakarya ili sınırlarında, batısı da İzmit ili sınırlarındadır. Göl güneyde Samalı dağlarıyla, kuzeyde Kocaeli Penepleni denilen morfotektonik yapılar ile Kuzey Anadolu fayının kuzey hattına ait segmentlerle sınırlandırılmış İzmit Sapanca koridorunun üzerinde yer alır. Neotektonik dönemde çek ayır havza olarak gelişen koridor, 1999 depremindeki yüzey kırığıyla Sapanca gölüne girmiş ve gölde 600 metre sağa doğru giderek, kuzey batı tarafından çıkmıştır. Bu durum uzun dönemde göldeki çökmeyi kontrol altına almıştır.

Sapanca gölü fiziksel özellikleri

Sapanca gölü doğuda Sakarya Nehri, batıda İzmit Körfezi arasında bulunmaktadır. Deniz seviyesinden yaklaşık 33 metre yükseklikte olup, uzunluğu doğu batı hattında 16 km, eni kuzey güney hattında 5 km kadardır. Gölün yüzölçümü ise 46,9 km2, su havzasının alanı 296 km2 kadardır. Derinliği ise en fazla 53 metre civarındadır. Gölün tabanı batı ve kuzeydoğuda yükselmektedir. Ayrıca kuzeyden, güneye, güneydoğuya kadar fay kontrollü şekilde sarp çanak duvarlarıyla çevrilidir.

Sapanca gölünün ortalama derinliği 36 metredir. Yaklaşık hacmi 1,7 km3 kadardır. Denizden yüksekliği ise 33 metredir. Göl çanağının en çukur olan yeri denizden 28 metre aşağıdadır. Sapanca gölünün seviyesindeki bu değişimlerin nedeni ise depremlerdir. En önemli değişim 1967 yılındaki Mudurnu depremi sonrasında olmuştur. Göldeki fazla sular doğudaki Çark suyunu meydana getirir.

Sapanca gölünü besleyen akarsular 

Göl dağlardan gelen küçük akarsularla beslenir. Gölün güneyindeki dereler doğudan batıya doğru olmak üzere Arifiye, Kuruçeşme, İstanbul, Mahmudiye, Kurtköy, Yanık ve Kuruçay, kuzeyindeki dereler Cehennem, Aygır, Altıkuruş, Çakalöldü Maden, Kuru, Liman, Fındık, Eşme, Tuzla, Balıkhane ve Çiftepınar dereleridir. Bu derelerin dışında gölün içindeki kaynaklarda Sapanca gölünü besler.Göldeki gözlem istasyonları sayesinde, göldeki su seviyesi sürekli kontrol altında tutulur. Genellikle kış ve ilkbaharda gölün suyu yükselir, sonbaharda ise su seviyesi azalır.

Sapanca gölü doğal yaşam koşulları

Sapanca gölü çevresinde 28 familyaya ait 69 kuş türünün yaşam sürdüğü belirlenmiştir. Bunlardan 29 tür kuş mevsimsel olarak göl çevresinde yaşar, 23 tür kuş yaz döneminde, 12 türü kış döneminde, 5 tür kuşta yılda bir gölden geçen kuşları oluşturur. Göl çevresinde en fazla görülen kuş türlerinden olan Dikkuyruk nesli tükenme tehlikesi altındadır. Yaz döneminde görülen kuş türleri oldukça fazladır. Kışın ise göl çevresindeki kuşlar sayıca artış gösterir.
]]>
Muğla Bafa Gölü https://www.goller.gen.tr/mugla-bafa-golu.html Thu, 25 Oct 2018 13:07:49 +0000 Muğla Bafa gölü, bir diğer adıyla çam içi gölü olarak da bilinmektedir. Geçtiğimiz yıllarda Vafi denizi Ege Bölgesinin en büyük gölü olarak bilinmektedir. Arkeolojik değerler ve tarihi değerler açısından Türkiye'nin en z Muğla Bafa gölü, bir diğer adıyla çam içi gölü olarak da bilinmektedir. Geçtiğimiz yıllarda Vafi denizi Ege Bölgesinin en büyük gölü olarak bilinmektedir. Arkeolojik değerler ve tarihi değerler açısından Türkiye'nin en zengin coğrafi bölgesi olarak bilinir. Muğla Bafa gölü tarihi, doğası ve bölgenin en çok ilgi odağı olarak bilinir. Binlerce kuş türlerini de barındırmaktadır bu göl, bu güzel özelliği sayesinde uluslararası önemli kuş alanları listesindeki ilk sırada yer almaktadırlar. Olağan üstü güzelliklere sahip olan Muğla Bafa gölü, tabiat parkı, sulak olması ile antik kentleri ve beş parmak dağları ile çok önem taşımaktadır. Biyolojik yapısı sebepleri ile, bilimsel araştırmalar için bulunulamayacak kadar zengin bir merkez olan, Muğla Bafa gölü, bilindiği gibi tabiat parkları ile birleşik olarak 1994 yılında Menderes deltası milli park ismini kazanmıştır.

Muğla Bafa gölü, bu kazanımdan göl kıyısında bulunan antik kentler (Latmos ve Herakleia), Bafa gölü ve göl kıyı kenar çizgisinden itibaren 250 metre kıyı bandı, tabiat parkı sınırlarına katılmıştır. Bir derece arkeolojik sit statüsünde olup çevresinde mağaralar ve manastırlar bulunmaktadır.

Muğla Bafa gölü, Muğla ve Aydın il toprakları içerisinde yer almaktadır. Muğla Bafa gölü, büyük menderes nehri deltasının güneydoğu kesiminde, menteşe dağlarının içine sokulmuş sığ tatlı su gölüdür. Yaklaşık altmış kilometrelik yüz ölçümüne sahiptir. Muğla Bafa gölünün denizden yüksekliği iki metre, en derin olan yeri en son ölçüldüğü zaman yirmi bir metre, uzunluğu on altı kilometre ve en genişlik kısmı ise altı kilometredir. Eski yıllarda Ege denizinin bir parçası olan göl büyük menderesin taşıdığı Alüvyonlar ile birlikte, kıyıdan kilometrelerce içeride kalmıştır. Büyük menderesin şimdilerde denize denize döküldüğü yere uzaklığı on yedi kilometredir. 

Muğla Bafa gölünün kıyıları, Ege denizinin kıyılarına benzer girintili çıkıntılıdır. Bu girinti ve çıkıntılar göle farklılık katmaktadır. Doğal set gölü olan Muğla Bafa gölünde birden fazla küçük adalar vardır. Bu adalar ise; Menen, Kıpıkırı ve kahvesar'dır. Bu adalarında çoğunda tarihi eser kalıntıları bulunmaktadır. Gölün kıyısında oldukça güzel ve bakımlı zeytin ağaçları vardır. Gölün kuzey bölümünde oldukça dağlık olup bitki örtüsü daha yoğundur. Milas, Söke yolu gölün güney kıyısından geçer. Gölün çevresindeki yerleşim yerleri doğusunda kıpkırı ile batısında serçin köyleridir. 

Muğla Bafa gölü, Türkiye'nin önemli kuş cennetlerinden biridir. Gölün balat ovasına bakan batı kıyısı, ilkbaharda ve sonbaharda göçmen kuşların konaklayıp barındıkları ve üredikleri sığ bir alandır. Muğla Bafa gölünde birçok balık yaşamasının sonunda kerevit göze çarpmaktadır.
]]>
Ohri Gölü https://www.goller.gen.tr/ohri-golu.html Thu, 25 Oct 2018 23:27:24 +0000 Ohri gölü, Arnavutluğun doğusunda dağlık bir bölgede yer alır. Ohri gölü adını bulunduğu Ohri şehrinden alır. Oluşum açısından Balkanlardaki en eski göllerden biridir. Ohri gölü dünyaca ünlü 200'den fazla tü
Ohri gölü, Arnavutluğun doğusunda dağlık bir bölgede yer alır. Ohri gölü adını bulunduğu Ohri şehrinden alır. Oluşum açısından Balkanlardaki en eski göllerden biridir. Ohri gölü dünyaca ünlü 200'den fazla türe ev sahipliği yapmaktadır. Bu eşsiz güzelliğe sahip olan Ohri gölü ve Ohri şehri 1979 yılında UNESCO tarafından Dünya Kültür Mirası listesine alınmıştır. Ohri gölünün çevresine insanların verdiği zararlar ve suyun çekilmesinden dolayı geleceği tehlike altına girmiştir.

Ohri gölü özellikleri

Ohri gölünün etki alanı 2600 km'lik bir alanı kaplamaktadır. 358 km'lik bir alana sahip olan Ohri gölü tatlı su gölüdür. Ohri gölünün çevresinde üç tane il bulunmaktadır. Bu illlerden ikisi Arnavutluk, bir tanesi de Makedonya sınırları içerisinde bulunmaktadır. Ohri gölünün çevresindeki üç ilde 250000 bin civarı  nüfus barınmaktadır. Bu eşsiz güzelliğe sahip olan Ohri gölü birçok turisti kendine çekmektedir. Gölün çevresinde balıkçılıkta yapılmaktadır fakat turizm gelirleri balıkçılık gelirlerini geçmiştir. Ohri gölü su kaynağını doğu kıyılarındaki yeraltı kaynaklarından alır. Ohri gölü sularının % 25'ini yağmur suları ve çevresindeki akarsulardan alır. Sularının % 20'sinde fazlasını da 10 km uzaklıktaki Prespa gölünden alır. Prespa gölü de Balkanlarda Makedonya, Yunanistan ve Arnavutluk arasında bulunan bir tatlı su gölüdür. 

Ohri gölünün adını aldığı Ohri şehri Arnavutluğun önemli turizm merkezlerinden biridir. Ohri şehri orada yaşayan insanların tatil merkezi niteliğindedir. Ohri şehrinde Osmanlı Döneminden kalma mimari eserlerde bulunmaktadır. Osmanlı Dönemi'nden kalma Ohri şehrinde 10 cami ve 1 tane de tekke bulunmaktadır. Şehirde bulunan kiliselerde 40 civarındadır. Ohri gölünün manzarası şehre güzel bir görüntü kazandırmaktadır. Ohri şehrinde ülkemizdeki Safranbolu evlerine benzer mimari yapılarda dikkat çekmektedir. UNESCO' nun Ohri şehrini ve Ohri gölünü Dünya Kültür Miras listesine alması daha da değerini arttırmıştır. Ohri şehri Slavlar için önemli bir yerleşim yeridir. Kiril alfabesinin ilk bu şehirde doğduğu kabul edilmektedir.


]]>
Amik Gölü https://www.goller.gen.tr/amik-golu.html Fri, 26 Oct 2018 21:26:40 +0000 Amik Gölü:  Akdeniz bölgesinde Hatay ilinde bulunan, Amik Ovasının çukur bölümünde bulunan bir göldür. 100 kilometre kare yüz ölçümü olan, suyunun dışarıya akıtılması sonucu küçülmüş, son yapılan ölçümlere Amik Gölü:  Akdeniz bölgesinde Hatay ilinde bulunan, Amik Ovasının çukur bölümünde bulunan bir göldür. 100 kilometre kare yüz ölçümü olan, suyunun dışarıya akıtılması sonucu küçülmüş, son yapılan ölçümlere göre 60 kilometreye kadar düşmüştür. Amik gölünün deniz seviyesinden yüksekliği 81 metre olup, derinliği azdır. Suyun azalıp, arttığı zaman sürecinde su seviyesi 2 metre kadar fark eder. Amik gölünün çevresi düz ve bataklıktır. Ocak Nisan ayları arasına göl ve bataklık çevresi genişler. Yazın daralır, hemen hemen yok olur.

Amik Gölünün Doğal Yaşam İçindeki Rolü:  Amik gölüne karasu, muratpaşa ve afrin çaylarının suyu dökülür. 13 kilometre uzunluğunda olan küçük asi çayı (karadere) ise, gölün bir kısım suyunu Asi ırmağına boşaltmaktadır.  Amik Gölünün suyu tatlıdır. Gölün çevresi küçültülerek kazanılmış topraklar ekili alan haline getirilmiş, sulama kanalları ile değerlendirilmiştir.

Amik gölü taşkınların önlenmesi ve yer altı suyunun beslenmesi gibi işlevlerinin yanında en önemli özelliğinden biri de, göçmen kuşların göç yollarında bir dinlenme alanı oluşturmasıydı. Avrupa ile Sibirya üzerinden Anadolu’ya uğrayan göçmen kuşların önemli bir kısmı Hatay üzerinden Afrika’ya göç etmektedir. Göçmen kuşlar göç esnasında, atmosferdeki hava akımlarından yararlanır ve Belen geçidine vardıklarında bu hava akımı burada biter, Amik Gölünde konakladıktan sonra göçlerine buradan devam ederlerdi.

Amik Gölünün Kurutulmasının Sonuçları: Doğal denge için bir ders niteliğinde olan Amik Gölü’ nün drenaj kanalları ile kurutulması bu göç yolu ve devamında yaşamın bütününde kalıcı tahribatlar meydana getirmiştir.

Bölgede bulunan köylüye toprak vererek oy alma uğruna, vidanjörler yardımıyla suyunun etrafa dağıtılıp kurutulan, Hatay'ın ortasında yer alan ve şu an amik ovası olarak bilinen, bir zamanların kuş cenneti olan bayağı büyük bir göldü. Zamanın Siyasi iktidarının takdirleri ile Amik gölünün kurutulması işlemini takiben, suyun boşalttığı topraklar köylülere dağıtılmış, ancak sonradan çevrenin eko sisteminin değişmesi nedeniyle istenilen verime bir türlü ulaşılamamış, civarda var olan araziler de dahil olmak üzere yer yer su baskınları ile karşılaşılmıştır.  Fakat bu sonuçlar da siyasi yöneticiler tarafından bu durum göz ardı edilerek, ovanın ortasına bir de hava alanı kurulmuştur. Bu kesim her bahar ayında sular altında kalmakta, yakın zamanlarda da ortasında tekrar bir göl oluşmaya başlamıştır. Ayrıca kuş türleri için de önemli bir uğrak alanı olmuş olan bu amik gölü, 1960’ lı yıllara ait haritalarda görülür. Amik gölünün kurutulması Türkiye'deki insan eliyle yapılmış en büyük çevre facialarından biri olarak kabul edilir.

]]>
Sülük Gölü https://www.goller.gen.tr/suluk-golu.html Sat, 27 Oct 2018 10:29:07 +0000 Sülük Gölü, deprem sonrasında oluşan göller arasında yer alır ve oldukça güzel bir görüntüye sahiptir. Karalar üzerinde oluşan çanak şeklinde olan çukurları doldurmuş tuzlu ve tatlı su birikintisine göl denir. Başka bir Sülük Gölü, deprem sonrasında oluşan göller arasında yer alır ve oldukça güzel bir görüntüye sahiptir. Karalar üzerinde oluşan çanak şeklinde olan çukurları doldurmuş tuzlu ve tatlı su birikintisine göl denir. Başka bir şekilde tanımlamak gerekirse üzeri kapalı havzaları doldurmuş olan geniş ve aynı zamanda durgun su kütlesi de denilebilir. Sülük gölü ise biraz daha farklı olmasının en büyük sebeplerinden birisi de oluşum şeklidir. 

Ulaşım, Bu göl, Bolu iline bağlı Mudurnu ilçesine ait olan Tavşan suyu köyünde farklı doğa olayları hareketleri sonucunda oluşmuş bir heyelan set gölü olarak bilinmektedir. Ayrıca Mudurnu'nun yanı sıra Akyazı ve Göynük ilçesine de toprak sınırları bulunmaktadır. Sülük gölü, Tavşansuyu köy semtine tam olarak yaklaşık 9 km uzaklıkta yer aldığı bilinmektedir. Kendi çevresindeki oldukça doğal yaşam alanı ile birlikte aynı zamanda hektar olarak 809 hektarlık bir bölüme sahip olup farklı olarak gölün alanı ise 60 dönüm kadar araziye sahiptir. 1200 rakımda bulunan bu gölde birçok farklı olarak bitki türü ve yabani vahşi hayvan olduğu görülmüştür. 

İçeriği, Gölün asıl su kaynağını Davlumbaz yaylası olarak bilinen dağın eteklerinden çıkmış olan Hongurdak deresinden almış olmasıdır. Suyun giderinin nereye gittiği konusunda tam olarak kesin bir bilgi olmadığı ile birlikte Tavşansuyu  deresine alt kısmında akıntısının olduğu tahminler arasında yer alır. Türkiye Orman Bakanlığı tarafından yaklaşık olarak 30 yılı aşkın zaman dilimi içerisinde yaban yaşamı koruma adına alan statüsü verilen Sülük gölü 2011 senesinde bu kadrodan çıkartılarak tabiat parkı olarak yeni bir isim kazanmıştır. Zaman geçtikçe içerisinde bulunduğu köy tüzel bir kişilere kiralanmaya başlanmıştır. Günümüzde ise bulunduğu yerin yani köyün muhtarı tarafından girişi ücretli olarak halka uygun hale getirilmiştir. Küresel ısınmadan dolayı vahşi hayvan sayısının oldukça az olduğu hatta uzun zamandır hiç görülmediği bilinmektedir. Sülük gölü, Mudurnu'nun yaklaşık olarak 50 km güneybatısında ve Akyazı yoluna tam olarak 9 km uzaklıkta yer aldığından dolayı, gölün çevresi milli parklar yöntemi ile birlikte tabiat parkı olarak koruma altına alınmıştır.

Tarihçesi, Sülük Gölü, 300 yıl önce doğal afetler sonrası oluşmuş olan deprem sırasındaki heyelanla birlikte oluşumunu tamamlamış birkaç göller arasında yer aldığı için oldukça fazla merak söz konusu olmuştur. Sülük adını almasının en büyük nedeni ise içerisinde çok fazla miktarda sülük bulundurmasıdır. İçerisine atılan balıklar nedeni ile şuan günümüzde sülük çok az kalmıştır. Ayrıca av zamanlarında gümüş, mercan, sazan ve alabalık gibi balıklar avlanabilmektedir. Doğal afetler sonucunda oluşan heyelanla birlikte gölün içerisinde ağaç kökleri bulunduğu görülür düzeydedir. Gölün etrafı oldukça büyük ormanlarla çevrili olması farklı bir fantastik yaşam sunmaktadır. Gölün içerisine girmek veya yüzmek oldukça tehlikelidir. Çünkü içerisinde çok fazla balçık ile bulunmaktadır. Gölün kendi çevresinde kamp yapmak mümkündür. Türkiye'de ziyaretçi akımı en fazla İstanbul üzerinden turlar ile sağlanmaktadır. Mevsim olarak ilkbahar ve sonbahar aylarında gitmek en uygun zaman dilimi içerisinde yer alır.

]]>
Tuzla Gölü https://www.goller.gen.tr/tuzla-golu.html Sat, 27 Oct 2018 11:01:42 +0000 Tuzla gölü, Kayseri'de Palas ovası'nda bulunan, çevre şartlarına göre oldukça kendini koruyabilmiş ve temiz kalabilmiş bir İç Anadolu Bölgesi gölüdür. Bu gölün Kayseri'ye olan uzaklığı 40 km. kadardır. Merkeze olan b Tuzla gölü, Kayseri'de Palas ovası'nda bulunan, çevre şartlarına göre oldukça kendini koruyabilmiş ve temiz kalabilmiş bir İç Anadolu Bölgesi gölüdür. Bu gölün Kayseri'ye olan uzaklığı 40 km. kadardır. Merkeze olan bu uzaklık onu insan elinin bu gölü kirletmesinden az da olsa uzak tutmuştur. Yeraltı suları, etrafında bulunan sulak çayırlar, yağmur ve kar sularından beslenir. Yaz aylarında yağışların azalması ile birlikte suları çekilen tuzla gölü 10-15 cm kalınlığında bir tuz tabakasını kenarlarda bırakmaktadır. Bu onca ihtiyacı karşılamasından dolayı da 2.yy'dan beri birçok devlete,uygarlığa ve beyliğe yurt olmuştur. Su kaynağı olmasından dolayı tercih edilen bu gölde yaşam Hititler zamanından beri devam etmektedir. Hititler ardından Selçuklu Devleti, Dulkadiroğulları ve Osmanlı Devleti'nin de yerleşim yeri olmuştur. İpek yolunun da üzerinde bulunması da bu gölün yerleşim yeri olarak tercih edilmesini haklı kılmaktadır.

Çevre şartlarının iyi olması bu gölün bitki çeşitliliğini de önemli yönde etkilemiştir. Örneğin dünyada sadece iki bölgede bulunan Işıl Lalesi, Iyrica ve Elymus elongatus Runemark bitkileri Tuzla gölü kıyılarında bulunmaktadır. Ayrıca nesli tükenmekte olan toy, angıt, küçük kerkenez, büyük cılıbıt, akça cılıbıt ve mahmuzlu kızkuşu adlı kuşlar da göç zamanlarında bu göl civarında görülmüşlerdir. 
1993 yılında 1.derece doğal sit alanı ilan edilen Tuzla gölü, Türkiye'nin de yeni Ramsar alanı listesinde olmayı başarmıştır.
]]>
Akşehir Gölü https://www.goller.gen.tr/aksehir-golu.html Sun, 28 Oct 2018 07:03:50 +0000 Akşehir Gölü, Konya ile Afyon arasında, Konya'nın Akşehir ilçesi sınırları içerisinde yer alan, dağların arasındaki çöküntüye yağmur ve kar sularının birikmesiyle oluşmuş bir göldür. Gölün suyunun dışarıya akması Akşehir Gölü, Konya ile Afyon arasında, Konya'nın Akşehir ilçesi sınırları içerisinde yer alan, dağların arasındaki çöküntüye yağmur ve kar sularının birikmesiyle oluşmuş bir göldür. Gölün suyunun dışarıya akmasını sağlayabilecek bir gideri yoktur. Rakımı 2610 metreye kadar çıkan ve yaklaşık 100 km uzunluğundaki Sultan Dağları'ndan inen mevsimlik kar ve yağmur suları ile beslenir. Peki, bu kadar su ile beslenip, gideri de yoksa, biriken sular nereye gidiyor

Bölgede yazların sıcak ve kurak olması sebebiyle, yazın buharlaşan suyun miktarı oldukça fazladır. Yine kuraklıktan dolayı bölgede bir çok su kuyusu kazılmıştır. Bu kuyulardan çekilen içme ve sulama suları ile birlikte buharlaşma, gölün gideri olur. Gölün denizle bağlantısı olmamasına rağmen, suyu kısmen tuzludur. Sebebi ise yağmur ve kar sularının yamaçlardan aşağıya akarken kendisiyle getirdiği alüvyonların içerisine karışan kaya tuzu ve minerallerdir. Su buharlaşırken tuz ve mineralleri geride bıraktığı için zamanla suyu tuzlanmaya yüz tutmuştur. Ancak tuzluluk oranı gölün heryerinde aynı değildir. Orta kesimlerde ve kuzeydoğu yönünde, Üçkuyu köyünün olduğu tarafta, gölün sığ olmasından dolayı tutzluluk oranı gözle görülür şekilde fazladır. 

Göldeki su miktarı ve gölün büyüklüğü mevsimden mevsime çok farklılıklar gösterir. Gölün kapladığı alan 2000 yılına kadar yaklaşık 350 kilometrekare idi. Yavaş yavaş yok olmaya yüz tutan göl, 2008 yılında adeta kurumuş ve bir çölü andırmaya başlamıştır. DSİ' nin inşa ettiği regülatör ve su kanalları, göle bağlanan Taşköprü çayını kapatmış, bu da gölün Eber Gölü ile olan bağlantısını kesmiştir. Kontrolsüz ve bilinçsiz yapılan sondajların da etkisiyle göl kurumuştu. Ancak yapılan farkındalık faaliyetleri ve diğer çalışmalar sonucunda bir yıl sonra 2009'da gölün 30 kilometreye kadar çıktığı tespit edilmişti. 2016 Mayıs ayında yapılan ölçümlerde gölün 80 kilometrekareye ulaştığı anlaşılmıştır. 

Akşehir Gölü 'ndeki suyun derinliği yer yer 1,5-2 metre civarlarına ulaşırken, bu derinlik yazın azalmakta, kış ve bahar aylarında ise aşılmaktadır. Kuzeydoğu yönüne doğru sığlaştığı için, su miktarı arttığında göl bu yöne doğru büyüyüp küçülmektedir. 

2015 ve 2016 yıllarında bölgede kaydedilen yağış miktarı, uzun yılların ortalamasının üzerinde olduğu için su miktarı artmaktadır. Yerel yönetimin uygulmaya koyduğu koruma tedbirleri içeren projeler hayata geçirildiğinde Akşehir Gölü 'nün tekrar eski haline getirilmesi hedeflenmektedir.
]]>
Ankara Eymir Gölü https://www.goller.gen.tr/ankara-eymir-golu.html Mon, 29 Oct 2018 04:59:35 +0000 Ankara Eymir Gölü,  Ankara ilinde bulunan bir göldür. Bulunduğu arazi Orta Doğu Teknik Üniversitesine aittir. Orta Doğu Teknik Üniversitesi öğrenciler eymir gölünde çalışmaktadır. Spor Kulübü Kürek takımı çalışma yer Ankara Eymir Gölü,  Ankara ilinde bulunan bir göldür. Bulunduğu arazi Orta Doğu Teknik Üniversitesine aittir. Orta Doğu Teknik Üniversitesi öğrenciler eymir gölünde çalışmaktadır. Spor Kulübü Kürek takımı çalışma yeridir. Gölün kenarında Orta Doğu Teknik Üniversitesine ait bir kayıkhane bulunmaktadır. Eymir gölü doğal güzellikler, olan kış aylarında da donması halinde hoş bir manzara ortaya koyan bir göldür. Her mevsime göre ayrı bir güzelliği vardır. Eymir gölü adını Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) mezunlarınca oluşturulmuş olan Eymir Kültür Vakfında adını eymir gölünden almıştır. 1960 lı yıllarda Kemal Kurdaşın çabalarıyla Ankara Eymir gölünün çevresi ağaçlandırılmıştır. Eymir gölü içerisinde barış çeşmesi de yer almaktadır. Çok az insanın haberdar olduğu bu çeşme ağaçlara arasına gizlenmiş ve sesi ile insanlara huzur vermektedir. 1910 yılında aşırı yağış sebebi ile Eymir gölü ve Mogan gölü birleşerek tek göl haline gelmiştir.

Ankara Eymir Gölü Fiziki Özellikleri,

Eymir gölü mogan gölü ile beslenmektedir. Ankara- Konya kara yolu altından geçen bir kanal sayesinde beslenir. Eymir gölü ve Mogan gölü arasındaki uzaklık mesafesi 11- 14 km kadardır. Eymir gölünün çıkışı İmrahor Vadisi tarafındadır. Eymir gölünün fazla suları, İmrahor vadisini oluşturmaktadır. Mogan gölü ise  dere le beslenmektedir. 1910 yılında aşırı yağış oluşması nedeni ile eymir Gölü ve Mogan gölü tek göl haline gelmiştir. İki gölde st gölleridir. Eymir gölünün ortalama derinliği 3.80 metredir. Gölün uzunluğu 9 km, genişliği 0.35 km dir. En yüksek derinliği 5 metredir. Kıyılarında çeşitli balıklar yetişmektedir. Gölün çevresi tarımsal arazidir. Eymir gölü 160 çeşit kuşa ev sahipliği yapmaktadır. Pasbaş ve dikkuyrukların en önemli üreme alanlarından biriside Eymir Gölüdür. Bir çok su sporu ve spor yapılan bir bölgedir. Eymir gölünde Patka, bahri, yeşilbaş ördek, elma baş ve sakarmeke en çok görülen kuş türleridir. Uzun ve yürüyüş için temiz hava almak için oldukça çok tercih edilen bir alandır. 4 mevsimde ziyaret edilebilir. MAnzara olarak oldukça güzeldir. Spor yapmak isteyen su sporları yapmak isteyen ve bir çok sportif etkinlikleri içerisinde bulunduran bir göldür. Gölün kenarları tepelerle çevrilidir ve şehirden uzaktır. Bu nedenle şehir gürültüsünden oldukça uzak bir yerdedir. İnsanlara huzur verir ve rahatlatır. Ankara Oran bölgesine yakın bir bölgededir ve ulaşımı oldukça kolaydır. Eymir gölü içerisine araba ile girmek mümkündür. Yaya olarak uzak mesafe olabileceğinden günlük ya da saatlik bisiklet kiralamakta mümkündür. Eymir Gölü yönetim ve denetimi Orta Doğu Teknik Üniversitesi Rektörlüğü İç Hizmetler Müdürlüğü Eymir Amirliği ile sağlanmaktadır.
]]>
Konya Gölleri https://www.goller.gen.tr/konya-golleri.html Mon, 29 Oct 2018 21:39:39 +0000 Konya'daki GöllerKonya yüz ölçümü bakımından Türkiye'nin en büyük ilidir. Kalabalık bir şehirdir. Konya 'da 31 ilçe bulunmaktadır. Türkiye'nin gelişmiş şehirlerinden birisidir. Konya doğa ve tarihsel zenginlikleri ile Konya'daki Göller
Konya yüz ölçümü bakımından Türkiye'nin en büyük ilidir. Kalabalık bir şehirdir. Konya 'da 31 ilçe bulunmaktadır. Türkiye'nin gelişmiş şehirlerinden birisidir. Konya doğa ve tarihsel zenginlikleri ile önmeli bir şehirdir. Türklerin en eski yerleşim yerlerinden birisidir. Doğal güzellikleri bakımından zengindir. Bunlar arasına Konya'nın gölleri de girmektedir. 11 tane göl bulunmaktadır. Bunlar tuz gölü, beyşehir gölü, suğla gölü, akşehir gölü, ereğli akgöl, yunak akgöl, ılgın(çavuşcu) gölü, acı göl, bolluk gölü, merke krater gölü ve düden gölüdür. 
  • Ereğli Akgöl: Konya ilinin ereği ilçesinin batısında Ereğli Akgöl bulunmakatadır. Sığ bir özelliğe sahiptir. Suyu tatlıdır. Eski göl tabanıdır Ivriz deresinden gelmiş olan sular ile beslenmektedir.
  • Yunak Akgöl: Konya ilinin Yunak ilçesinde bulunan küçük bir göldür. İsmini ilçeden almıştır. Bataklık halindedir. Sakarya nehri ile Göl Gökpınar'a dökülmektedir.
  • Tuz Gölü: Ankara, Aksaray ve Konya sınırlarının kesiştiği bölgede Tu Gölü bulunmaktadır. Bu nedenle 3 şehirde de göller arasında bulunmaktadır. Türkiye'nin en büyük 2. gölü Tuz gölüdür. Derinlik mesafesi 12 metredir. Yazın buharlaşması ile alanı küçülür. kuruyan bölgelerde tuz oluşur. Türkiye'nin tuz ihtiyacının büyük bir kısmı Tuz gölünden elde edilmektedir 
  • Beyşehir Gölü: Konya ilinin batısında bulunmaktadır. Türkiye'nin en büyük 3. gölüdür. Bunun yanında en büyük tatlı su gölüdür. Türkiye'nin en büyük milli parklarından birisidir. Bu alan içerisinde piknik yapma, spor yapma, av sporları yapma imkanları vardır. Turizm açısından Beyşehir Gölü büyük önem taşımaktadır. 
  • Suğla Gölü: Konya'da bulunur. Suyu tatlıdır. Sulama açısından ve su ürünleri açısından büyük önem taşımaktadır. 
  • Akşehir Gölü: Konya- Afyonkarahisar il sınırında yer almaktadır. Su ürünleri açısından büyük öneme sahiptir. Tatlı bir suya sahiptir. Kamış üretimi yapılmaktadır.
  • Ilgın (Çavuşçu)Gölü: Konya ilinin kuzey batısında göl yer almaktadır. Atlantı ovasını sulamaktadır. Suyu tatlıdır ve sulama açısından önemlidir.
  • Düden Gölü: Konya ilinin Kulu ilçesinde bulunmaktadır. Tektonik bir göldür. Suyu tatlıdır. Göl kuşları için üreme yeridir. 9 küçük ada bulundurur. Kurak zamanlarda kuruma tehlikesi geçirmiş, yağışlarla eski haline dönmüştür.
  • Acıgöl: Karapınar ilçesinde Acıgöl bulunmaktadır. Volkanik patlamalar sonucu oluşmuş bir göldür. Suyu acı ve tuzludur. İçerisinde bu nedenle canlı yaşayamaz.
  • Bolluk gölü: Tuz gölünün batısında Konya ilinde bulunan bir göldür. Suyunun içerisinde sodyum sülfat bulundurduğu için suyu tuzludur. Bir çok çeşit kuş barındırmaktadır.
  • Meke Krater Gölü: Konya ilinde bulunur. Karapınar ilçesinde sönmüş bir volkanın patlaması sonucu oluşmuş bir göldür. Göl adını orada yaşayan meke kuşlarından alır. Yaz aylarında göl kırmızı bir  renk alır.
]]>
Urmiye Gölü https://www.goller.gen.tr/urmiye-golu.html Tue, 30 Oct 2018 11:07:33 +0000 Urmiye Gölü, İran devletinin en büyük gölüdür, aynı zamanda Dünya'nın da en büyük ikinci tuz gölüdür. Urmiye Gölü 5,200 km² yüz ölçümüne sahiptir. Göl en derin yeri yaklaşık 16 m'dir. Kuzey - güney  uzunlu Urmiye Gölü, İran devletinin en büyük gölüdür, aynı zamanda Dünya'nın da en büyük ikinci tuz gölüdür. Urmiye Gölü 5,200 km² yüz ölçümüne sahiptir. Göl en derin yeri yaklaşık 16 m'dir. Kuzey - güney  uzunluğu 140 km, doğu - batı genişliği ise 55 km'dir. Göl içinde seviye durumuna göre 80 ile 100'den fazla ada mevcuttur. Göl havzanın büyüklüğü 52.209 km²'dir. Dışarı akışı olmayan göl kapalı havzalıdır. Şahı Adasında Cengiz Han'ın torunu Hulagü Han'ın mezarı vardır. Tebriz şehri gölün kıyısındaki en büyük yerleşim merkezidir.

Urmiye Gölü: Van Gölü ile Urmiye Gölü'nün su toplama havzalarını birbirinden ayıran su bölüm çizgisi Türkiye-İran sınırıdır. Gölde normal tuzluluk 130-160 gram/litreyken, suların azalması ile birlikte 330 gram/litre seviyesine çıkmıştır. Bu hal, deniz tuzluluğunun sekiz katıdır. Göl çevresi Hazar Denizi'nin ılıman etkisini engelleyen yüksek dağlarla çevrili durumdadır. Denizlerin etkisine kapalı olduğu için bölgede Karasal iklim hakimdir. Sıcaklık farkı çok fazladır. Sıcaklıklar -20 ile 40 °C arasında değişir. Genellikle ilkbahar (%42) ve kışın(%36) düşen yağış miktarı 327 mm'dir.

Urmiye Gölü Havzası: 

7 tane mevsimlik, 14 tane sürekli, toplan 21 akarsu, 39 su kanalı Urmiye Gölüne dökülmektedir. Azerşehr Çayı Acıçay, Sofi Çayı,, Merdiçay göle dökülen önemli akarsulardır. Zerrineh Nehri, Godar Deresi, Simineh Nehri, Zola Deresi, Zola, Nazlıdere, Baranduz, Berdsur çayları da göle dökülmektedir.

Urmiye Gölü Göl Canlıları: 

Göçmen kuşlara kışlak olan göl çevresinde endemik canlılar da yaşamaktadır. Gölde çevresinde 200 kuş türü kayıt altına alınmıştır. Suda tuz oranın yüksek olmasından dolayı fazla bir canlı yaşamaz, kuşların beslenmesinde önemli olan artemia mevcuttur. Pelikan, flamingo, spatula, martı, ibiş ve leylek gölde yaşayan kuş türleridir. 41 sürüngen, 7 amfibi alanda yaşam sürmektedir.

Urmiye Gölün Son Durumu: 

Göl, 1975'de Ramsar alanı, 1976'da ise UNESCO Biosfer rezervi listesine girmiştir. Göl uzun zamandır küçülmektedir. Yılda yaklaşık 0,6 m ile 1 m arasında buharlaşma meydana gelmektedir. İran'da yağışın yetersiz, buharlaşmanın güçlü olduğu bir iklime hakimdir. Yağışların azaldığı zamanlarda yeraltı suları yoğun olarak kullanılmıştır. Su kıtlığının oluştuğu dönemlerde göl yüzeylerinde küçülme olmaktadır. 1975-2011 yılları arasında göl 7 m alçalmıştır. 

Göl sularının çekilmesinin nedenleri: %65 iklim değişimi, %25 barajlar ve göle gelen suların kullanılması, %10 yağış miktarının azalması şeklinde tespit edilmiştir.Gölde sularının çekilerek tuzlu alanların ortaya çıkması çevre halkında endişeye neden olmuştur. Özelikle yakında bulunan Aral Gölü gibi bir örneğin bulunması tehdidi daha belirgin bir duruma getirmektedir. Göl çevresinde yaşamakta olan 13 milyon insan ve sekiz kentten altısı kuraklıktan önemli oranda etkilenecektir. Zaman içerisinde göl tabanından biriken 8 milyar tuzun fırtınalarla, 500 km çaplı bir alanda etkili olmasından endişelenilmektedir. Bu durumda Türkiye, Azerbaycan, Irak ve Ermenistan'da tarım ve şehirler olumsuz etkilenecektir.

]]>
Göl Çeşitleri https://www.goller.gen.tr/gol-cesitleri.html Tue, 30 Oct 2018 13:28:37 +0000 Göl çeşitleri, ülkemiz göl bakımından zengin bir ülkedir. Göller, Karalar üzerinde farklı olaylardan meydana gelmiş şu kütlelerine göl olarak adlandırıyoruz. Göller okyanus ve denizlerden bağımsızdır. Göllerin oluş Göl çeşitleri, ülkemiz göl bakımından zengin bir ülkedir. Göller, Karalar üzerinde farklı olaylardan meydana gelmiş şu kütlelerine göl olarak adlandırıyoruz. Göller okyanus ve denizlerden bağımsızdır. Göllerin oluşması genel olarak çukurlar içerisinde gerçekleşir. Oluşumları itibariyle değişkenlik göstermektedir. Bazen yeraltı suyuyla bazen yerüstü suyla oluşmasında etkilidir. Göller çeşitleri bakımından 2'ye ayrılır. Bunlar; doğal ve yapay göllerdir.

Doğal göller
Doğan Çöllerin oluşmasında iç ve dış kuvvetler etkisi vardır. Hiçbir müdahale etmeksizin suyun çukurlarda dolmasıyla oluşmaktadır.
  • Karstik göller: Karstik taşlardan meydana gelen tabakaların yerlerde oluşturdukları obruk, dolin, uvala polye gibi karstik çukurlarda dolmasıyla oluşur.
  • Buzul göller: Dördüncü zamanda yeryüzü şekillenmesinde aktif rol oynayan, buzulların etkili olduğu alanlardaki çukurlardan buzulların erimesi ile beraber, çukurlara suların dolmasıyla günümüzde buzul göller olarak değerlendirilmektedir. Bu buzulların oluşturduğu göllere de sirk gölleri de denilebilir.
  • Set gölleri: İsminden anlaşılacağına göre vadilerde koylarda veya bunlara benzeri göz oluşumlarına elverişli geniş ve uzun çukurların çeşitli sebeplerden dolayı önünün kapanmasıyla oluşmaktadır.
  • Kıyı seti gölleri: Deniz kıyılarında, küçük körfezlerin önlerinde, akıntı ve dalgaların biriktirmesi sonucunda kıyı setleri veya kordonlarıyla kapanmasıyla oluşan göllerdir. 
  • Tektonik göller:  Yer kabuğunun tektonik hareketler sonucunda oluşan çanaklardaki göllerdir. Yeryüzünde büyük göller genel olarak bu şekilde oluşur. Bunların başlıcaları, Asya'daki Aral, Hazar, Baykal ve Balkas Orta Doğu'daki Lüt bu tür göllerin başlıca çeşitleridir. 
  • Volkanik göller: Volkan konilerinin üzerindeki kaldera ve krater çukurları ile volkan konilerinin etrafındaki sahalarda bulunan maar çukurlarında oluşmuş olan göllerdir. 
  • Volkan set gölleri : Volkan konilerinden meydana gelen lavların, vadilerin veya benzer çukurların önünü kapatmasıyla oluşmuş olan göllerdir. 
  • Alüvyal set gölleri: Akarsu biriktirmesi sonucunda oluşmuş olan birikinti konileri, ilerleyen zamanlarda genişleyerek akarsu vadisinin ağzını kapatması sonucu geride olan alanlarda oluşan göllerdir. Heyelan set gölleri heyelan olayların meydana gelmesi sonucunda yamaçlardan inen kütlelerin ve akarsu vadilerinin önünü kapatmasıyla oluşan göllerdir.
  • Moren seti gölleri: Buzulların aşındırdığı çakıların buzul dillerinin erime sınırına kadar taşınarak buzul vadisi önünde setler şeklinde birikmesiyle beraber setlerin gerisinde oluşan göl çeşididir. Bu tür göller Kanada'nın kuzeyinde ve İskandinav Yarımadası'nda yaygın olarak bulunmaktadır. 
Yapay göller 
Bu göllerin bir çok amaçları vardır. Barajlar yaparak elektrik enerjisi elde etmek, içme suyu temini, sulama veya su baskınlarından koruma gibi sebeplerden ötürü insanlar tarafında akarsu vadilerinde yapılan setlerde gerisinde oluşan göl çeşitleridir. Bunların başlıcaları şöyledir, Atatürk, Keban, Kılıçkaya, Sarıyer, Karakaya, Hirfanlı, Menzelet, Demirköprü, Seyhan ve Arpa çay baraj gölleri bulunmaktadır. 
]]>
Sirk Gölü https://www.goller.gen.tr/sirk-golu.html Tue, 30 Oct 2018 23:45:36 +0000 Sirk Gölü, buzul aşındırmasından ve birikiminden meydana gelen su birikintisi olan göldür. Kenarları sarp yarım daire şeklindeki çanaklar sirk anlamına gelir. Vadi buzullarının erimesi sonucu sirk gölleri oluşmuştur. Sel kabu Sirk Gölü, buzul aşındırmasından ve birikiminden meydana gelen su birikintisi olan göldür. Kenarları sarp yarım daire şeklindeki çanaklar sirk anlamına gelir. Vadi buzullarının erimesi sonucu sirk gölleri oluşmuştur. Sel kabul havzasında birikip üst üste yığılan karlar buzul haline gelerek yamacın eğimine doğru hareket ederek zemini oyar ve çukurluk oluşturur. Oluşan bu çukurlar sirk'tir. zamanla içerisi kar ve su ile dolarak buzullar oluşur. Zamanla çanağı iyice aşındırır. Sirklerin büyüklüğü buzulların aşındırma oranına bağlıdır. Sirk gölü oluşumunda zeminin toprak yapısı da önemlidir. Su geçirimli tabaka ise daha derine buzulların ağırlığı etki edebilir. Geçirimsiz tabaka olması göl oluşumunu sabit kılar.

Sirk göllerinin bazıları birleşerek daha büyük hale gelmiştir. Bazı sirk gölleri ise birbirinin yanı sıra oluşarak basamak şeklini almıştır. Sirk gölü oluşumu için öncelikle yüksekliğin ve don olayının fazla olması gerekmektedir. Buzullar oluşmazsa sirk gölü meydana gelmez. Dünya coğrafyasında sirk gölü oluşumunun olduğu noktalar hala vardır.

Türkiye'deki sirk gölleri

Buzul devrinden günümüze gelince buzulların oluşturduğu çanaklar yerini göl oluşumuna bırakmıştır. Yağmur ve yer altı suları gölün devamlılığını sağlamıştır. İçlerinde göl bulunduran sirklere örnek vermek gerekirse, Uludağ'ın kuzey yamaç kısmında yer alan Elmalı, Kara göl, Kilimli, Rize dağlarının orta ve doğu taraflarında yer alan Deli, Mal, Göbekli, Büyük Deniz Gölleri ile Kara göl kütlesi üzerinde bulunan Elmalı Göl, Camili Göl, Munzur dağlarının orta bölümünde Çimli Göl ve Cilo (Buzul) sat dağlarındaki göller sirk gölleri kapsamındadır.

Sirklerin bir kısmının içerisinde hala buzullar yer alınmaktadır. Erciyes dağının kuzeye bakan yamaçlarında buzulların varlığı devam etmektedir. Kaçkar, Buzul, Süphan, Üç doruk ve Aladağlar sirk buzulları içermektedir. Dağ doruklarındaki buzulların hareketleriyle alan çukur hale dönüştüğünde sirk gölü oluşma olasılığı yüksektir.
]]>
Balkaş Gölü https://www.goller.gen.tr/balkas-golu.html Wed, 31 Oct 2018 14:49:24 +0000 Balkaş Gölü, tabi ki ülkemizde değil de Orta Asya'da bulunan göllerden biridir. İsmine bakılarak düşünüldüğünde ülkemizdeki bir gölmüş gibi görülse bile aslında bu göl ülkemizde bulunmaz. Orta Asya da çok fazla sayıda Balkaş Gölü, tabi ki ülkemizde değil de Orta Asya'da bulunan göllerden biridir. İsmine bakılarak düşünüldüğünde ülkemizdeki bir gölmüş gibi görülse bile aslında bu göl ülkemizde bulunmaz. Orta Asya da çok fazla sayıda göl bulunmaktadır. Bu göllerin en büyüğü Aral gölüdür. Aral gölü sonrasında gelen Balkaş Gölü, aslında Orta Asya'da bulunan göllerin en büyük ikinci gölüdür. Konum olarak ise 45 derece 4' Kuzeyde yer alırken 76 derece 2' Doğu koordinatlarında yer almaktadır. 

Balkaş Gölü başta İli Irmağı ve Karatal Nehri olmak üzere çok önemli kaynaklara sahiptir. Bu kaynaklar nedeniyle yılın belli mevsimlerin çok uzun zamanlarında seviyede çok ciddi farkları oluşmadan duran bir göldür. Bu kaynakların yanı sıra Lepsi Irmağı ve Aksu Irmağı gibi ırmaklarda bu göle kaynak olarak gösterilebilmektedir. Bu ırmaklar da yaz kış demeden sürekli olarak gölün beslenmesinde etkili olur. Son olarak bir diğer kaynak ise tabi ki doğal kaynaktır. Doğal olarak meydana gelen kar, yağmur ve diğer durumlar direk olarak Balkaş Gölünün kaynağı olarak düşünülebilir. Balkaş gölünün toplam olarak su havzası yapılan araştırmalar sonrasında 413,300 km2 kadar olduğu bilgisine ulaşılmıştır. Gölün havzası bu şekilde açıklandığı gibi uzunluğu da maksimum olarak 605 km kadar olduğu belirlenmiştir. Aslında Balkaş Gölü, bu boyutuyla birçok denizden bile daha büyük bir yapıdadır. Bu gölün toplan olarak kıyılarının uzunluğu da 2.385 km kadar olduğu hesaplanmıştır. Bu bilgiler yıllar içerisinde güncellenmektedir. Çok büyük farklar olmasa bile bu gölün büyüklüğü hesaplanmaktadır. 

Balkaş Gölü Tarihi

Çok uzun yıllar boyunca Çin medeniyetinin hakimiyeti altında yer almaktaydı. Tarihi olarak Çin'in güneydoğusunda bulunan uç sınır bölgelerinde yer almaktaydı. Bu konum 1864 yılında Çinli insanların Haksız Antlaşma olarak isimlendirmiş oldukları antlaşma nedeniyle Çin'den Rusya hakimiyetine geçmiştir. Bu şekilde Sovyetler birliği kontrolü altında kalan Balkaş gölü, günümüzde resmi olarak Kazakistan sınırlarına bırakıldı. Bu nedenle Kazakistan ve Çin arasındaki ülkesel olarak zayıf ilişkiler yaşanmaktadır. Özellikle Kazakistan Hükümeti tarafından yapılan elektrik üretim faaliyetleri direk olarak gölün zarar görmesine neden olmaktadır. 

Günümüzde Balkaş gölünün sınırları oldukça küçülmüştür. Günümüzde 16,996 km'lik alanı kaplayan Balkaş gölü, Aral gölünde olduğu gibi yeterli beslenme kaynağına sahip olmamasından ve beslenme kaynaklarının azalmasından dolayı küçülmektedir. Gölün batı kısmı tatlı su ve doğu kısmı tuzlu su olduğu için birçok insanın dikkatini çekse bile ciddi olarak ziyaret konusu olmamaktadır. Bu göl bahar aylarında hem yağan ilkbahar yağmurları hem de eriyen karlar nedeniyle çok ciddi bir derecede beslenerek seviye arttırır. Bu durumda çevrede bulunan tarım insanları meyve ve sebzelerini sulamak amacıyla gölü kullanırlar. Bunun yanında Balkaş Gölü, sanayiler tarafından da kullanılmaktadır. Hatta bu göl birçok kişi tarafından balık avı ile kullanılabilmektedir. Göl içerisinde bulunan balıkların çok olması nedeniyle ticari açıdan ve insanların keyfi olarak ziyareti ile şenlenmektedir.  
]]>
Ladik Gölü https://www.goller.gen.tr/ladik-golu.html Thu, 01 Nov 2018 05:59:07 +0000 Ladik Gölü: Samsun iline bağlı Ladik İlçesinin 12 kilometre doğusunda yer alan ve 870 hektarlık alana sahip olan bir göldür. Bu göl tektonik hareketlere bağlı olarak oluşan çukura suların dolması sonucu oluşmuş olan Te Ladik Gölü: Samsun iline bağlı Ladik İlçesinin 12 kilometre doğusunda yer alan ve 870 hektarlık alana sahip olan bir göldür. Bu göl tektonik hareketlere bağlı olarak oluşan çukura suların dolması sonucu oluşmuş olan Tektonik bir göldür. Bu gölde bulunan balıkların yanı sıra bu gölün üzerinde yüzen adacıklarıyla (Torf madeni) son derece ilgi çekici doğal bir sit alanıdır. Tabii güzelliği, göl etrafının dağ ile orman manzarasıyla çevrilmiş olması ona kendi güzelliğini katmaktadır, insanları dinlendiren temiz havası ile Ladik ilçesinin önemli bir mesire alanı olmuştur.

Ladik Gölünde Bulunan Balık Türleri: 

Gölde başta turna balığı ile tatlı su levreği olmak üzere, geceğan, tahta balık, sazan, kızılkanat türünde lezzetli balık türlerinin yanı sıra tatlı su ıstakozunun da bulunması balıkçılık ile ilgilenen kişilerin ilgisini ilçeye çekmektedir.

Ladik gölünün üzerinde yüzen ot köklerinden oluşan adacıklar ve barındırdığı birçok kuş türleri yuva yaparak, burada üreyip çoğalmalarına olanak sağlar. Ladik gölünde 27 Temmuz 1997 tarihinde yapılan kuş gözlemi amacıyla yapılan gezi sonuçlarına göre, gölde aşağıdaki kuş türlerinin yaşadığı ve ürediği belirlenmiştir.

Gece balıkçılı, alacabalıkçıl, erguvanı balıkçıl, küçük akbalıkçıl, yeşilbaş, karaleylek, uzun bacak, kızkuşu, yeşil düdükçün, karabaş martı, gümüş martı, turna. Sumru, küçük sumru ve ak kanatlı sumru kuş  türleridir. Ladik gölü etrafında gözlenen ve bölgede üremesi ihtimali olan diğer türleri ise kaya güvercini, tarlakuşu, tepeli toygar, boğmaklı ardıç ve kızıl sırtlı örümcek kuşudur. Ayrıca Ladik gölünün etrafındaki dağlık alanda bulunan meşeliklerde serçe ve saka kuşları da görülmüştür.

Ladik gölü barındırdığı su kuşu türleri sebebiyle önemli kuş alanı olarak değerlendirilebilir. Bu bölge bilhassa burada balıkçıl türleri açısından da incelenmelidir.

Burada kurulması düşünülen gözlem kuleleri ile bu hayvanları izlemek mümkün olabilecektir. Ladik gölü üzerinde, sörf, su kayağı, yelkenli yarışı gibi sportif etkinlikleri yapmak da mümkün olmaktadır. Tüm bu özellikleri bünyesinde bulunduran göl, ilçe turizmine ekonomik olarak katkı sağlamaktadır.

Ladik Gölünün Kullanımı: gölün kuzey bölgesine Devlet Su İşleri tarafından yaptırılan set nedeniyle göldeki su seviyesi artmıştır. Bu sebeple bölgedeki tarım alanları sular altında kalmış, önemli bir tarım arazisi kaybedilmiştir. Göldeki su bitkilerinin azalmasının esas sebebi de göldeki su düzeyinin artmasıdır. Ladik gölü suyunun tatlı su olması nedeniyle her türlü su türü bitkiler bu gölde yetişebilmektedir.

]]>
Çamiçi Gölü https://www.goller.gen.tr/camici-golu.html Fri, 02 Nov 2018 04:03:01 +0000 Çamiçi Gölü, Aydın ve Muğla il topraklarında yer alan Çamiçi gölü, daha çok Bafa Gölü olarak bilinmektedir. Ege Bölgesinin en büyük gölüdür. (eskiden Vafi Denizi olarak söylenirdi.  Çamiçi Göl Çamiçi Gölü, Aydın ve Muğla il topraklarında yer alan Çamiçi gölü, daha çok Bafa Gölü olarak bilinmektedir. Ege Bölgesinin en büyük gölüdür. (eskiden Vafi Denizi olarak söylenirdi.  Çamiçi Gölü, Büyük Menderes Nehri deltası güneydoğu kesiminde yer alan, Menteşe Dağlarının içinde bulunan sığ, tatlı bir su gölüdür. Yaklaşık 60 km² yüz ölçümüne sahip olan Çamiçi Gölü'nün denizden yüksekliği 2 metre olup, en derin bölümü 21 metredir, uzun ekseni 16 km ve en geniş yeri ise 6 km'dir. Aydın ve Muğla il topraklarında bulunur. Eski tarihlerde Ege Denizinin bir parçası olan bu göl, Büyük Menderes'in taşıdığı alüvyonlarla birlikte, kıyıdan kilometrelerce daha içeride kalmıştır. Günümüzde Büyük Menderes Nehrinin, Ege Denizine dökülen yerden yaklaşık olarak 17 km uzaklıkta bulunur.

Çamiçi Gölü Tarihi: Büyük Menderes eski tarihte Latmos Körfezinde denize dökülmekteydi. Günümüzde göl kıyısında yıkıntıları olan, tarihi Herakleia veya Herakleia Latmos kenti bu körfezin doğu kesiminde bulunuyordu alıyordu. Nehrin zamanla taşıdığı alüvyonun birikmesiyle Latmos Körfezi daha önce tuzlu bir göl haline geldi. Doğal setin gerisinde biriken fazla sularla seviyesi yükselince, kuzeydeki sığ Çerçen Koyunu kapsayarak alanını daha da genişletti. Fazla suyunu batı ucundaki bir yolla Büyük Menderes Nehrine akıtarak zamanla bir tatlı su gölüne haline geldi. Çamiçi Gölü, 1978 yılına kadar bir ailenin mülkiyetinde iken, bu tarihte hazineye devredilmiştir.

Çamiçi Gölü Coğrafi Yapısı: Göl kıyıları, Ege Denizinin kıyılarına benzer şekilde girintili çıkıntılıdır. Gölün Bu özelliği göle ayrı bir güzellik kazandırır. Doğal bir set gölü olan Çamiçi Gölünde birçok küçük ada mevcuttur. Bu adaların bazılarında tarihsel yapı kalıntıları bulunmaktadır. Bu adalardan önemlileri Hayalet ada, İkiz ada ve Menet Adasıdır. Gölün kıyısı kesiminde ise, antik liman kentleri olan Herakleia ve Pyrrha'nın kalıntıları vardır. Çevresinde bazı manastır ve tarihi mağaralara rastlanır..

Çamiçi Gölü Önemi: yaşam ve tarihi kalıntılar ile sucul bitkiler bakımından oldukça zengin bir florası vardır. Bu gölde, sarıbalık, kızılkanat sazan, yayın ve kefal türü balıklar yaşamaktadır. Sığ bir yapısı olması ve zengin florası sebebiyle su kuşları yönünden önemli bir barınma ve beslenme alanı olan bu bölge uluslararası önemli kuş alanları listesine girmiştir Çamiçi Gölü, sayısı 300.000 in üzerinde olan kuş türüne ev sahipliği yapması, ayrıca türü tehlike arz eden, Deniz Kartalı ve Cüce Karabatak kuşunun üreme alanıdır. Batı menteşe dağları önemli bitki alanı (Öba) statüsü içerisinde yer alması nedeniyle Çamiçi Gölü ulusal park statüsüne girmiştir 1990 senesinde göl seviyesinin belirgin bir şekilde düşmesinin üzerine sivil toplum örgütlerinin baskısı ile 1994 yılında bu bölge tabiatı koruma alanı ilan edilmiştir. 1996 senesinde, devlet su işlerinin devreye girmesi ile su seviyesi eski seviyesine gelmiştir.

]]>
Suğla Gölü https://www.goller.gen.tr/sugla-golu.html Fri, 02 Nov 2018 11:00:08 +0000 Suğla Gölü, Konya ili Seydişehir ilçesi sınırlarında bulunan Suğla Gölü Konya halkının pek bilmediği ve  ziyaret edilmeyen göl, çoğunlukla çevre köylülerin sulama kaynağı olan küçük bir göldür. Meşhur
Suğla Gölü, Konya ili Seydişehir ilçesi sınırlarında bulunan Suğla Gölü Konya halkının pek bilmediği ve  ziyaret edilmeyen göl, çoğunlukla çevre köylülerin sulama kaynağı olan küçük bir göldür. Meşhur Tınaz tepe Mağaralarının bulunduğu yöre yani Seydişehir İlçesinin 18 Km Kuzeyinde bulunmaktadır. Suğla Gölü, Türkiye'nin Konya ilinin güneybatı kısmında yer alan göldür. Suğla tektonik bir göldür. Yağışların bol olduğu dönemlerde alanı iyice genişlemekte kurak dönemlerde ise göl iyice küçülerek neredeyse yok olmaktadır. Kurak olan dönemlerde alüvyonlu göl tabanı ortaya çıkarak, iyi bir tarım alanı oluşturmaktadır.

Suğla Gölü Özellikleri: Beyşehir Gölü'nden çıkan sular önceleri Suğla Gölü'ne dökülmekteydi. Beyşehir Gölü'nün çıkışına regülatör yapılarak sular kanalize edildi. Beyşehir Gölü'nden çıkan sular artık Suğla'ya uğramadan Çarşamba Suyu'na bağlandı. Suğla Gölü önemli bir kaynağında mahrum oldu ve sonucunda küçüldü. 16.000 hektarlık göl, 2.500 hektara kadar küçüldü. 1999 yılında gölün geri kazanılmasına devletçe karar verilerek rezervuar alanına çevirme kararı alınmıştır. 2003 yılında proje tamamlanmış, ancak 4.000 hektarlık alan göl haline gelebilmiştir. Küçülen gölün eski tabanı ise tarım arazisine çevrilmiştir. Ancak doğal dengesi bozulan Suğla Gölü yağışlı mevsimlerde taşarak, göl arazisinden  tarım arazisine çevrilen tarım alanlara zarar vermektedir.

Beyşehir Gölü ve Apa Baraj Gölünden su salınımına destek vermek ve Konya-Çumra projelerine su sağlamak için Devlet Su İşleri tarafından 2003 yılında Suğla barajına dönüştürülen gölün etrafına 67 kilometrelik yataktan, 8,5 m yüksekliğinde bir bend oluşturarak gölün suları tutulmuştur. Göl artık 40 kilometrekareden biraz büyük bir su deposuna dönüşmüştür. Suğla Gölü tarımsal projelere su sağlama maksadı dışında ticari manada balıkçılığın da yapılabildiği bir göl olmuştur. 

Suğla Gölü'nde ticari balıkçılar olsa da hala göl üzerinde suyun yüksek olduğu zamanlarda gezilmelidir. Suğla Gölü'nü gezmek için en uygun zaman mayıs, temmuz ayları arasıdır. Balık tutmayı sevenlerde tam tersi dönemlerde gelmelidir.

]]>